Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Namazda orta yolu tutmak

-2. CİLT- · 317 – NAMAZDA ORTA YOLU TUTMAK 1368 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “(Nafile) amellerden gücünüzün yeteceğini yüklenin, siz …

-2. CİLT- · 317 – NAMAZDA ORTA YOLU TUTMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1368 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber

sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“(Nafile) amellerden gücünüzün yeteceğini yüklenin, siz usanmadıkça

Allah (c.c) usanmaz. Şüphesiz amellerin Allah’a sevimlisi, az da olsa

devamlı olanıdır.” Nitekim Rasûlullah bir amel işlediğinde ona devam

ederdi. [309]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1369 – Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Osman bin Maz’ûn’a (gelmesi için)

haber gönderdi. Osman da Rasûlullah’a geldi. Rasûlullah ona:

– “Ey Osman sünnetimden yüz mü çevirdin?” dedi. Osman:

– “Yemin olsun böyle bir şey yok. Bilakis sünnetini talep ediyorum,” dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:

– “Ben (gece) hem uyurum, hem de namaz kılarım. (Bazı gün) oruç tutarım,

(bazı günleri de) tutmam. Kadınlarla da evlenirim.”

– “Ey Osman! Allah’tan kork! ehlinin, misafirinin, nefsinin senin üzerinde

(ayrı ayrı) hakları vardır. (Bazı günler) oruç tut (bazı günler) tutma,

(gecenin bir kısmında) uyu, (bir kısmında da) namaz kıl” buyurdu.

İZAH

Osman bin Maz’ûn çok dikkatli bir zât idi. Geceleri uyumayacağına,

gündüzleri hep oruçlu geçireceğine, aile zevki tatmayacağına, bütün

varlığını ahiretine sarf edeceğine, ahdetmişti. Bunu Fahr-i Kâinat Efendimiz

işitince, kendisini çağırdı ve böyle buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1370 – Alkame radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Aişe radıyallahu anha’ya, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ibadeti

nasıldı, tahsisen ayırdığı günler var mıydı” diye sordu.

Aişe radıyallahu anha:

– “Hayır yoktu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bütün ameli devam

üzerine idi. Rasûlullah’ın tahammül ettiğine hanginiz tahammül edebilir”

buyurdu. [310]

İZAH

“Çok koşan çabuk yorulur. Erken kalkan yavaş yürüse de yol alır” derler.

İşte Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ibadetlerinde az da olsa devamlı,

sebatlı idi. Ümmetine numûne olduğu için beşerin muhtaç olduğu uyku,

yemek, evlenmek gibi insanlara mahsus ihtiyaçları kullanırdı. Hiçbir seneyi

baştan başa oruçlu geçirmemiştir. Eğer geçirseydi ümmeti de aynı şeyi

yapacak, tâbiî ki herkesin buna gücü yetmeyecekti. Bunun için bazı günleri

oruçlu geçirir, bazı günleri yer, hele pazartesi ve perşembeleri oruçlu

geçirirdi. Gecelerden de, dinimizde mübarek geceler müstesnâ, hiçbir

geceyi tamamen uykusuz geçirmezdi. Fakat tamamen ihmal edip

kalkmadığı bir gece de yoktu. Mutlaka gecenin bir kısmını ibadetle

geçirirdi.

Şu halde Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ibadetlerinde de orta yolu

tutmuştu. Rasûlullah’ın şu hali gösteriyor ki, bir gece hiç uyumayıp diğer

geceleri tamamen terk etmektense, geceler ve gündüzlerde, hem ibadet

etmeli, hem de bir kısmında Rasûlullah’ın yaptığı gibi yapmalıdır. Tâbiî ki

en iyi yol Rasûlullah’ın yolu, en faziletli ibadet de Rasûlullah’ın yaptığı

şekilde yapılandır.

[232] . Müslim, Kitâbu Salât, bâbu Fadlu’s-Suneni’r-Râtibe, n. 161; Tirmizî,

Kitâbu-s Salât bâbu fî-men sallâ isnetey aşrete rek’aten, n. 415; Neseî,

Kıyamü’l-Leyli bâbu sevâbı men Sallâ fil yevmi, n. 1795; İbn-i Mâce

[233] . Müslim, Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, bâbu vasfı salâti-n-Nebîyyi

sallallahu aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 439; Neseî, Kitâbu Kıyâmu’l-Leyli,

n. 1795

[234] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, babu Tetavvu, n. 72; Müslim, Kitâbu’s-Salât,

babu Fazlüs-süneni’r-Râtibe, n. 172; Neseî, Kitâbu’l-İmâme, babu’s-Salâtü

ba’de-z-Zuhru, n. 874

[235] . Buharî, Kitâbu’s-Salât; Neseî, Kitâbu’l-Kıyâmıl-Leyl, n. 1758

[236] . Buharî, Kitâbu Salât; Neseî, Kitâbu’s-Salât, babu-l-Fecri, n. 72

[237] . Buharî, Kitâbu Salât, babu, n. 72; Müslim, Kitâbu Salâtil müsâfirîn,

babu istihbabu rekâtil fecri, n. 159; Neseî, Kitâbu Salât, babu Tahfîfi

rek’atil fecri, n. 947

[238] . Müslim, Kitâbu Salâti’l-Müsâfirîn, babu tahfîfi rekati’l-fecri, n. 161;

