-3. CİLT- · 87 – MUHASSAB’DA KONAKLAMA



2008 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Medine’ye) çıkmasına kolaylık olsun için Muhassab’da (bir müddet) konakladı. Orada konaklamak sünnet değildir. Oraya inmek isteyen iner, inmek istemeyen inmez. [53]
İZAH
Tahsib: Mina’da Keda tarafına inerken söylenen yerde bir miktar durmaktır.




2009 – Ebû Râfi radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana oraya inmemi emretmedi. Fakat ben çadırı oraya kurmuştum onun için oraya indi. Müseddet diyor ki: Ebû Râfi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eşyasını korumakla görevli idi. Râvîlerden Osman, Ebtah’a (inmemi emretmemişti) sözünü ilave etti. [54]





2010 – Üsame bin Zeyd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Veda Haccında, “Ey Allah’ın Rasûlü yarın (Mekke’de) nereye ineceksin?” dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Amcam Ebû Tâlib’in oğlu) Akîl, bize ev mi bıraktı?” buyurdu. Sonra, “Biz Kureyş’in küfürde sebata yemin ettikleri beni Kinane’nin vadisine (Muhassab’a) ineceğiz,” buyurdu. Benî Kinane, o vadide Benî Haşim’den kimseye kız vermemek, kız almamak, onlarla alış veriş etmemek ve onları korumamak üzere Kureyş’e yeminli söz vermişlerdi. Zührî; “Hayf: Vadi demektir,” dedi. [55]



2011 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mina’dan harekete karar verdiği an, “Biz yarın ineceğiz,” buyurdu. Bu rivâyette ravi bir önceki hadisin benzerini zikretti fakat evvelini ve “Hayf vadidir,” cümlesini zikretmedi. [56]


2012 – Nâfî radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: İbn-i Ömer radıyallahu anh: “Bathada hafifce uyur, sonra Mekke’ye girerdi ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapardı,” derdi. [57]



2013 – Nafi, İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet ettiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı Batha’da kılmış. Sonra orada hafifce uyumuş, sonrada Mekke’ye girmiştir. İbn-i Ömer de böyle yapardı. [58]

