-4. CİLT- · 33 – MÜSLÜMANLARIN HİMAYESİNDE YAŞAYAN AZINLIK TÜCCARLARIN VERGİSİ



3046 – Harb bin Ubeydullah’tan, annesinin babası olan dedesinden onun da
babası Ubeydullah’tan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Alış verişte öşür
(onda bir vergiler) ancak Yahudi ve Hıristiyanlaradır (alış verişte)
Müslümanlar üzerine öşür (onda bir vergi) yoktur.”
İZAH
Burada adı geçen öşür alış verişten alınan öşürdür. Bir (onda bir vergi)
Yahudi veya Hıristiyan İslam ülkesine gelir, orada alış veriş yaparsa, ondan
cizyeden başka bir de onda bir ticaretin öşürü alınır. Ticaret öşrü
Müslümanlara tatbik edilmez, ama mahsullerden zekat olarak alınan öşür
Müslümanlara ait mâlî bir ibadettir. İmam Şafiî’ye göre gayri Müslimlerin
öşür ödemeleri anlaşmaya bağlıdır. Onlarla anlaşma yapıldığı zaman öşür
şart koşulmuşsa öşür alınır, değilse alınmaz. İmam Azam’a göre
Müslümanlar gayri Müslim diyarında alış veriş yaptıklarında onlar
Müslümanlardan öşür alırlarsa, Müslümanlar da onlardan öşür alır, değilse
alınmaz. (Bezl-ül-Mechûd, c. 13, s. 294)


3047 – Harb bin Ubeydullah radıyallahu anh bir bir önceki hadisin manasını
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den rivâyet etmiştir. Ancak bu
rivâyetinde “Öşür” yerine “Haraç” demiştir.


3048 – Bekir bin Vâil kabilesinden bir adamın dayısından şöyle dediği
rivâyet edilmiştir:
Ben, “Ya Rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem, kavmimin mallarının
öşürünü alayım mı” dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “(Ticaret
mallarında) öşür ancak Yahudi ve nasârâ üzerinedir” buyurdu.





3049 – Harb bin Ubeydullah bin Umeyr es-Sakafî’nin Benî Tağlib’den bir
adam olan dedesinden rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldim. İslam’ı kabul ettim, bana
İslam’ı, kavmimden İslam’a girenlerden nasıl zekat alacağımı öğretti. Sonra
ona döndüm, Ya Rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem, bana öğrettiğin her
şeyi hıfz ettim, ancak zekatı (iyice) hıfzetmedim. Kavmimden öşür
toplayayım mı, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Hayır,
gerçekten (ticaret mallarından) öşür Hıristiyan ve Yahudiler üzerinedir”
buyurdu. [22]
İZAH
Müslümanlara öşür arazi mahsullerindendir. Çıkan mahsul beş vesaka
ulaşırsa ondan öşür alınır. İmam Azam’a göre az veya çok çıkan mahsulden
öşür alınır.











3050 – Irbaz bin Sâriye es-Sülemî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte Hayber’e vardık, yanında
ashabından maiyetinde bulunanlar vardı. Hayber’in sahibi, inatçı ve kurnaz
bir adamdı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e döndü ve, “Ya
Muhammed sizin için bizim eşekleri kesmeniz, meyvelerimizi yemeniz,
kadınlarımızı dövmeniz var mı (helal mı?) dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gazaplandı ve: “Ey Avf oğlu atına
bin” sonra (iman edenlere) “Haberiniz olsun; cennet mü’minden başkasına
helal olmaz, namaza toplanın” diye haykır! dedi ki: Ashab Namaza
toplandılar sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onlara namaz
kıldırdı. Sonra kalktı şöyle buyurdu; “Sizden biriniz koltuğunda dayandığı
yerden, Allah Kur’an’dakinden başka bir şey haram kılmadı mı?
zannediyor. Dikkat, Allah’a yemin olsun ki, ben de öğüt verdim ve
emrettim; bir çok şeylerden nehyettim. Onlar Kur’an (ayetleri) kadar, belki
daha da çoktur. Aziz ve Celil olan Allah sizlere, üzerlerinde olan vergiyi
ödedikleri takdirde ehl-i kitabın evlerine izinsiz girmenizi, kadınlarını vurup
dövmenizi, meyvelerini yemenizi helal kılmadı.”





3051 – Sakıf’den bir zattan, o da Cüheyne’den bir zattan rivâyet ettiğine
göre dedi ki:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Umulur ki siz bir
kavim ile savaşırsınız, onlara üstün gelirsiniz, nefisleri ve evlatlarının
yerine (cizye vermek sûreti ile) sizden mallarıyla korunurlar.” Saîd bin
Mansur hadisinde, “Sizinle bir anlaşma üzerine sulh yaparlar” dedi. Sonra
Saîd’le Müseddet ittifak ettiler. “Bu anlaşmanın miktarı üstünde onlardan
bir şey almayınız, gerçekten bu size yakışmaz” buyurdu.




3052 – Rasûlullah’ın sahabîlerinden bir cemaat akraba olan babalarından
Rasûlullah’ın şöyle buyurduğunu rivâyet ettiler: “Dikkatli olun! Kim
anlaşması bulunan (kavme) zulmeder veya anlaşmayı bozar veya onu
takatinin üstünde olan şeye mükellef tutar veya ondan gönül hoşluğu
olmadan bir şey alırsa ben kıyamet gününde onun (delilli) hasmıyım.”
(Meallimü’s-Sünen, c. 4)