Neseî, Kitâbu İftitah, babu fi rek’atil fecri, n. 946; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât

[239] . İbn-i Mâce, K. Salât, babu vakti Salâti’l-fecri, n. 669

[240] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 9242

[241] . Müslim, K. Salât, b. İstihbâbı rek’atil fecri, n. 161; Neseî, K. İftitah,

n. 945

[242] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 420

[243] . Buharî, Kitâbu’s-Salât Tetavvu, n. 70; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

Salâti’l-Leyl, n. 165; Tirmizî, E. Salât, Bâb vasfı’n-Nebîyyi sallallahu

aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 440

[244] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn babu Salâti’l-Leyli, n. 133

[245] . Müslim, K. Salât; Neseî, K. İmame, n. 869; İbn-i Mâce, K. Salât

[246] . Müslim, K. Salât; Neseî, K. Salât, n. 866; Tirmizî, E. Salât, b. İza

Ukimeti’s-Salât, n. 421; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, n. 1151

[247] . İbn-i Mâce, K. Salât, n. 1821; Tirmizî, E. Salât, b. Fî men, Tefûtuhur-

rek’aten, n. 422

[248] . Tirmizî, K. Salât, b. Rek’ateyni badez-Zuhri, n. 427; Neseî, K. Salât;

İbn-i Mâce, K. Salât

[249] . Tirmizî, İbn-i Mâce

[250] . Tirmizî, E. Salât, bab-ul-erbai kabl-el asri, n. 430

[251] . Buharî, K. Salât, babu izâ kelleme ve hüve yusallî, n. 87; Müslim, K.

Salât

[252] . Neseî, K. Mevâkît bab-ur-Ruhsati fi-s-Salâti ba’del-asri, n. 574;

Ahmed b. Hanbel, Müsned.

[253] . Buharî, K. Salât, Müslim, Tirmizî, Neseî, K. Salat, n. 563; İbn-i

Mâce, K. İkameti’s-Salât, b. Nehyi an Salât, n. 1250; Ahmed b. Hanbel,

Müsned, n. 110

[254] . Tirmizî, Kitâb-ud-Deavât babu intizâri-l-Ferâcî ve gayri zâlike, n.

3574; Müslim, K. Salât-il-Müsâfirîn babu İslâmi Amr b. Abese, n. 832; İbn-

i Mâce, n. 1364

[255] . İbn-i Mâce, K. Salât; Tirmizî, E. Salât babu Lâ salâte ba’de tulûi-l-

fecri illâ rek’ateyn, n. 419; Buharî, K. Tarihi-l-Kebir

[256] . Buhari, K. Salât babu mâ yusallî ba’de-l-asri, n. 153; Müslim, K.

Sâlati-l-Müsafirîn, b. Ma’rifeti’l-Rek’ateyn, n. 835; Neseî, K. Mevâkît,

Ba’del-Asrî, n. 576

[257] . Buharî, K. Salât, babu’s-Salâti kable’l-Mağribi, n. 74

[258] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu-l-rek’ati Kable Salâti’l-

Mağribi, n. 836

[259] . Buharî, K. Ezan babu beyne külli ezâneyni salâtin, n. 161; Müslim,

K. Salâti’l-Müsafirîn, n. 838; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b. Mâ câe fir-

rek’ateyni Kablel mağribi, n. 1162; Neseî, K. Ezân, 682; Tirmizî, E. Salât,

b. Mâcâe fi-s-Salâti kablel mağribi, n. 185

[260] . Müslim, K. Salati-l-Müsâfirîn, babu istihbabı Salâti-d-Duha, 717

[261] . Tirmizî, Kitabu-d-Duhâ min hadis-i Ebî Zerrin ve Ebi-d-Derdâ no:

475; Buharî, K. Salâti-l-Leyli ve-l-Meğâzi, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu

saâtid-duhâ, n. 474; Müslim, Hayz, babun tüsteru-l-Mutesilü bisevbin, n.

336; Neseî, K. Tahâret, babu Mâ câe fi salâti-t-duhâ, n. 226

[262] . İbn-i Mâce, K. İkâmeti-s’Salât babu Salâti-l’Leyli Ve-n-Nehâri

mesnâ, n. 1323

[263] . Buharî, K. Salâti-l’Leyli ve-l-Meğazî, n. 336; Müslim, K. Hayz, babu

tusteru’l-Mutesilâ, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu salati-d-duhâ, n. 474

[264] . Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn babu istihbabu salâti-d-duhâ, n. 717;

Tirmizî, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ; Neseî, K.

Salâti’l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ

[265] . Buharî, K. Salât, babu men lem yusalli-d-duhâ, n. 73; Müslim, K.

Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu sa’atü-d-duhâ, n. 718

[266] . Müslim; Neseî

[267] . Tirmizî, K. Cum’a babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 597; Neseî, K.

Salât, Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1322; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b.

