-2. CİLT- · 317 – NAMAZDA ORTA YOLU TUTMAK



1368 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“(Nafile) amellerden gücünüzün yeteceğini yüklenin, siz usanmadıkça
Allah (c.c) usanmaz. Şüphesiz amellerin Allah’a sevimlisi, az da olsa
devamlı olanıdır.” Nitekim Rasûlullah bir amel işlediğinde ona devam
ederdi. [309]





1369 – Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Osman bin Maz’ûn’a (gelmesi için)
haber gönderdi. Osman da Rasûlullah’a geldi. Rasûlullah ona:
– “Ey Osman sünnetimden yüz mü çevirdin?” dedi. Osman:
– “Yemin olsun böyle bir şey yok. Bilakis sünnetini talep ediyorum,” dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:
– “Ben (gece) hem uyurum, hem de namaz kılarım. (Bazı gün) oruç tutarım,
(bazı günleri de) tutmam. Kadınlarla da evlenirim.”
– “Ey Osman! Allah’tan kork! ehlinin, misafirinin, nefsinin senin üzerinde
(ayrı ayrı) hakları vardır. (Bazı günler) oruç tut (bazı günler) tutma,
(gecenin bir kısmında) uyu, (bir kısmında da) namaz kıl” buyurdu.
İZAH
Osman bin Maz’ûn çok dikkatli bir zât idi. Geceleri uyumayacağına,
gündüzleri hep oruçlu geçireceğine, aile zevki tatmayacağına, bütün
varlığını ahiretine sarf edeceğine, ahdetmişti. Bunu Fahr-i Kâinat Efendimiz
işitince, kendisini çağırdı ve böyle buyurdu.




1370 – Alkame radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Aişe radıyallahu anha’ya, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ibadeti
nasıldı, tahsisen ayırdığı günler var mıydı” diye sordu.
Aişe radıyallahu anha:
– “Hayır yoktu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bütün ameli devam
üzerine idi. Rasûlullah’ın tahammül ettiğine hanginiz tahammül edebilir”
buyurdu. [310]
İZAH
“Çok koşan çabuk yorulur. Erken kalkan yavaş yürüse de yol alır” derler.
İşte Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ibadetlerinde az da olsa devamlı,
sebatlı idi. Ümmetine numûne olduğu için beşerin muhtaç olduğu uyku,
yemek, evlenmek gibi insanlara mahsus ihtiyaçları kullanırdı. Hiçbir seneyi
baştan başa oruçlu geçirmemiştir. Eğer geçirseydi ümmeti de aynı şeyi
yapacak, tâbiî ki herkesin buna gücü yetmeyecekti. Bunun için bazı günleri
oruçlu geçirir, bazı günleri yer, hele pazartesi ve perşembeleri oruçlu
geçirirdi. Gecelerden de, dinimizde mübarek geceler müstesnâ, hiçbir
geceyi tamamen uykusuz geçirmezdi. Fakat tamamen ihmal edip
kalkmadığı bir gece de yoktu. Mutlaka gecenin bir kısmını ibadetle
geçirirdi.
Şu halde Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ibadetlerinde de orta yolu
tutmuştu. Rasûlullah’ın şu hali gösteriyor ki, bir gece hiç uyumayıp diğer
geceleri tamamen terk etmektense, geceler ve gündüzlerde, hem ibadet
etmeli, hem de bir kısmında Rasûlullah’ın yaptığı gibi yapmalıdır. Tâbiî ki
en iyi yol Rasûlullah’ın yolu, en faziletli ibadet de Rasûlullah’ın yaptığı
şekilde yapılandır.
[232] . Müslim, Kitâbu Salât, bâbu Fadlu’s-Suneni’r-Râtibe, n. 161; Tirmizî,
Kitâbu-s Salât bâbu fî-men sallâ isnetey aşrete rek’aten, n. 415; Neseî,
Kıyamü’l-Leyli bâbu sevâbı men Sallâ fil yevmi, n. 1795; İbn-i Mâce
[233] . Müslim, Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, bâbu vasfı salâti-n-Nebîyyi
sallallahu aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 439; Neseî, Kitâbu Kıyâmu’l-Leyli,
n. 1795
[234] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, babu Tetavvu, n. 72; Müslim, Kitâbu’s-Salât,
babu Fazlüs-süneni’r-Râtibe, n. 172; Neseî, Kitâbu’l-İmâme, babu’s-Salâtü
ba’de-z-Zuhru, n. 874
[235] . Buharî, Kitâbu’s-Salât; Neseî, Kitâbu’l-Kıyâmıl-Leyl, n. 1758
[236] . Buharî, Kitâbu Salât; Neseî, Kitâbu’s-Salât, babu-l-Fecri, n. 72
[237] . Buharî, Kitâbu Salât, babu, n. 72; Müslim, Kitâbu Salâtil müsâfirîn,
babu istihbabu rekâtil fecri, n. 159; Neseî, Kitâbu Salât, babu Tahfîfi
rek’atil fecri, n. 947
[238] . Müslim, Kitâbu Salâti’l-Müsâfirîn, babu tahfîfi rekati’l-fecri, n. 161;
Neseî, Kitâbu İftitah, babu fi rek’atil fecri, n. 946; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât
[239] . İbn-i Mâce, K. Salât, babu vakti Salâti’l-fecri, n. 669
[240] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 9242
[241] . Müslim, K. Salât, b. İstihbâbı rek’atil fecri, n. 161; Neseî, K. İftitah,
n. 945
[242] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 420
[243] . Buharî, Kitâbu’s-Salât Tetavvu, n. 70; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
Salâti’l-Leyl, n. 165; Tirmizî, E. Salât, Bâb vasfı’n-Nebîyyi sallallahu
aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 440
[244] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn babu Salâti’l-Leyli, n. 133
[245] . Müslim, K. Salât; Neseî, K. İmame, n. 869; İbn-i Mâce, K. Salât
[246] . Müslim, K. Salât; Neseî, K. Salât, n. 866; Tirmizî, E. Salât, b. İza
Ukimeti’s-Salât, n. 421; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, n. 1151
[247] . İbn-i Mâce, K. Salât, n. 1821; Tirmizî, E. Salât, b. Fî men, Tefûtuhur-
rek’aten, n. 422
[248] . Tirmizî, K. Salât, b. Rek’ateyni badez-Zuhri, n. 427; Neseî, K. Salât;
İbn-i Mâce, K. Salât
[249] . Tirmizî, İbn-i Mâce
[250] . Tirmizî, E. Salât, bab-ul-erbai kabl-el asri, n. 430
[251] . Buharî, K. Salât, babu izâ kelleme ve hüve yusallî, n. 87; Müslim, K.
Salât
[252] . Neseî, K. Mevâkît bab-ur-Ruhsati fi-s-Salâti ba’del-asri, n. 574;
Ahmed b. Hanbel, Müsned.
[253] . Buharî, K. Salât, Müslim, Tirmizî, Neseî, K. Salat, n. 563; İbn-i
Mâce, K. İkameti’s-Salât, b. Nehyi an Salât, n. 1250; Ahmed b. Hanbel,
Müsned, n. 110
[254] . Tirmizî, Kitâb-ud-Deavât babu intizâri-l-Ferâcî ve gayri zâlike, n.
