-2. CİLT- · 354 – MUAVVİZETEYN SÛRELERİ






1462 – Ukbe bin Âmir radıyallahu anh’dan rivâyet olunduğuna göre şöyle demiştir: – Seferde Rasûlullah’ın devesini ben yederdim. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bana: “Ey Ukbe, dikkat sana okunan hayırlı iki sûre öğreteyim” buyurdu. (Kul eûzü birabbilfelak, Kul eûzü birabbin nâs) sûrelerini öğretti. (Bu iki sûre kısa olduğu için) benim bunlarla pek fazla sevinmediğimi gördü. Sabah namazını kılmak için inince, cemaate namazı bu iki süre ile kıldırdı. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazdan ayrılınca bana iltifat buyurdu ve “Ey Ukbe (bu sûrelerdeki istiâzeyi) nasıl gördün” buyurdu. [374]





1463 – Ukbe bin Âmir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir zamanlar ben Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in maiyyetinde Cuhfe ile Ebvâ arasında yürüyordum. Bizi şiddetli bir rüzgâr ve zifiri karanlık bürüdü. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem (Kul eûzü Bi-rabbbil Felak) ve (Kul eûzü birabbinnâs) sûreleri ile (Allah’a) sığındı, bana da, “Ey Ukbe bu sûrelerle Allah’a sığın, hiçbir kimse, bunların misliyle Allah’a sığınmış değildir” buyurdu. (Sonra) Ben, Rasûlullah’ı, bize o iki süre ile namaz kıldırırken dinledim.
İZAH
Cuhfe: Şamlıların, mağriplilerin ve Mısırlıların mîkâtıdır. Cidde’ye çok yakındır, şimdi orada Rabig köyü var. Ebvâ: Mekke ve Medine arasında bir köydür. Peygamberimizin annesi Hz. Amine orada medfûndur. Bu sûrenin esrârını öğrenmek için Elmalılı merhûmun tefsirinin sekizinci cildinin sonuna bakınız.