Mâcâe fî salâti’l-Leyli, n. 1322

[268] . Neseî, k. Salât, babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri; İbn-i Mâce, K. Salât,

babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1325

[269] . İbn-i Mâce, K. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 1386

[270] . Tirmizî, E. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 481

[271] . İbn-i Mâce, Tirmizî

[272] . Buharî, K. Teheccüdi bil’Leyli, babu akdü’ş-Şeytan fi kafiyeti-r-

Re’si, n. 65; Müslim, K. Salâti’l-Müsafirîn, babu ma ruviye fî men nâme-l-

leyle ecmea hatta esbaha, n. 774; Neseî, K. Kiyami’l-Leyl, babu-l-Terğib fi

kıyâmi-l-leyli, n. 1608

[273] . Neseî, K. Kıyamil’Leyl, n. 1611; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât,

babu fî men eykaza ehlehu mine-l-leyli, n. 1336

[274] . Neseî, İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, babu fî men eykaza ehlehu

mine’l-leyli, n. 1335

[275] . Buharî, K. Salât; Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu emri men

nease, n. 786; Tirmizî, E. Salât; Neseî, K, Salât; İbn-i Mâce, İkâmeti’s-

Salât, babu Mâ câe fil-musallî, n. 1370

[276] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu men nease ev ista’ceme aleyhi’l-

Kur’an, n. 787; Tirmizî, E. Salât

[277] . Buharî, K. Salâti’l-Tatavvui babu mâ yekrahu mine’l-Teşdîdi, n. 67;

Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Emru men nease fî salatihim, n. 784;

Neseî

[278] . Müslim, K. Salât, n. 747; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, b. 408, n. 581;

Neseî, Ebvâbu’s-Salât, babu men nâme an hızbihi, n. 1343; İbn-i Mâce

[279] . Neseî, K. Kıyami’l-leyli, babu men kâne lehü salâtün bil’leyli, n.

1785

[280] . Buharî, K. Salât, babu-d-Duai ve-s-Salâti âhiri-l-leyli, n. 66; Müslim,

K. Salât, babu-d-Dua Ahiri-l-leyli, n. 758; Tirmizî, E. Salât, babu nüzüli-r-

Rabbi ilâ-s-Semâi-d-dünya, n. 446; İbn-i Mâce, K. Salât, babu eyyi saâti-l-

leyli efdalü, n. 1366

[281] . Buharî, K. Kıyamil-l-leyli, babu men nâme evveli-l-leyli, n. 63;

Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyli, n. 741; Neseî, K.

Kıyâmi-l-leyli, n. 1617

[282] . Buharî, K. Kıyâmi-l-leyli, men nâme ınde-s-Seheri, n. 73; Müslim,

K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu salâtü-l-leyli, n. 742

[283] . Müslim, K. Salât, babu fadli-s-Sücûd, n. 489; Neseî, K. İftitah, babu

fadli-s-Sücûd, n. 1139; Tirmizî, k. Deavât; İbn-i Mâce, K. Duâ

[284] . Müslim, K, Salâti-l-Müsâfirîn, babu-d-duâi fi salâti-l-leyli, n. 718

[285] . Müslim, K. Salât-ül-Müsâfirîn, babu-d-dua fi salât-il-leyl, n. 769

[286] . Neseî, Zikru-s-sadakati fi-s-Salâti ve-l-İmâni; Müslim, K. Salâti-l-

Müsâfirîn, babu efdali-s-Salâti, n. 756

[287] . Buharî, b. Vitr, c. 2, s. 12, n. 30; Müslim, K. Salât, babu salâti-l-leyli

n. 749; Neseî, K. Salât, babu salati-l-leyli rek’atân, n. 1320; İbn-i Mâce, K.

İkameti’s-Salâti, b. Mâcâe fi salâti-l-leyli, n. 1320

[288] . Ahmed bin Hanbel, Müsned, n, 2246

[289] . Tirmizî, E. Salât, babu Kırâati-l-Vitr, n. 447

[290] . Buharî, K. Salât, babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Müslim, K. Salât,

babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Neseî

[291] . Tirmizî, K. Fezâili’l-Kur’an, n. 2919; Neseî, K. Fezâili-l-Kur’an, n.

2919

[292] . Buharî, Kitâbu Salâti’l-leyl, n. 65; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu

Salâti’l-leyl, n, 738; Neseî, Kitâbu Salâti-l-leyl, n. 1697

[293] . Buharî, Kitâbu Kıyâmil-leyl, n. 644; Müslim, Kitâbu Salâti’l-

Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyl, n. 736; Tirmizî, Kitabu-s-Salât, babu vasfı

salâti-l-leyl, n. 440; İbn-i Mâce, Kitâbu-s-Salât, babu kem yusalli bi-l-leyli,

n. 1358

[294] . Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu;

Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce

[295] . Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu:

Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce

[296] . Buhâri, K. Salât; Müslim, k. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Salâti’l-leyl, n.

738; Tirmizî, k. Ebvâbu-s-Salât, b. Mâcâe, fi vitr, n. 459; Neseî; İbn-i Mâce

[297] . Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyl, n. 738; Neseî,

babu Salâti-l-Leyl

[298] . Buharî, el-Vitr babu Kuyâmi-l-leyli bi ramazâne, n. 66; Müslim, K.

Salâti-l-Müsâfirîn, n. 738; Tirmizî, E. Salât, b. Mâcâe fi vasfı salâti-

Nebîyyi, n. 439; Neseî, K. Kıyami-l-leyl

[299] . Müslim, K. Salât, babu câmi-i salâti-l-leyli, n. 746; Neseî, K.

Kıyâmi-l-leyl, n. 1652-1602

[300] . Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyli, n. 738

[301] . Neseî, K. Kıyâmi-l-Leyl, n. 1652

[302] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 3541; Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn,

babu-d-duai fi salâti-l-leyl, n. 763; Neseî; Buharî

[303] . Buharî, el-Vitr, n. 30; Neseî, K. Kıyâmi-l-leyl, n. 1621; Müslim, k.

