-2. CİLT- · 301 – KUŞLUK NAMAZI









1285 – Ebû Zer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu:
“Adem oğluna her doğan gün, vücudundaki her mafsal için bir sadaka
vermesi gerektir. Rast geldiğine selam vermesi sadakadır. İyilikle
emretmesi sadakadır. Kötülükten men etmesi sadakadır. Yollardan
başkasına zarar verecek şeyleri temizlemesi sadakadır. Ailesiyle cima
etmesi sadakadır. Kuşluk vakti kılınan iki rekat bunun hepsine bedeldir”
buyurdu.
Ebû Dâvud diyor ki: Ashab: “Ey Allah’ın Rasûlü bizden birimiz ailesiyle
şehvetini teskin ettiriyor. O da mı sadaka,” dediler. Peygamberimiz
sallallahu aleyhi vesellem: “Eğer helâlinden başkasıyla yatsa, bu günah
değil mi?” cevabını verdi. (Yani başkasıyla olan günah olduğu gibi,
helaliyle olan da sadakadır, demektir.)





1286 – Ebû’l-Esved ed-Düelî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Bir zamanlar biz Ebû Zer’in yanında bulunuyorduk. Ebû Zer, “Sizden
birinize her gün vücudunun her uzvu için sadaka vermesi lâzımdır. Her
kıldığı namaz sadaka, tuttuğu oruç sadaka, yaptığı hacc sadaka, okuduğu
tesbih sadaka, tekbir sadaka, elhamdülillah sadaka, Peygamberimiz şu salih
amellerden bazısını saydı da sonra: “Sizden birinize bunlar yerine iki rekat
kuşluk namazı kâfi gelir” buyurdu. [260]




1287 – Sehl bin Muaz bin Enes el-Cühenî’den, o da babasından rivâyet
ettiklerine göre şöyle demişlerdir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Kim sabah namazından sonra
namaz kıldığı yerde iki rekat kuşluk namazını kılana kadar oturur ve
hayırdan başka bir şey söylemezse, denizlerin köpüğünden çok hatası da
olsa affedilir” buyurdu.


1288 – Ebû Ümâme radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu:
“Aralarında lüzumsuz lakırdı olmadan bir namazın arkasından diğer bir
namaz kılmak, en yüce dereceye yazılmaya hak kazandırır.”
İZAH
Melekler onun sevabını İlliyyîne kadar yükseltirler. Yüce makamlara erer
demektir.



1289 – Nüaym bin Hemmar radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
“Cenabı Allah şöyle buyurur, “Ey âdem oğlu, Gündüzün evvelinde benim
için dört rekat namaz kılmaktan acze düşme ki, o günün sonunda ben sana
yardıma yetişip kâfî geleyim.” [261]






1290 – Ebû Tâlib’in kızı Ümmühânî radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine
göre:
Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem (Mekke’nin) fethi günü her iki
rekatta bir selam vererek kuşluk namazını sekiz rekat kıldı, Ahmed bin
Salih radıyallahu anh dedi ki:
– “Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem (Mekke’nin) fethi günü
kuşluk namazını kıldı diye aynen Ümmühanî’ninki gibi rivâyet etti. İbn-i
Serh diyor ki:
– Ümmühânî, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yanıma geldi diye
evvelki rivâyeti gibi aynı manada rivâyet etti, fakat kuşluk namazını
zikretmedi.” [262]




1291 – İbn-i Ebî Leylâ radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Ümmühânî’den başka hiçbir kimse Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in
kuşluk namazını kıldığını gördüğünü bize söylemedi. Ümmühânî ise şöyle
anlattı: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethi günü evime
geldi ve yıkandı (arkasından) sekiz rekat kuşluk namazı kıldı.
Peygamberimizin ondan sonra kuşluk namazı kıldığını başka kimse
görmedi.” [263]




1292 – Abdullah bin Şakîk radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Hz. Aişe radıyallahu anha’ya;
– Peygamber sallallahu aleyhi vesellem kuşluk namazı kılar mıydı? diye
sorduğum zaman. Hayır ancak yolculuk dönüşünde kılardı dedi.
– Bir rekatta iki sûreyi birden okur muydu? dedim. Aişe radıyallahu anha:
– Mufassal sûrelerden (ikisini bir arada bir rekatta okurdu) dedi. [264]
İZAH
Mufassal sûreler: Hucrat sûresinden, Kur’an’ın sonuna kadar olan sûrelere
denir.




1293 – Rasûlullah’ın zevcesi Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem katiyen kuşluk namazı kılmazdı,
fakat ben kuşluk namazı kılardım.
İZAH
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bazı amelleri yapmayı çok sevdiği
halde, ümmeti de aynı ameli yaparlar da ümmetine farz olur korkusu ile terk
ederdi. [265]




1294 – Simâk radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Câbir bin Semure radıyallahu anh’a Rasûlullah ile oturduğun var mıdır?
dedim. Semûre radıyallahu anh:
– “Evet pek çok oturdum, sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana
kadar namaz kıldığı yerde oturur, güneş doğunca kalkardı. [266]