3574; Müslim, K. Salât-il-Müsâfirîn babu İslâmi Amr b. Abese, n. 832; İbn-
i Mâce, n. 1364
[255] . İbn-i Mâce, K. Salât; Tirmizî, E. Salât babu Lâ salâte ba’de tulûi-l-
fecri illâ rek’ateyn, n. 419; Buharî, K. Tarihi-l-Kebir
[256] . Buhari, K. Salât babu mâ yusallî ba’de-l-asri, n. 153; Müslim, K.
Sâlati-l-Müsafirîn, b. Ma’rifeti’l-Rek’ateyn, n. 835; Neseî, K. Mevâkît,
Ba’del-Asrî, n. 576
[257] . Buharî, K. Salât, babu’s-Salâti kable’l-Mağribi, n. 74
[258] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu-l-rek’ati Kable Salâti’l-
Mağribi, n. 836
[259] . Buharî, K. Ezan babu beyne külli ezâneyni salâtin, n. 161; Müslim,
K. Salâti’l-Müsafirîn, n. 838; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b. Mâ câe fir-
rek’ateyni Kablel mağribi, n. 1162; Neseî, K. Ezân, 682; Tirmizî, E. Salât,
b. Mâcâe fi-s-Salâti kablel mağribi, n. 185
[260] . Müslim, K. Salati-l-Müsâfirîn, babu istihbabı Salâti-d-Duha, 717
[261] . Tirmizî, Kitabu-d-Duhâ min hadis-i Ebî Zerrin ve Ebi-d-Derdâ no:
475; Buharî, K. Salâti-l-Leyli ve-l-Meğâzi, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu
saâtid-duhâ, n. 474; Müslim, Hayz, babun tüsteru-l-Mutesilü bisevbin, n.
336; Neseî, K. Tahâret, babu Mâ câe fi salâti-t-duhâ, n. 226
[262] . İbn-i Mâce, K. İkâmeti-s’Salât babu Salâti-l’Leyli Ve-n-Nehâri
mesnâ, n. 1323
[263] . Buharî, K. Salâti-l’Leyli ve-l-Meğazî, n. 336; Müslim, K. Hayz, babu
tusteru’l-Mutesilâ, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu salati-d-duhâ, n. 474
[264] . Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn babu istihbabu salâti-d-duhâ, n. 717;
Tirmizî, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ; Neseî, K.
Salâti’l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ
[265] . Buharî, K. Salât, babu men lem yusalli-d-duhâ, n. 73; Müslim, K.
Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu sa’atü-d-duhâ, n. 718
[266] . Müslim; Neseî
[267] . Tirmizî, K. Cum’a babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 597; Neseî, K.
Salât, Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1322; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b.
Mâcâe fî salâti’l-Leyli, n. 1322
[268] . Neseî, k. Salât, babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri; İbn-i Mâce, K. Salât,
babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1325
[269] . İbn-i Mâce, K. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 1386
[270] . Tirmizî, E. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 481
[271] . İbn-i Mâce, Tirmizî
[272] . Buharî, K. Teheccüdi bil’Leyli, babu akdü’ş-Şeytan fi kafiyeti-r-
Re’si, n. 65; Müslim, K. Salâti’l-Müsafirîn, babu ma ruviye fî men nâme-l-
leyle ecmea hatta esbaha, n. 774; Neseî, K. Kiyami’l-Leyl, babu-l-Terğib fi
kıyâmi-l-leyli, n. 1608
[273] . Neseî, K. Kıyamil’Leyl, n. 1611; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât,
babu fî men eykaza ehlehu mine-l-leyli, n. 1336
[274] . Neseî, İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, babu fî men eykaza ehlehu
mine’l-leyli, n. 1335
[275] . Buharî, K. Salât; Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu emri men
nease, n. 786; Tirmizî, E. Salât; Neseî, K, Salât; İbn-i Mâce, İkâmeti’s-
Salât, babu Mâ câe fil-musallî, n. 1370
[276] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu men nease ev ista’ceme aleyhi’l-
Kur’an, n. 787; Tirmizî, E. Salât
[277] . Buharî, K. Salâti’l-Tatavvui babu mâ yekrahu mine’l-Teşdîdi, n. 67;
Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Emru men nease fî salatihim, n. 784;
Neseî
[278] . Müslim, K. Salât, n. 747; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, b. 408, n. 581;
Neseî, Ebvâbu’s-Salât, babu men nâme an hızbihi, n. 1343; İbn-i Mâce
[279] . Neseî, K. Kıyami’l-leyli, babu men kâne lehü salâtün bil’leyli, n.
1785
[280] . Buharî, K. Salât, babu-d-Duai ve-s-Salâti âhiri-l-leyli, n. 66; Müslim,
K. Salât, babu-d-Dua Ahiri-l-leyli, n. 758; Tirmizî, E. Salât, babu nüzüli-r-
Rabbi ilâ-s-Semâi-d-dünya, n. 446; İbn-i Mâce, K. Salât, babu eyyi saâti-l-
leyli efdalü, n. 1366
[281] . Buharî, K. Kıyamil-l-leyli, babu men nâme evveli-l-leyli, n. 63;
Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyli, n. 741; Neseî, K.
Kıyâmi-l-leyli, n. 1617
[282] . Buharî, K. Kıyâmi-l-leyli, men nâme ınde-s-Seheri, n. 73; Müslim,
K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu salâtü-l-leyli, n. 742
[283] . Müslim, K. Salât, babu fadli-s-Sücûd, n. 489; Neseî, K. İftitah, babu
fadli-s-Sücûd, n. 1139; Tirmizî, k. Deavât; İbn-i Mâce, K. Duâ
[284] . Müslim, K, Salâti-l-Müsâfirîn, babu-d-duâi fi salâti-l-leyli, n. 718
[285] . Müslim, K. Salât-ül-Müsâfirîn, babu-d-dua fi salât-il-leyl, n. 769
[286] . Neseî, Zikru-s-sadakati fi-s-Salâti ve-l-İmâni; Müslim, K. Salâti-l-
Müsâfirîn, babu efdali-s-Salâti, n. 756
[287] . Buharî, b. Vitr, c. 2, s. 12, n. 30; Müslim, K. Salât, babu salâti-l-leyli
n. 749; Neseî, K. Salât, babu salati-l-leyli rek’atân, n. 1320; İbn-i Mâce, K.
İkameti’s-Salâti, b. Mâcâe fi salâti-l-leyli, n. 1320
[288] . Ahmed bin Hanbel, Müsned, n, 2246
[289] . Tirmizî, E. Salât, babu Kırâati-l-Vitr, n. 447
[290] . Buharî, K. Salât, babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Müslim, K. Salât,
babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Neseî
[291] . Tirmizî, K. Fezâili’l-Kur’an, n. 2919; Neseî, K. Fezâili-l-Kur’an, n.