Sâlatil-Müsâfirîn, b. Terğib fi kıyamı Ramazan, n. 762

[304] . Salâtül Müsâfirîn, b. Salâtü-l-leyli, n. 738; Müslim

[305] . Buharî, Salâti-l-Leyl, n. 69

[306] . Buharî, el-Vitr, n. 30; Müslim, K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-duai fi

salâti-l-leyl, n. 763; Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce

[307] . Neseî

[308] . Müslim K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-Duai fi salâti-l-leyl, n. 765;

Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce, K. Salât, babu kem yusalli bi-l-leyl. n. 1362

[309] . Buharî, Kıyami-l-leyl, n. 68; Müslim, K. Salât, babu fazileti-l-ameli-

d-dâim, n. 783; İbn-i Mâce, K. Zühd, b. Müdavemeti alel ameli, n. 4240

[310] . Buharî, Müslim, K. Salâtil Müsâfirîn b. fazileti ameli-d-daim, n. 783;

Tirmizî

[232]. Müslim, Kitâbu Salât, bâbu Fadlu’s-Suneni’r-Râtibe, n. 161; Tirmizî,

Kitâbu-s Salât bâbu fî-men sallâ isnetey aşrete rek’aten, n. 415; Neseî,

Kıyamü’l-Leyli bâbu sevâbı men Sallâ fil yevmi, n. 1795; İbn-i Mâce

[233]. Müslim, Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, bâbu vasfı salâti-n-Nebîyyi

sallallahu aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 439; Neseî, Kitâbu Kıyâmu’l-Leyli,

n. 1795

[234]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, babu Tetavvu, n. 72; Müslim, Kitâbu’s-Salât,

babu Fazlüs-süneni’r-Râtibe, n. 172; Neseî, Kitâbu’l-İmâme, babu’s-Salâtü

ba’de-z-Zuhru, n. 874

[235]. Buharî, Kitâbu’s-Salât; Neseî, Kitâbu’l-Kıyâmıl-Leyl, n. 1758

[236]. Buharî, Kitâbu Salât; Neseî, Kitâbu’s-Salât, babu-l-Fecri, n. 72

[237]. Buharî, Kitâbu Salât, babu, n. 72; Müslim, Kitâbu Salâtil müsâfirîn,

babu istihbabu rekâtil fecri, n. 159; Neseî, Kitâbu Salât, babu Tahfîfi

rek’atil fecri, n. 947

[238]. Müslim, Kitâbu Salâti’l-Müsâfirîn, babu tahfîfi rekati’l-fecri, n. 161;

Neseî, Kitâbu İftitah, babu fi rek’atil fecri, n. 946; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât

[239]. İbn-i Mâce, K. Salât, babu vakti Salâti’l-fecri, n. 669

[240]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 9242

[241]. Müslim, K. Salât, b. İstihbâbı rek’atil fecri, n. 161; Neseî, K. İftitah,

n. 945

[242]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 420

[243]. Buharî, Kitâbu’s-Salât Tetavvu, n. 70; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

Salâti’l-Leyl, n. 165; Tirmizî, E. Salât, Bâb vasfı’n-Nebîyyi sallallahu

aleyhi vesellem bil-Leyli, n. 440

[244]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn babu Salâti’l-Leyli, n. 133

[245]. Müslim, K. Salât; Neseî, K. İmame, n. 869; İbn-i Mâce, K. Salât

[246]. Müslim, K. Salât; Neseî, K. Salât, n. 866; Tirmizî, E. Salât, b. İza

Ukimeti’s-Salât, n. 421; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, n. 1151

[247]. İbn-i Mâce, K. Salât, n. 1821; Tirmizî, E. Salât, b. Fî men, Tefûtuhur-

rek’aten, n. 422

[248]. Tirmizî, K. Salât, b. Rek’ateyni badez-Zuhri, n. 427; Neseî, K. Salât;

İbn-i Mâce, K. Salât

[249]. Tirmizî, İbn-i Mâce

[250]. Tirmizî, E. Salât, bab-ul-erbai kabl-el asri, n. 430

[251]. Buharî, K. Salât, babu izâ kelleme ve hüve yusallî, n. 87; Müslim, K.

Salât

[252]. Neseî, K. Mevâkît bab-ur-Ruhsati fi-s-Salâti ba’del-asri, n. 574;

Ahmed b. Hanbel, Müsned.

[253]. Buharî, K. Salât, Müslim, Tirmizî, Neseî, K. Salat, n. 563; İbn-i

Mâce, K. İkameti’s-Salât, b. Nehyi an Salât, n. 1250; Ahmed b. Hanbel,

Müsned, n. 110

[254]. Tirmizî, Kitâb-ud-Deavât babu intizâri-l-Ferâcî ve gayri zâlike, n.

3574; Müslim, K. Salât-il-Müsâfirîn babu İslâmi Amr b. Abese, n. 832; İbn-

i Mâce, n. 1364

[255]. İbn-i Mâce, K. Salât; Tirmizî, E. Salât babu Lâ salâte ba’de tulûi-l-

fecri illâ rek’ateyn, n. 419; Buharî, K. Tarihi-l-Kebir

[256]. Buhari, K. Salât babu mâ yusallî ba’de-l-asri, n. 153; Müslim, K.

