MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 55 – MÜLTEZEM






1898 – Abdurrahman bin Safvan radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Mekke’yi fethettiği vakit ben şöyle dedim: Elbette elbisemi giyinecek ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Kâbe’yi nasıl tavaf ettiğine bakacağım. Evim de yol üzerinde idi, hemen (giyindim) gittim gördüm ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı Kâbe kapısından Hatîm’e kadar Beyt’i istilâm ettiler. Böylece Kâbe’den çıktılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ortalarında olduğu halde hepsi de yanaklarını Kâbe’ye koymuşlardı.
İZAH
Mültezem: Kâbe kapısı ile Hacer-i Esved arasına denir. Kâbe kapısı ile Makam-ı İbrahim’e kadar olan yere veya Hacer-i Esved’in bulunduğu duvara denir. Buharî’nin Sahihi’nde zikrettiği de budur. İsrâ hadisini delil olarak gösteriyor. Hatîm: Kâbe’nin önünde yarım daire halindeki Hicr-i İsmail’i çeviren yere denir.





1899 – Amr bin Şuayb’dan, o da babasından rivâyet ettiğine göre: Abdullah (bin Amr bin Âs) ile berâber Kâbe’yi tavaf ettim. Kâbe’nin arka kısmına geldiğimiz vakit ben, Allah’a sığınmayacak mısın dedim. Abdullah: Cehennemden Allah’a sığınırız, dedi. Ve Hacer-i Esved’i istilâm edene kadar devam etti. Rükn-i Hacer’le Kâbe kapısı arasında durdu, göğsünü, yüzünü, kollarını ve ellerini şöylece tam açmış olarak (hepsini mültezeme) koydu. Ondan sonra ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i böyle yaparken gördüm, dedi. [623]




1900 – Abdullah bin Sâib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Sâib radıyallahu anh ömrünün son zamanlarında gözlerini kaybeden İbn-i Abbas’ı tavafta elinden tutarak kılavuzluk yapardı. Hacer-i Esved’i takip eden köşenin kapıyı takip eden üçüncü kısmına geldiği zaman orada durdururdu. İbn-i Abbas ona: yoksa sana Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in burada namaz kıldığı haberi mi verildi, derdi. Sâib de (evet) derdi. İbn-i Abbas da kalkar namaz kılardı. [624]