2919
[292] . Buharî, Kitâbu Salâti’l-leyl, n. 65; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu
Salâti’l-leyl, n, 738; Neseî, Kitâbu Salâti-l-leyl, n. 1697
[293] . Buharî, Kitâbu Kıyâmil-leyl, n. 644; Müslim, Kitâbu Salâti’l-
Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyl, n. 736; Tirmizî, Kitabu-s-Salât, babu vasfı
salâti-l-leyl, n. 440; İbn-i Mâce, Kitâbu-s-Salât, babu kem yusalli bi-l-leyli,
n. 1358
[294] . Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu;
Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce
[295] . Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu:
Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce
[296] . Buhâri, K. Salât; Müslim, k. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Salâti’l-leyl, n.
738; Tirmizî, k. Ebvâbu-s-Salât, b. Mâcâe, fi vitr, n. 459; Neseî; İbn-i Mâce
[297] . Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyl, n. 738; Neseî,
babu Salâti-l-Leyl
[298] . Buharî, el-Vitr babu Kuyâmi-l-leyli bi ramazâne, n. 66; Müslim, K.
Salâti-l-Müsâfirîn, n. 738; Tirmizî, E. Salât, b. Mâcâe fi vasfı salâti-
Nebîyyi, n. 439; Neseî, K. Kıyami-l-leyl
[299] . Müslim, K. Salât, babu câmi-i salâti-l-leyli, n. 746; Neseî, K.
Kıyâmi-l-leyl, n. 1652-1602
[300] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyli, n. 738
[301] . Neseî, K. Kıyâmi-l-Leyl, n. 1652
[302] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 3541; Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn,
babu-d-duai fi salâti-l-leyl, n. 763; Neseî; Buharî
[303] . Buharî, el-Vitr, n. 30; Neseî, K. Kıyâmi-l-leyl, n. 1621; Müslim, k.
Sâlatil-Müsâfirîn, b. Terğib fi kıyamı Ramazan, n. 762
[304] . Salâtül Müsâfirîn, b. Salâtü-l-leyli, n. 738; Müslim
[305] . Buharî, Salâti-l-Leyl, n. 69
[306] . Buharî, el-Vitr, n. 30; Müslim, K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-duai fi
salâti-l-leyl, n. 763; Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce
[307] . Neseî
[308] . Müslim K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-Duai fi salâti-l-leyl, n. 765;
Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce, K. Salât, babu kem yusalli bi-l-leyl. n. 1362
[309] . Buharî, Kıyami-l-leyl, n. 68; Müslim, K. Salât, babu fazileti-l-ameli-
d-dâim, n. 783; İbn-i Mâce, K. Zühd, b. Müdavemeti alel ameli, n. 4240
[310] . Buharî, Müslim, K. Salâtil Müsâfirîn b. fazileti ameli-d-daim, n. 783;
Tirmizî
[232]. Müslim, Kitâbu Salât, bâbu Fadlu’s-Suneni’r-Râtibe, n. 161; Tirmizî,
Kitâbu-s Salât bâbu fî-men sallâ isnetey aşrete rek’aten, n. 415; Neseî,
Kıyamü’l-Leyli bâbu sevâbı men Sallâ fil yevmi, n. 1795; İbn-i Mâce
[233]. Müslim, Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, bâbu vasfı salâti-n-Nebîyyi
sallallahu aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 439; Neseî, Kitâbu Kıyâmu’l-Leyli,
n. 1795
[234]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, babu Tetavvu, n. 72; Müslim, Kitâbu’s-Salât,
babu Fazlüs-süneni’r-Râtibe, n. 172; Neseî, Kitâbu’l-İmâme, babu’s-Salâtü
ba’de-z-Zuhru, n. 874
[235]. Buharî, Kitâbu’s-Salât; Neseî, Kitâbu’l-Kıyâmıl-Leyl, n. 1758
[236]. Buharî, Kitâbu Salât; Neseî, Kitâbu’s-Salât, babu-l-Fecri, n. 72
[237]. Buharî, Kitâbu Salât, babu, n. 72; Müslim, Kitâbu Salâtil müsâfirîn,
babu istihbabu rekâtil fecri, n. 159; Neseî, Kitâbu Salât, babu Tahfîfi
rek’atil fecri, n. 947
[238]. Müslim, Kitâbu Salâti’l-Müsâfirîn, babu tahfîfi rekati’l-fecri, n. 161;
Neseî, Kitâbu İftitah, babu fi rek’atil fecri, n. 946; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât
[239]. İbn-i Mâce, K. Salât, babu vakti Salâti’l-fecri, n. 669
[240]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 9242
[241]. Müslim, K. Salât, b. İstihbâbı rek’atil fecri, n. 161; Neseî, K. İftitah,
n. 945
[242]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 420
[243]. Buharî, Kitâbu’s-Salât Tetavvu, n. 70; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
Salâti’l-Leyl, n. 165; Tirmizî, E. Salât, Bâb vasfı’n-Nebîyyi sallallahu
aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 440
[244]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn babu Salâti’l-Leyli, n. 133
[245]. Müslim, K. Salât; Neseî, K. İmame, n. 869; İbn-i Mâce, K. Salât
[246]. Müslim, K. Salât; Neseî, K. Salât, n. 866; Tirmizî, E. Salât, b. İza
Ukimeti’s-Salât, n. 421; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, n. 1151
[247]. İbn-i Mâce, K. Salât, n. 1821; Tirmizî, E. Salât, b. Fî men, Tefûtuhur-
rek’aten, n. 422
[248]. Tirmizî, K. Salât, b. Rek’ateyni badez-Zuhri, n. 427; Neseî, K. Salât;
İbn-i Mâce, K. Salât
[249]. Tirmizî, İbn-i Mâce
[250]. Tirmizî, E. Salât, bab-ul-erbai kabl-el asri, n. 430
[251]. Buharî, K. Salât, babu izâ kelleme ve hüve yusallî, n. 87; Müslim, K.
Salât
[252]. Neseî, K. Mevâkît bab-ur-Ruhsati fi-s-Salâti ba’del-asri, n. 574;
Ahmed b. Hanbel, Müsned.
[253]. Buharî, K. Salât, Müslim, Tirmizî, Neseî, K. Salat, n. 563; İbn-i
Mâce, K. İkameti’s-Salât, b. Nehyi an Salât, n. 1250; Ahmed b. Hanbel,
Müsned, n. 110
[254]. Tirmizî, Kitâb-ud-Deavât babu intizâri-l-Ferâcî ve gayri zâlike, n.
3574; Müslim, K. Salât-il-Müsâfirîn babu İslâmi Amr b. Abese, n. 832; İbn-
i Mâce, n. 1364
[255]. İbn-i Mâce, K. Salât; Tirmizî, E. Salât babu Lâ salâte ba’de tulûi-l-
fecri illâ rek’ateyn, n. 419; Buharî, K. Tarihi-l-Kebir
[256]. Buhari, K. Salât babu mâ yusallî ba’de-l-asri, n. 153; Müslim, K.