Sâlati-l-Müsafirîn, b. Ma’rifeti’l-Rek’ateyn, n. 835; Neseî, K. Mevâkît,

Ba’del-Asrî, n. 576

[257]. Buharî, K. Salât, babu’s-Salâti kable’l-Mağribi, n. 74

[258]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu-l-rek’ati Kable Salâti’l-

Mağribi, n. 836

[259]. Buharî, K. Ezan babu beyne külli ezâneyni salâtin, n. 161; Müslim,

K. Salâti’l-Müsafirîn, n. 838; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b. Mâ câe fir-

rek’ateyni Kablel mağribi, n. 1162; Neseî, K. Ezân, 682; Tirmizî, E. Salât,

b. Mâcâe fi-s-Salâti kablel mağribi, n. 185

[260]. Müslim, K. Salati-l-Müsâfirîn, babu istihbabı Salâti-d-Duha, 717

[261]. Tirmizî, Kitabu-d-Duhâ min hadis-i Ebî Zerrin ve Ebi-d-Derdâ no:

475; Buharî, K. Salâti-l-Leyli ve-l-Meğâzi, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu

saâtid-duhâ, n. 474; Müslim, Hayz, babun tüsteru-l-Mutesilü bisevbin, n.

336; Neseî, K. Tahâret, babu Mâ câe fi salâti-t-duhâ, n. 226

[262]. İbn-i Mâce, K. İkâmeti-s’Salât babu Salâti-l’Leyli Ve-n-Nehâri

mesnâ, n. 1323

[263]. Buharî, K. Salâti-l’Leyli ve-l-Meğazî, n. 336; Müslim, K. Hayz, babu

tusteru’l-Mutesilâ, n. 336; Tirmizî, E. Salât, babu salati-d-duhâ, n. 474

[264]. Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn babu istihbabu salâti-d-duhâ, n. 717;

Tirmizî, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ; Neseî, K.

Salâti’l-Müsâfirîn, babu istihbabu salâti-d-duhâ

[265]. Buharî, K. Salât, babu men lem yusalli-d-duhâ, n. 73; Müslim, K.

Salâti’l-Müsâfirîn, b. İstihbabu sa’atü-d-duhâ, n. 718

[266]. Müslim; Neseî

[267]. Tirmizî, K. Cum’a babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 597; Neseî, K.

Salât, Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1322; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, b.

Mâcâe fî salâti’l-Leyli, n. 1322

[268]. Neseî, k. Salât, babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri; İbn-i Mâce, K. Salât,

babu Salâti’l-Leyli ve-n-Nehâri, n. 1325

[269]. İbn-i Mâce, K. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 1386

[270]. Tirmizî, E. Salât, babu Salâti’t-Tesbih, n. 481

[271]. İbn-i Mâce, Tirmizî

[272]. Buharî, K. Teheccüdi bil’Leyli, babu akdü’ş-Şeytan fi kafiyeti-r-

Re’si, n. 65; Müslim, K. Salâti’l-Müsafirîn, babu ma ruviye fî men nâme-l-

leyle ecmea hatta esbaha, n. 774; Neseî, K. Kiyami’l-Leyl, babu-l-Terğib fi

kıyâmi-l-leyli, n. 1608

[273]. Neseî, K. Kıyamil’Leyl, n. 1611; İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât,

babu fî men eykaza ehlehu mine-l-leyli, n. 1336

[274]. Neseî, İbn-i Mâce, K. İkâmeti’s-Salât, babu fî men eykaza ehlehu

mine’l-leyli, n. 1335

[275]. Buharî, K. Salât; Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu emri men

nease, n. 786; Tirmizî, E. Salât; Neseî, K, Salât; İbn-i Mâce, İkâmeti’s-

Salât, babu Mâ câe fil-musallî, n. 1370

[276]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu men nease ev ista’ceme aleyhi’l-

Kur’an, n. 787; Tirmizî, E. Salât

[277]. Buharî, K. Salâti’l-Tatavvui babu mâ yekrahu mine’l-Teşdîdi, n. 67;

Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Emru men nease fî salatihim, n. 784;

Neseî

[278]. Müslim, K. Salât, n. 747; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, b. 408, n. 581;

Neseî, Ebvâbu’s-Salât, babu men nâme an hızbihi, n. 1343; İbn-i Mâce

[279]. Neseî, K. Kıyami’l-leyli, babu men kâne lehü salâtün bil’leyli, n.

1785

[280]. Buharî, K. Salât, babu-d-Duai ve-s-Salâti âhiri-l-leyli, n. 66; Müslim,

K. Salât, babu-d-Dua Ahiri-l-leyli, n. 758; Tirmizî, E. Salât, babu nüzüli-r-

Rabbi ilâ-s-Semâi-d-dünya, n. 446; İbn-i Mâce, K. Salât, babu eyyi saâti-l-

leyli efdalü, n. 1366

[281]. Buharî, K. Kıyamil-l-leyli, babu men nâme evveli-l-leyli, n. 63;

Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyli, n. 741; Neseî, K.