Sâlati-l-Müsafirîn, b. Ma’rifeti’l-Rek’ateyn, n. 835; Neseî, K. Mevâkît,
Ba’del-Asrî, n. 576
[257]. Buharî, K. Salât, babu’s-Salâti kable’l-Mağribi, n. 74
[258]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu-l-rek’ati Kable Salâti’l-
Mağribi, n. 836
[259]. Buharî, K. Ezan babu beyne külli ezâneyni salâtin, n. 161; Müslim,
K. Salâti’l-Müsafirîn, n. 838; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b. Mâ câe fir-
rek’ateyni Kablel mağribi, n. 1162; Neseî, K. Ezân, 682; Tirmizî, E. Salât,
b. Mâcâe fi-s-Salâti kablel mağribi, n. 185
[260]. Müslim, K. Salati-l-Müsâfirîn, babu istihbabı Salâti-d-Duha, 717
[261]. Tirmizî, Kitabu-d-Duhâ min hadis-i Ebî Zerrin ve Ebi-d-Derdâ no:
475; Buharî, K. Salâti-l-Leyli ve-l-Meğâzi, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu
saâtid-duhâ, n. 474; Müslim, Hayz, babun tüsteru-l-Mutesilü bisevbin, n.
336; Neseî, K. Tahâret, babu Mâ câe fi salâti-t-duhâ, n. 226
[262]. İbn-i Mâce, K. İkâmeti-s’Salât babu Salâti-l’Leyli Ve-n-Nehâri
mesnâ, n. 1323
[263]. Buharî, K. Salâti-l’Leyli ve-l-Meğazî, n. 336; Müslim, K. Hayz, babu
tusteru’l-Mutesilâ, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu salati-d-duhâ, n. 474
[264]. Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn babu istihbabu salâti-d-duhâ, n. 717;
Tirmizî, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ; Neseî, K.
Salâti’l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ
[265]. Buharî, K. Salât, babu men lem yusalli-d-duhâ, n. 73; Müslim, K.
Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu sa’atü-d-duhâ, n. 718
[266]. Müslim; Neseî
[267]. Tirmizî, K. Cum’a babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 597; Neseî, K.
Salât, Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1322; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b.
Mâcâe fî salâti’l-Leyli, n. 1322
[268]. Neseî, k. Salât, babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri; İbn-i Mâce, K. Salât,
babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1325
[269]. İbn-i Mâce, K. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 1386
[270]. Tirmizî, E. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 481
[271]. İbn-i Mâce, Tirmizî
[272]. Buharî, K. Teheccüdi bil’Leyli, babu akdü’ş-Şeytan fi kafiyeti-r-
Re’si, n. 65; Müslim, K. Salâti’l-Müsafirîn, babu ma ruviye fî men nâme-l-
leyle ecmea hatta esbaha, n. 774; Neseî, K. Kiyami’l-Leyl, babu-l-Terğib fi
kıyâmi-l-leyli, n. 1608
[273]. Neseî, K. Kıyamil’Leyl, n. 1611; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât,
babu fî men eykaza ehlehu mine-l-leyli, n. 1336
[274]. Neseî, İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, babu fî men eykaza ehlehu
mine’l-leyli, n. 1335
[275]. Buharî, K. Salât; Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu emri men
nease, n. 786; Tirmizî, E. Salât; Neseî, K, Salât; İbn-i Mâce, İkâmeti’s-
Salât, babu Mâ câe fil-musallî, n. 1370
[276]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu men nease ev ista’ceme aleyhi’l-
Kur’an, n. 787; Tirmizî, E. Salât
[277]. Buharî, K. Salâti’l-Tatavvui babu mâ yekrahu mine’l-Teşdîdi, n. 67;
Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Emru men nease fî salatihim, n. 784;
Neseî
[278]. Müslim, K. Salât, n. 747; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, b. 408, n. 581;
Neseî, Ebvâbu’s-Salât, babu men nâme an hızbihi, n. 1343; İbn-i Mâce
[279]. Neseî, K. Kıyami’l-leyli, babu men kâne lehü salâtün bil’leyli, n.
1785
[280]. Buharî, K. Salât, babu-d-Duai ve-s-Salâti âhiri-l-leyli, n. 66; Müslim,
K. Salât, babu-d-Dua Ahiri-l-leyli, n. 758; Tirmizî, E. Salât, babu nüzüli-r-
Rabbi ilâ-s-Semâi-d-dünya, n. 446; İbn-i Mâce, K. Salât, babu eyyi saâti-l-
leyli efdalü, n. 1366
[281]. Buharî, K. Kıyamil-l-leyli, babu men nâme evveli-l-leyli, n. 63;
Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyli, n. 741; Neseî, K.
Kıyâmi-l-leyli, n. 1617
[282]. Buharî, K. Kıyâmi-l-leyli, men nâme ınde-s-Seheri, n. 73; Müslim,
K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu salâtü-l-leyli, n. 742
[283]. Müslim, K. Salât, babu fadli-s-Sücûd, n. 489; Neseî, K. İftitah, babu
fadli-s-Sücûd, n. 1139; Tirmizî, k. Deavât; İbn-i Mâce, K. Duâ
[284]. Müslim, K, Salâti-l-Müsâfirîn, babu-d-duâi fi salâti-l-leyli, n. 718
[285]. Müslim, K. Salât-ül-Müsâfirîn, babu-d-dua fi salât-il-leyl, n. 769
[286]. Neseî, Zikru-s-sadakati fi-s-Salâti ve-l-İmâni; Müslim, K. Salâti-l-
Müsâfirîn, babu efdali-s-Salâti, n. 756
[287]. Buharî, b. Vitr, c. 2, s. 12, n. 30; Müslim, K. Salât, babu salâti-l-leyli
n. 749; Neseî, K. Salât, babu salati-l-leyli rek’atân, n. 1320; İbn-i Mâce, K.
İkameti’s-Salâti, b. Mâcâe fi salâti-l-leyli, n. 1320
[288]. Ahmed bin Hanbel, Müsned, n, 2246
[289]. Tirmizî, E. Salât, babu Kırâati-l-Vitr, n. 447
[290]. Buharî, K. Salât, babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Müslim, K. Salât,
babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Neseî
[291]. Tirmizî, K. Fezâili’l-Kur’an, n. 2919; Neseî, K. Fezâili-l-Kur’an, n.
2919
[292]. Buharî, Kitâbu Salâti’l-leyl, n. 65; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu
Salâti’l-leyl, n, 738; Neseî, Kitâbu Salâti-l-leyl, n. 1697
[293]. Buharî, Kitâbu Kıyâmil-leyl, n. 644; Müslim, Kitâbu Salâti’l-
Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyl, n. 736; Tirmizî, Kitabu-s-Salât, babu vasfı
salâti-l-leyl, n. 440; İbn-i Mâce, Kitâbu-s-Salât, babu kem yusalli bi-l-leyli,
n. 1358
[294]. Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu;
Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce
[295]. Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu:
Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce
[296]. Buhâri, K. Salât; Müslim, k. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Salâti’l-leyl, n.
738; Tirmizî, k. Ebvâbu-s-Salât, b. Mâcâe, fi vitr, n. 459; Neseî; İbn-i Mâce
[297]. Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyl, n. 738; Neseî,
babu Salâti-l-Leyl
[298]. Buharî, el-Vitr babu Kuyâmi-l-leyli bi ramazâne, n. 66; Müslim, K.