Kıyâmi-l-leyli, n. 1617

[282]. Buharî, K. Kıyâmi-l-leyli, men nâme ınde-s-Seheri, n. 73; Müslim,

K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu salâtü-l-leyli, n. 742

[283]. Müslim, K. Salât, babu fadli-s-Sücûd, n. 489; Neseî, K. İftitah, babu

fadli-s-Sücûd, n. 1139; Tirmizî, k. Deavât; İbn-i Mâce, K. Duâ

[284]. Müslim, K, Salâti-l-Müsâfirîn, babu-d-duâi fi salâti-l-leyli, n. 718

[285]. Müslim, K. Salât-ül-Müsâfirîn, babu-d-dua fi salât-il-leyl, n. 769

[286]. Neseî, Zikru-s-sadakati fi-s-Salâti ve-l-İmâni; Müslim, K. Salâti-l-

Müsâfirîn, babu efdali-s-Salâti, n. 756

[287]. Buharî, b. Vitr, c. 2, s. 12, n. 30; Müslim, K. Salât, babu salâti-l-leyli

n. 749; Neseî, K. Salât, babu salati-l-leyli rek’atân, n. 1320; İbn-i Mâce, K.

İkameti’s-Salâti, b. Mâcâe fi salâti-l-leyli, n. 1320

[288]. Ahmed bin Hanbel, Müsned, n, 2246

[289]. Tirmizî, E. Salât, babu Kırâati-l-Vitr, n. 447

[290]. Buharî, K. Salât, babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Müslim, K. Salât,

babu fezâili-l-Kur’an, n. 788; Neseî

[291]. Tirmizî, K. Fezâili’l-Kur’an, n. 2919; Neseî, K. Fezâili-l-Kur’an, n.

2919

[292]. Buharî, Kitâbu Salâti’l-leyl, n. 65; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu

Salâti’l-leyl, n, 738; Neseî, Kitâbu Salâti-l-leyl, n. 1697

[293]. Buharî, Kitâbu Kıyâmil-leyl, n. 644; Müslim, Kitâbu Salâti’l-

Müsâfirîn, babu Salâti-l-leyl, n. 736; Tirmizî, Kitabu-s-Salât, babu vasfı

salâti-l-leyl, n. 440; İbn-i Mâce, Kitâbu-s-Salât, babu kem yusalli bi-l-leyli,

n. 1358

[294]. Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu;

Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce

[295]. Buharî, Kitâbu Kıyâmi-l-leyl, n. 736; Müslim, Kitâbu-s-Salât, babu:

Neseî, babu kem yusalli bi-l-leyl, n. 1358; İbn-i Mâce

[296]. Buhâri, K. Salât; Müslim, k. Salâti’l-Müsâfirîn, b. Salâti’l-leyl, n.

738; Tirmizî, k. Ebvâbu-s-Salât, b. Mâcâe, fi vitr, n. 459; Neseî; İbn-i Mâce

[297]. Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyl, n. 738; Neseî,

babu Salâti-l-Leyl

[298]. Buharî, el-Vitr babu Kuyâmi-l-leyli bi ramazâne, n. 66; Müslim, K.

Salâti-l-Müsâfirîn, n. 738; Tirmizî, E. Salât, b. Mâcâe fi vasfı salâti-

Nebîyyi, n. 439; Neseî, K. Kıyami-l-leyl

[299]. Müslim, K. Salât, babu câmi-i salâti-l-leyli, n. 746; Neseî, K.

Kıyâmi-l-leyl, n. 1652-1602

[300]. Müslim, K. Salâti’l-Müsâfirîn, babu Salâti-l-Leyli, n. 738

[301]. Neseî, K. Kıyâmi-l-Leyl, n. 1652

[302]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 3541; Müslim, K. Salâti-l-Müsâfirîn,

babu-d-duai fi salâti-l-leyl, n. 763; Neseî; Buharî

[303]. Buharî, el-Vitr, n. 30; Neseî, K. Kıyâmi-l-leyl, n. 1621; Müslim, k.

Sâlatil-Müsâfirîn, b. Terğib fi kıyamı Ramazan, n. 762

[304]. Salâtül Müsâfirîn, b. Salâtü-l-leyli, n. 738; Müslim

[305]. Buharî, Salâti-l-Leyl, n. 69

[306]. Buharî, el-Vitr, n. 30; Müslim, K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-duai fi

salâti-l-leyl, n. 763; Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce

[307]. Neseî

[308]. Müslim K. Salâtil-Müsâfirîn, babu-d-Duai fi salâti-l-leyl, n. 765;

Tirmizî; Neseî; İbn-i Mâce, K. Salât, babu kem yusalli bi-l-leyl. n. 1362

[309]. Buharî, Kıyami-l-leyl, n. 68; Müslim, K. Salât, babu fazileti-l-ameli-

d-dâim, n. 783; İbn-i Mâce, K. Zühd, b. Müdavemeti alel ameli, n. 4240

[310]. Buharî, Müslim, K. Salâtil Müsâfirîn b. fazileti ameli-d-daim, n. 783;

Tirmizî

“Kim bir günde nafile olarak on iki rekat namaz kılarsa, o namazlar sebebi

ile o kimseye (cennette) bir ev yapılır.” [232]

– “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem öğlenin farzından önce benim

evimde 4 rekat (sünnet) kılar. Sonra da çıkar cemaate (farzı) kıldırır, tekrar

evime döner iki rekat (sünnet) daha kılardı. Akşam namazını cemaate

kıldırır, evime gelir iki rekat da (sünnet) kılardı. Yatsı namazını cemaate

kıldırır, sonra evime gelir iki rekat (sünnet) daha kılardı. Geceleri vitir de

dahil olmak üzere dokuz rekat kılardı. Bazı geceleri uzun müddet ayakta,

bazı geceleri de oturarak namaz kılardı. Ayakta okuduğu zaman rükû ve

secdeye ayaktan varırdı oturarak okuduğu zaman rükû ve sücûdu da

oturarak yapardı. Şafak atınca da (evde) iki rekat (sünnet) kılar sonra

mescide çıkar, cemaate sabah namazını kıldırırdı. [233]

1252 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre;

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem iki rekat öğleden önce, iki de

öğleden sonra, iki de akşamdan sonra evinde, iki rekat da yatsıdan sonra

kılardı. Cumadan sonra da evine dönene kadar bir şey kılmaz. Evinde iki

rekat kılardı. [234]

1253 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre: “Peygamberimiz

sallallahu aleyhi vesellem öğleden önceki dört rekat ile, sabah namazından

önceki iki rekatı hiç terk etmezdi.” [235]

“Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem sabah namazından önceki

sünnet kadar nafilelerden hiçbir şeye şiddetle devam etmezdi.” [236]

“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazından önceki iki rekat

sünneti çok hafif kılardı. Hatta ben acaba bu rekatlarda Fatiha okudu mu”

derdim. [237]

“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazının iki rekat

sünnetinde Kâfirun ve İhlas surelerini okudu.” [238]

– “Eğer ben bu günden daha fazla ortalığın ağarmasına kalsam, o iki rekatı

hem kılardım, hem de çok güzel bir şekilde ifâ ederdim” dedi. [239]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem: “Düşman süvarisi kovalasa bile

sabahın iki rekat sünnetini terk etmeyin” buyurmuştur. [240]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in sabah namazında en çok okuduğu

“Allah’a ve bize indirilene inandık” (Ali İmran 84) ayeti idi, bunu birinci

rekatta, “Allah’a inandık şahit ol biz Müslümanlarız” (Ali İmran 52)

(ayetini ikinci rekatta okurdu.) [241]

– “Hayır, inkar etmiyorum, fakat o çok cesur, biz ise çekingeniz.” dedi. İbn-

i Ömer’in bu sözü Ebû Hüreyre’ye yetişti de Ebû Hüreyre, “Ben işittiğimi

ezberimde tuttum, onlar unutmuş ise benim bunda ne günahım var.” dedi.

[242]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem seherde teheccüdü kıldığı vakit

bakardı. Eğer ben uyanmış olursam benimle konuşurdu. Eğer henüz

uyanmamışsam beni uyandırır iki rekat namaz kılar, sonra müezzin sabah

namazına çağırmaya gelene kadar sağ tarafı üzerine yatardı. Hafif iki rekat

(sünnet) kıldıktan sonra farzı kıldırmaya çıkardı. [243]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, sabahın iki rekat sünnetini kıldığı

vakit ben uyanmamış olursam o da yatardı. Eğer o vakit uyanmış olursam

benimle konuşurdu. [244]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazını kılarken bir erkek

geldi. İki rekat (kendi kendine) kıldı. Sonra Efendimizle namaza iştirak etti.

Peygamberimiz namazdan sonra, “Ey filan senin namazın hangisidir?”

Yalnız kendi, kıldığın mı, yoksa benimle kıldığın mı?” buyurdu. [245]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Farza kametlendikten sonra farzdan

başka namaz kılınmaz” buyurdu. [246]

– Ya Rasûlallah ben sabah namazından önceki iki rekat sünneti

kılamamıştım. Şimdi kılıyorum.” dedi. Peygamber Efendimiz de sükût etti.

[247]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Kim dört rekat öğlenin (farzından)

önce, dört rekat da sonra (sekiz rekat sünnete) devam ederse onun cesedi

ateşe haram kılınır” buyurdu. [248]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Arada selam vermeden öğleden önce kılınan dört rekat (sünnete) gök

kapıları açık bulundurulur.” [249]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “İkindi namazından önce dört rekat

(sünnet) kılan kimseye Allah merhamet etsin” buyurdu. [250]

“Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ikindiden sonra kılınan iki rekat

namazdan nehyettiğini işittim. Sonra da Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’in o iki rekat namazı bizzat kılmakta olduğunu gördüm. Fakat ben

gördüğümde evvela ikindi namazını kıldırdı, sonra benim yanıma geldi. O

anda benim yanımda da ensardan Benî Haram’a mensup kadınlar

bulunuyorlardı. O anda namaza durdu ve ben kızıma, “Git Peygamberin

yanında dur ve ona: Ya Rasûlallah! Ailen Ümmü Seleme kendisinin

ikindiden sonra namazdan men ettiğini işittim, şimdi ise kendisi kılıyor,”

dedi. “Ve eğer Peygamber sana işaret ederse geri çekil,” diye emrettim.