Salâti-l-Müsâfirîn, n. 738; Tirmizî, E. Salât, b. Mâcâe fi vasfı salâti-
Nebîyyi, n. 439; Neseî, K. Kıyami-l-leyl
[299]. Müslim, K. Salât, babu câmi-i salâti-l-leyli, n. 746; Neseî, K.
Kıyâmi-l-leyl, n. 1652-1602
[300]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyli, n. 738
[301]. Neseî, K. Kıyâmi-l-Leyl, n. 1652
[302]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 3541; Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn,
babu-d-duai fi salâti-l-leyl, n. 763; Neseî; Buharî
[303]. Buharî, el-Vitr, n. 30; Neseî, K. Kıyâmi-l-leyl, n. 1621; Müslim, k.
Sâlatil-Müsâfirîn, b. Terğib fi kıyamı Ramazan, n. 762
[304]. Salâtül Müsâfirîn, b. Salâtü-l-leyli, n. 738; Müslim
[305]. Buharî, Salâti-l-Leyl, n. 69
[306]. Buharî, el-Vitr, n. 30; Müslim, K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-duai fi
salâti-l-leyl, n. 763; Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce
[307]. Neseî
[308]. Müslim K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-Duai fi salâti-l-leyl, n. 765;
Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce, K. Salât, babu kem yusalli bi-l-leyl. n. 1362
[309]. Buharî, Kıyami-l-leyl, n. 68; Müslim, K. Salât, babu fazileti-l-ameli-
d-dâim, n. 783; İbn-i Mâce, K. Zühd, b. Müdavemeti alel ameli, n. 4240
[310]. Buharî, Müslim, K. Salâtil Müsâfirîn b. fazileti ameli-d-daim, n. 783;
Tirmizî
“Kim bir günde nafile olarak on iki rekat namaz kılarsa, o namazlar sebebi
ile o kimseye (cennette) bir ev yapılır.” [232]
– “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem öğlenin farzından önce benim
evimde 4 rekat (sünnet) kılar. Sonra da çıkar cemaate (farzı) kıldırır, tekrar
evime döner iki rekat (sünnet) daha kılardı. Akşam namazını cemaate
kıldırır, evime gelir iki rekat da (sünnet) kılardı. Yatsı namazını cemaate
kıldırır, sonra evime gelir iki rekat (sünnet) daha kılardı. Geceleri vitir de
dahil olmak üzere dokuz rekat kılardı. Bazı geceleri uzun müddet ayakta,
bazı geceleri de oturarak namaz kılardı. Ayakta okuduğu zaman rükû ve
secdeye ayaktan varırdı oturarak okuduğu zaman rükû ve sücûdu da
oturarak yapardı. Şafak atınca da (evde) iki rekat (sünnet) kılar sonra
mescide çıkar, cemaate sabah namazını kıldırırdı. [233]
1252 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre;
Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem iki rekat öğleden önce, iki de
öğleden sonra, iki de akşamdan sonra evinde, iki rekat da yatsıdan sonra
kılardı. Cumadan sonra da evine dönene kadar bir şey kılmaz. Evinde iki
rekat kılardı. [234]
1253 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre: “Peygamberimiz
sallallahu aleyhi vesellem öğleden önceki dört rekat ile, sabah namazından
önceki iki rekatı hiç terk etmezdi.” [235]
“Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem sabah namazından önceki
sünnet kadar nafilelerden hiçbir şeye şiddetle devam etmezdi.” [236]
“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazından önceki iki rekat
sünneti çok hafif kılardı. Hatta ben acaba bu rekatlarda Fatiha okudu mu”
derdim. [237]
“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazının iki rekat
sünnetinde Kâfirun ve İhlas surelerini okudu.” [238]
– “Eğer ben bu günden daha fazla ortalığın ağarmasına kalsam, o iki rekatı
hem kılardım, hem de çok güzel bir şekilde ifâ ederdim” dedi. [239]
Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem: “Düşman süvarisi kovalasa bile
sabahın iki rekat sünnetini terk etmeyin” buyurmuştur. [240]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in sabah namazında en çok okuduğu
“Allah’a ve bize indirilene inandık” (Ali İmran 84) ayeti idi, bunu birinci
rekatta, “Allah’a inandık şahit ol biz Müslümanlarız” (Ali İmran 52)
(ayetini ikinci rekatta okurdu.) [241]
– “Hayır, inkar etmiyorum, fakat o çok cesur, biz ise çekingeniz.” dedi. İbn-
i Ömer’in bu sözü Ebû Hüreyre’ye yetişti de Ebû Hüreyre, “Ben işittiğimi
ezberimde tuttum, onlar unutmuş ise benim bunda ne günahım var.” dedi.
[242]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem seherde teheccüdü kıldığı vakit
bakardı. Eğer ben uyanmış olursam benimle konuşurdu. Eğer henüz
uyanmamışsam beni uyandırır iki rekat namaz kılar, sonra müezzin sabah
namazına çağırmaya gelene kadar sağ tarafı üzerine yatardı. Hafif iki rekat
(sünnet) kıldıktan sonra farzı kıldırmaya çıkardı. [243]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, sabahın iki rekat sünnetini kıldığı
vakit ben uyanmamış olursam o da yatardı. Eğer o vakit uyanmış olursam
benimle konuşurdu. [244]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazını kılarken bir erkek
geldi. İki rekat (kendi kendine) kıldı. Sonra Efendimizle namaza iştirak etti.
Peygamberimiz namazdan sonra, “Ey filan senin namazın hangisidir?”
Yalnız kendi, kıldığın mı, yoksa benimle kıldığın mı?” buyurdu. [245]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Farza kametlendikten sonra farzdan
başka namaz kılınmaz” buyurdu. [246]
– Ya Rasûlallah ben sabah namazından önceki iki rekat sünneti
kılamamıştım. Şimdi kılıyorum.” dedi. Peygamber Efendimiz de sükût etti.
[247]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Kim dört rekat öğlenin (farzından)
önce, dört rekat da sonra (sekiz rekat sünnete) devam ederse onun cesedi
ateşe haram kılınır” buyurdu. [248]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Arada selam vermeden öğleden önce kılınan dört rekat (sünnete) gök
kapıları açık bulundurulur.” [249]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “İkindi namazından önce dört rekat
(sünnet) kılan kimseye Allah merhamet etsin” buyurdu. [250]
“Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ikindiden sonra kılınan iki rekat
namazdan nehyettiğini işittim. Sonra da Rasûlullah sallallahu aleyhi
vesellem’in o iki rekat namazı bizzat kılmakta olduğunu gördüm. Fakat ben
gördüğümde evvela ikindi namazını kıldırdı, sonra benim yanıma geldi. O
anda benim yanımda da ensardan Benî Haram’a mensup kadınlar
bulunuyorlardı. O anda namaza durdu ve ben kızıma, “Git Peygamberin
yanında dur ve ona: Ya Rasûlallah! Ailen Ümmü Seleme kendisinin
ikindiden sonra namazdan men ettiğini işittim, şimdi ise kendisi kılıyor,”
dedi. “Ve eğer Peygamber sana işaret ederse geri çekil,” diye emrettim.
Kızım emrimi yerine getirdi. Peygamber Efendimiz kıza işaret etti o da geri
çekildi. Rasûlullah namazdan sonra, “Ey Ebû Ümeyye’nin kızı, bana
ikindiden sonra kıldığım şu iki rekat namazı sordun, Abdul Kays
oğullarından bir heyet İslâmiyeti kabul etmiş olarak bana geldi, öğleden
sonraki iki rekat sünneti kılmaktan beni alıkoydular. Bu kıldığım iki rekat
öğlenin son sünneti idi” buyurdu. [251]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ikindi namazından sonra namazdan
nehyetti. Güneş yüksekte olduğu vakit müstesnâ. [252]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Sabah namazından sonra güneş
doğana kadar, ikindi namazından sonra da güneş batana kadar (nafile)
namaz kılınmaz” buyurdu. [253]
“– Gecenin son anındaki daha makbuldür. O anda istediğini kıl. Çünkü o
andaki namazda melekler hem hazır bulunurlar, hem de yazarlar. Sabah
namazını kılana kadar böyledir. Sabah namazından sonra güneş doğup bir
veya iki mızrak boyu yükselene kadar nafile kılma, o anda güneş şeytanın
iki boynuzu arasından doğar (O anda şeytan güneşe tapanları tahrik eder).
Kafirler güneşe karşı ibadet ederler. Güneş yükseldikten sonra yine
dilediğin kadar nafile kıl. Kuşluk namazında da melekler hazır bulunur ve
yazarlar. Ok gölgesiyle aynı uzunluğa gelene kadar devam et, sonra bırak.
Çünkü cehennem o anda kaynar ve kapıları açılır (Yani güneş tam ortaya
dikilir, beyinler kaynamaya başlar). Güneş batıya kaydığında yine ne kadar
istersen kıl, ikindi namazını kılana kadar devam edebilirsin ve melekler
hazır bulunur. İkindiyi kıldıktan sonra güneş batana kadar nafile kılma.
Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasında batar. O anda kafirler güneşe
taparlar.” Çok uzun bir hadis rivâyet etti. Abbas bin Süleym şöyle diyor.
Ebû Selam, Ebû Ümâme’den naklen bana aynen böyle haber verdi. Ancak
rivâyette istemeyerek hata edersem ondan dolayı da Allah’a istiğfar ederim.
O’na tövbede bulunurum. [254]
– “Ey Yesâr! Bizler (senin gibi) şafaktan sonra nafile kılarken Rasûlullah
sallallahu aleyhi vesellem bizi gördü ve bize, “Sizden burada hazır olanlar,
bulunmayanlara tebliğ etsinler. Şafaktan sonra sabahın iki rekat sünnetinden
başka nafile kılmayın” buyurdu, dedi. [255]
“– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem üzerine, ikindiden sonra iki rekat
namaz kılmadığı hiçbir gün geçmemiştir.” dedi. [256]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Akşam namazından önce iki rekat
namaz kılın” buyurdu. Sonra Müslümanların bunu sünnet olarak almaları
endişesi ile, “Sizden dileyenler akşamdan önce iki rekat namaz kılsın”
buyurdu. [257]
– Evet bizi gördü (fakat) bize ne bunu kılacaksınız diye emretti, ne de
kılmayın diye nehyetti, dedi. [258]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdular: “Her iki
ezan arasında namaz vardır, arzu eden için iki ezan arasında namaz vardır”
buyurdu. [259]
Bir zamanlar biz Ebû Zer’in yanında bulunuyorduk. Ebû Zer, “Sizden
birinize her gün vücudunun her uzvu için sadaka vermesi lâzımdır. Her
kıldığı namaz sadaka, tuttuğu oruç sadaka, yaptığı hacc sadaka, okuduğu
tesbih sadaka, tekbir sadaka, elhamdülillah sadaka, Peygamberimiz şu salih
amellerden bazısını saydı da sonra: “Sizden birinize bunlar yerine iki rekat
kuşluk namazı kâfi gelir” buyurdu. [260]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
“Cenabı Allah şöyle buyurur, “Ey âdem oğlu, Gündüzün evvelinde benim
için dört rekat namaz kılmaktan acze düşme ki, o günün sonunda ben sana
yardıma yetişip kâfî geleyim.” [261]
– Ümmühânî, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yanıma geldi diye
evvelki rivâyeti gibi aynı manada rivâyet etti, fakat kuşluk namazını
zikretmedi.” [262]
Ümmühânî’den başka hiçbir kimse Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in
kuşluk namazını kıldığını gördüğünü bize söylemedi. Ümmühânî ise şöyle
anlattı: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethi günü evime
geldi ve yıkandı (arkasından) sekiz rekat kuşluk namazı kıldı.
Peygamberimizin ondan sonra kuşluk namazı kıldığını başka kimse
görmedi.” [263]
– Mufassal sûrelerden (ikisini bir arada bir rekatta okurdu) dedi. [264]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bazı amelleri yapmayı çok sevdiği
halde, ümmeti de aynı ameli yaparlar da ümmetine farz olur korkusu ile terk
ederdi. [265]
– “Evet pek çok oturdum, sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana
kadar namaz kıldığı yerde oturur, güneş doğunca kalkardı. [266]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Gece ve gündüz (nafile)
namazları ikişer rekattır” buyurdu. [267]
– “Dilersen ikişer, dilersen dörder rekat kılarsın.” dedi. [268]
“– Ey Abbas, Ey Ammî, sana vereyim mi? Sana istifade edeceğin bir şey
vereyim mi? Sana hediye vereyim mi? Sana bir iyilikte bulunayım mı? On
haslet var, on hasleti yaptığın takdirde Allah günahlarının evvelini, sonunu,
önce olanını, yeni olanlarını, bilerek ve unutularak yapılanlarını büyüklerini
de, küçüklerini de, gizlisini de, aşikârını da, af edecektir. On haslet 4 rekat
namaz kılarsın her rekatta fatiha ve sûre okursun birinci rekatta okunan
nihayet bulunca ayakta iken on beş defa sübhanallah, velhamdülillah,
velâilâhe illallah, vellahüekber dersin, sonra rükûa inersin. On defa da
rükûda okursun. Sonra da rükûdan başını kaldırır on defa da ayakta
okursun. Secdeye iner on defa da birinci secdede okursun. Secdeden başını
kaldırır, on defa da (iki secde arasında) oturduğun yerde okursun, tekrar
secde eder, on defa da ikinci secdede okursun, sonra başını kaldırır on defa
daha söylersin, işte her rekatta yetmiş beş tesbih olur. Her rekatta böylece
yaparsın (cem’an üç yüz tesbih eder) eğer bu namazı her gün kılmaya
gücün yeterse, her gün kıl, eğer her gün kılamazsan haftada bir defa, her
hafta kılamazsan her ayda bir defa kıl. Ayda kılamazsan hiç olmazsa senede
bir kere kıl, senede kılamazsan ömründe olsun bir defa kıl” buyurdu. [269]
– “Gece ve gündüzün bir kısmında kılarsın” buyurdu. [270]
Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Abdül Eşhed oğullarının
mescidine geldi ve akşam namazını orada kıldı. Eşhel oğulları akşamı
kıldıktan sonra sünnete durdular. Peygamberimiz (o halde) onları gördü ve,
“Bu sünnetler evde kılınmalıdır” buyurdu. [271]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Sizden biriniz uyuduğu vakit şeytan
tam ensesine üç düğüm atar ve her düğümün üzerine gece çok uzundur, yat
bakalım kelimesini yerleştirir. Uyuyan kalkar, Allah’ı anarsa düğümlerden
biri, abdest alırsa diğeri, namaz kılarsa üçüncü düğüm de çözülür. Sabaha
neşeli ve gönül hoşluğu ile çıkar. Eğer kalkmaz (zikir etmez abdest ve
namazda bulunmazsa) bedbin, üzüntülü ve tembel olarak sabahlar”
buyurdu. [272]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Gece
kalkıp namaz kılan ve ailesini de uyandıran, hanımı uyanmazsa yüzüne su
serperek uykusunu kaçıran erkeğe Allah merhamet etsin. Gece kalkıp
namaz kılan, kocasını da uyandıran uyanmazsa yüzüne su serpen
(efendisine namaz kıldıran) kadına da Allah rahmet etsin.” [273]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Bir kimse gece karısını
da kaldırarak (nafile) namaz kılarlar veya berâber iki rekat kılarlarsa karı da
koca da, Allah’ı çok zikreden erkeklerden ve kadınlardan olarak yazılırlar”
buyurdu. İbn-i Kesir hadisi Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e ref
etmedi. Ebû Hüreyre’yi de zikretmedi. Bunu Ebû Said’in sözünden saydı.
[274]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Sizden
birinize namazda uyuklamak gelirse uykusu gidene kadar yatsın, çünkü
sizden biriniz uyuklarken namaz kılarsa istiğfar edeyim derken kendine
sövebilir.” [275]
1311 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Sizden biriniz
gece kalkar (Kur’an okurken) Kur’an diline yabancı gelmeye başlar ve ne
dediğini bilemezse (uykusunu alana kadar) yatsın” buyurdu. [276]
Ziyad bin Eyyüb rivâyetinde Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Şu
nedir” buyurdu. Ashab, Zeyneb’indir, namaz kılar tembellik ve uyuşukluk
geldiği vakit bu ipe tutunur, dediler. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,
“Bu ipi çözün. Sizden biriniz (ibadete) neşesi bulunduğu müddet namaz
kılsın, tembellik, uyuşukluk ve uyuklama gelirse hemen otursun
(dinlensin)” buyurdu. [277]
Ömer bin Hattab’ın şöyle dediğini işittim. Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem: “Kim hizbini ve hiziblerden bir kısmını okumadan uyur da sabah
namazı ile öğle namazı arasında okursa geceden okumuş gibi olur”
buyurdu. [278]
1314 – Saîd bin Cübeyr’den, o da kendisinden râzı olduğu bir zattan ona
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in hanımı Aişe radıyallahu anha’dan
haber vermiş. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Herhangi bir kimsenin
gece kıldığı namaz bulunur da uyku galebe ederek uyuya kalırsa sanki
kalkmış, namazı kılmış gibi kendisine sevap yazılır. Uykusu da ona sadaka
olur” buyurdu. [279]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle demiştir: “Her gece, gecenin
son üçte biri kalınca Rabbimiz Tebareke ve Teâlâ Hazretleri dünya göğüne
iner ve “Bana kim duâ eder ki duasını kabul edeyim, kim istiyor ki vereyim,
kim bana istiğfar ederse onu mağfiret edeyim.” buyurur. [280]
Aişe radıyallahu anha’dan Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in nafile
namazından sordum. “Onu hangi saatte kılardı?” dedim. Aişe radıyallahu
anha, “Şiddetli sesi işitince kalkar ve namaz kılardı.” cevabını verdi. [281]
“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem benim yanımda kaldığında seher
vakti onu uyurken bulurdum.” dedi. [282]
Rabi’a bin Kâ’b el-Esleme’yi dinledim şöyle diyordu: Ben Rasûlullah
sallallahu aleyhi vesellem’le bir yerde geceledim: “Ben abdest suyunu ve
diğer ihtiyaçlarını getirirdim. Efendimiz bana, “Benden dilediğini iste.”
dedi. Ben de, “Cennette sana komşu olmak isterim.” dedim. Efendimiz
bana, “Bundan başka bir şey istesen.” dedi. Ben de, “Dileğim budur”
dedim. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem: “Öyle ise çok nafile
kılarak kendin için bana yardım et” buyurdu. [283]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz gece
kalktığında (önce) hafif (kısa) iki rekat namaz kılsın.” [284]
Evvelki hadisin manasında rivâyet etti ve ilk ikiden sonra dilediği kadar
uzatsın, cümlesini ziyâde etti. [285]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimize: “Amellerin efdali
hangisidir?” diye soruldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “(Namaz
kılarken) kıyamı uzun olandır” buyurdu. [286]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e bir zât gece namazlarını sordu.
Peygamber Efendimiz de, “Gece namazları ikişer rekat kılınır. Sizden
biriniz şafağın atmasından korkarsa bir rekat daha kılar, önceden kıldığı (iki
rekat) ile (bu tek rekatın toplamı) onun için vitir olur” buyurdu. [287]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in (namazda açık) okumasının
ölçüsü, kendisi evde iken diğer odadakilerin işiteceği kadar idi. [288]
Hasen bin Sabah rivâyetinde şu kısmı ziyâde etti: “Peygamberimiz
sallallahu aleyhi vesellem, “Ey Ebû Bekir, sen sesini biraz yükselt, Ömer’e
de sen de sesini biraz kıs” buyurdu. [289]
– Bu hadisi Harun el-Nahvi, Hammad bin Seleme’den rivâyet etti. Âl-i
İmran sûresinin ve (Ke-eyyin min nebiyyin katele maahu rıbbiyyune kesîr)
(146) âyetini bana hatırlattı.” dedi. [290]
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Kur’an’ı aşikâre okuyan
sadaka-i açıktan veren gibidir. Kur’an’ı gizli okuyansa sadaka-i gizleyen
gibidir” buyurdu. [291]
1334 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem
gece on rekat (nafile) kılar, bir rekat daha ilavesiyle vitri de îfâ eder (şafak
atınca) sabahın iki rekat sünnetini de kılardı. Bunların hepsi onüç rekat
tutardı.” [292]
1335 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem
gece onbir rekat namaz kılardı. Bunlardan bir rekatıyla vitri tamamlar ve bu
bir rekattan ayrılınca sağ tarafı üzerine yatardı. [293]
1336 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem
yatsı namazıyla şafağın atması arasında onbir rekat namaz kılar, her iki
rekatta selam verir, onbirinciyi tek olarak kılardı. Secdede sizden birinizin
elli ayet okuyacağı kadar başını kaldırmadan dururdu. Müezzin, sabah
namazının ilk ezanını bitirip, sükût ettiği vakit kalkar, kısaca iki rekat
namaz kılar, sonra müezzin kendisine gelene kadar sağ tarafı üzerine
yatardı. [294]
1337 – İbn-i Şihab ez-Zührî (bir önceki hadisin) manasını senediyle birlikte
rivâyet etmiştir. Bu hadisin metnini râvî Süleyman bin Dâvud şöyle nakletti:
Onbirinci rekatı tek olarak vitir yapardı. Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem başını kaldırmadan sizden biriniz elli ayet okuyacak kadar secdede
kalırdı. [295]
“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem gece on üç rekat namaz kılar, beş
rekatını vitir yapardı ve en son rekatta oturup da selam verinceye kadar bu
beş rekatın hiçbirinde oturmazdı. [296]
“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem gece on üç rekat (namaz) kılardı.
Sekiz rekatı kılınca (dokuzuncuyu) vitir yapar sonra kılardı. Müslim bin
İbrahim diyor ki: Vitirden sonra oturduğu yerden iki rekat kılardı. Sonra her
iki râvînin rivâyeti şu şekilde birleşti. Rükûa varmak murat edince, kalkar
rükû ederdi. Sabah ezanı ile ikamet arasında iki rekat (sünnet) kılardı.” [297]
– “Ey Allah’ın Rasûlü salatı vitri kılmadan önce uyuyor musun?” dedim.
Rasûlullah: “Ey Aişe, benim gözlerim uyur, kalbim uyumaz.” cevabını
verdi. [298]
Hişam dedi ki: Ben de ona: “Eğer senin Aişe radıyallahu anha ile
konuşmadığını bilseydim, sana haber vermezdim.” dedim. [299]
– “Ey anne! Rasûlullah o iki rekatı nasıl kılardı, deyip hadisin manasını
zikretti. [300]
– “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yatsı namazını cemaate kıldırır,
sonra döşeğine girer, uyurdu. Gece yarısı olunca, hâcete çıkar, suyunu alır,
abdest alır, sonra mescide girer, sekiz rekat namaz kılardı. Hayalime,
Rasûlullah’ın kıraat, rükû ve secdeleri birbirine denk yaptığı geliyor. Bir
rekat daha kılar, onunla da vitir yapmış olurdu. Sonra da oturduğu yerden
iki rekat daha kılar, sonra yanını yere koyardı. Çok kere Hz. Bilal gelir
namazın (farzını) hazır olduğunu ona ilâm ederdi. Sonra hafif gözlerini
yumardı. Bazen de Bilal kendisine namazı haber vermeden önce uyuklayıp
uyuklamadığında şüphe ederdim. Rasûlullah yaşlanıp şişmanlayana kadar
gece namazlarına böyle devam ederdi. (Hz. Aişe) Hz. Peygamber’in biraz
da şişmanlığından bahsetti. (Daha sonra Sâ’d bin Hişam) bir önceki hadisi
bütünüyle rivâyet etti. [301]
Rasûlullah’a müezzini gelir (haber verirdi). Rasûlullah da namaza çıkardı.
(Râvîlerden) İbn-i İsa rivâyetinde Rasûlullah vitri kılardı ve şafak atınca
ona Hz. Bilal gelir namazın (farzına) ilâmda bulunurdu da Rasûlullah
sabahın iki rekat sünnetini kıldıktan sonra camiye çıkardı. Râvîlerden
Osman bin Ebî Şeybe ile Muhammed bin İsa Rasûlullah’ın şunu
söylediğinde ittifak ettiler: “Ey Allah kalbimde nur, dilimde nur, kulağımda
nur, gözümde nur, arkamda nur, önümde nur, üstümde nur, altımda nur kıl!
Allah’ım benim nurumu büyüt,” buyururdu. [302]
Bir gece (Peygamberin ailesi) teyzem Haris’in kızı Meymûne’nin evinde
yatmıştım. Peygamber Efendimiz yatsının (farzını) kıldı. Arkasından dört
rekat daha kıldı, uyudu. Sonra kalktı namaza durdu. Ben de soluna durdum.
Beni arkasından döndürdü. Sağına durdurdu. Beş rekat kıldıktan sonra yine
uyudu, hatta soluğunun sesini bile işittim. Kalktı iki rekat daha kıldı, sonra
camiye gidip sabah namazını kıldırdı. [303]
Hz. Aişe, Urve’ye Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in sabahın sünneti
dahil gece on üç rekat namaz kıldığını haber verdi. [304]
Cafer bin Müsafir rivâyetinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ezanla
ikamet arasında oturarak iki rekat kıldı,” diyor. (câlisen/oturarak) kelimesini
ziyâde etti. [305]
– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem teyzem Meymûne’nin nöbetinde
iken bir gece yanında yattım. Rasûlullah gecenin üçte biri veya yarısı
geçinceye kadar uyudu ve uyandı. İçinde su bulunan bir kaba geldi. Abdest
aldı. Ben de onunla berâber abdest aldım. Rasûlullah namaza kalktı. Ben de
kalkıp sol tarafına durdum. Beni sağına durdurdu. Sonra elini başıma
koydu. Beni ikaz edercesine kulağıma dokunur (veya kulağımı çeker)
gibiydi. Hafif iki rekat namaz kıldı. Her rekatında Fatihayı okudu ve selam
verdi. Sonra vitirle berâber on bir rekat namaz kıldı ve yattı. (Sabah) Bilal
ona gelerek “Ey Allah’ın Rasûlü! Namaz vakti geldi,” diye seslendi.
Efendimiz de kalktı. (Sabahın) iki rekat (sünnetini) kıldıktan sonra cemaate
sabahın farzını klıdırdı. [306]
Bir gece teyzem Meymûne’nin evinde yattım. Gece Peygamber sallallahu
aleyhi vesellem kalktı, on üç rekat namaz kıldı. Bunlardan ikisi sabahın
sünneti idi. Her rekattaki kıyamının, “Müzzemmil sûresini” okuyacak kadar
olduğunu tahmin ettim. Râvîlerden Nuh bin Habib, “Bunlardan iki rekatı
sabahın sünnetiydi,” lafzını söylemedi. [307]
“Elbette bu gece Rasûlullah’ın namazını gözeteceğim,” dedim. Başımı
Rasûlullah’ın eşiğine veyahut çadırına koydum. Rasûlullah sallallahu aleyhi
vesellem uzatmadan iki rekat namaz kıldı. Sonra uzun uzun iki rekat kıldı.
Arkasından, kendisi bir öncekilere nispetle kısa, ikişer ikişer sekiz rekat
daha kıldı ve sonra vitri îfâ etti, bunların hepsi on üç rekat idi. [308]
“(Nafile) amellerden gücünüzün yeteceğini yüklenin, siz usanmadıkça
Allah (c.c) usanmaz. Şüphesiz amellerin Allah’a sevimlisi, az da olsa
devamlı olanıdır.” Nitekim Rasûlullah bir amel işlediğinde ona devam
ederdi. [309]
– “Hayır yoktu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bütün ameli devam
üzerine idi. Rasûlullah’ın tahammül ettiğine hanginiz tahammül edebilir”
buyurdu. [310]
RAMAZAN AYI İLE İLGİLİ KONULAR