Kızım emrimi yerine getirdi. Peygamber Efendimiz kıza işaret etti o da geri

çekildi. Rasûlullah namazdan sonra, “Ey Ebû Ümeyye’nin kızı, bana

ikindiden sonra kıldığım şu iki rekat namazı sordun, Abdul Kays

oğullarından bir heyet İslâmiyeti kabul etmiş olarak bana geldi, öğleden

sonraki iki rekat sünneti kılmaktan beni alıkoydular. Bu kıldığım iki rekat

öğlenin son sünneti idi” buyurdu. [251]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ikindi namazından sonra namazdan

nehyetti. Güneş yüksekte olduğu vakit müstesnâ. [252]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Sabah namazından sonra güneş

doğana kadar, ikindi namazından sonra da güneş batana kadar (nafile)

namaz kılınmaz” buyurdu. [253]

“– Gecenin son anındaki daha makbuldür. O anda istediğini kıl. Çünkü o

andaki namazda melekler hem hazır bulunurlar, hem de yazarlar. Sabah

namazını kılana kadar böyledir. Sabah namazından sonra güneş doğup bir

veya iki mızrak boyu yükselene kadar nafile kılma, o anda güneş şeytanın

iki boynuzu arasından doğar (O anda şeytan güneşe tapanları tahrik eder).

Kafirler güneşe karşı ibadet ederler. Güneş yükseldikten sonra yine

dilediğin kadar nafile kıl. Kuşluk namazında da melekler hazır bulunur ve

yazarlar. Ok gölgesiyle aynı uzunluğa gelene kadar devam et, sonra bırak.

Çünkü cehennem o anda kaynar ve kapıları açılır (Yani güneş tam ortaya

dikilir, beyinler kaynamaya başlar). Güneş batıya kaydığında yine ne kadar

istersen kıl, ikindi namazını kılana kadar devam edebilirsin ve melekler

hazır bulunur. İkindiyi kıldıktan sonra güneş batana kadar nafile kılma.

Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasında batar. O anda kafirler güneşe

taparlar.” Çok uzun bir hadis rivâyet etti. Abbas bin Süleym şöyle diyor.

Ebû Selam, Ebû Ümâme’den naklen bana aynen böyle haber verdi. Ancak

rivâyette istemeyerek hata edersem ondan dolayı da Allah’a istiğfar ederim.

O’na tövbede bulunurum. [254]

– “Ey Yesâr! Bizler (senin gibi) şafaktan sonra nafile kılarken Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem bizi gördü ve bize, “Sizden burada hazır olanlar,

bulunmayanlara tebliğ etsinler. Şafaktan sonra sabahın iki rekat sünnetinden

başka nafile kılmayın” buyurdu, dedi. [255]

“– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem üzerine, ikindiden sonra iki rekat

namaz kılmadığı hiçbir gün geçmemiştir.” dedi. [256]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Akşam namazından önce iki rekat

namaz kılın” buyurdu. Sonra Müslümanların bunu sünnet olarak almaları

endişesi ile, “Sizden dileyenler akşamdan önce iki rekat namaz kılsın”

buyurdu. [257]

– Evet bizi gördü (fakat) bize ne bunu kılacaksınız diye emretti, ne de

kılmayın diye nehyetti, dedi. [258]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdular: “Her iki

ezan arasında namaz vardır, arzu eden için iki ezan arasında namaz vardır”

buyurdu. [259]

Bir zamanlar biz Ebû Zer’in yanında bulunuyorduk. Ebû Zer, “Sizden

birinize her gün vücudunun her uzvu için sadaka vermesi lâzımdır. Her

kıldığı namaz sadaka, tuttuğu oruç sadaka, yaptığı hacc sadaka, okuduğu

tesbih sadaka, tekbir sadaka, elhamdülillah sadaka, Peygamberimiz şu salih

amellerden bazısını saydı da sonra: “Sizden birinize bunlar yerine iki rekat

kuşluk namazı kâfi gelir” buyurdu. [260]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:

“Cenabı Allah şöyle buyurur, “Ey âdem oğlu, Gündüzün evvelinde benim

için dört rekat namaz kılmaktan acze düşme ki, o günün sonunda ben sana

yardıma yetişip kâfî geleyim.” [261]

– Ümmühânî, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yanıma geldi diye

evvelki rivâyeti gibi aynı manada rivâyet etti, fakat kuşluk namazını

zikretmedi.” [262]

Ümmühânî’den başka hiçbir kimse Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in

kuşluk namazını kıldığını gördüğünü bize söylemedi. Ümmühânî ise şöyle

anlattı: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethi günü evime

geldi ve yıkandı (arkasından) sekiz rekat kuşluk namazı kıldı.

Peygamberimizin ondan sonra kuşluk namazı kıldığını başka kimse

görmedi.” [263]

– Mufassal sûrelerden (ikisini bir arada bir rekatta okurdu) dedi. [264]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bazı amelleri yapmayı çok sevdiği

halde, ümmeti de aynı ameli yaparlar da ümmetine farz olur korkusu ile terk

ederdi. [265]

– “Evet pek çok oturdum, sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana

kadar namaz kıldığı yerde oturur, güneş doğunca kalkardı. [266]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Gece ve gündüz (nafile)

namazları ikişer rekattır” buyurdu. [267]

– “Dilersen ikişer, dilersen dörder rekat kılarsın.” dedi. [268]

“– Ey Abbas, Ey Ammî, sana vereyim mi? Sana istifade edeceğin bir şey

vereyim mi? Sana hediye vereyim mi? Sana bir iyilikte bulunayım mı? On

haslet var, on hasleti yaptığın takdirde Allah günahlarının evvelini, sonunu,

önce olanını, yeni olanlarını, bilerek ve unutularak yapılanlarını büyüklerini

de, küçüklerini de, gizlisini de, aşikârını da, af edecektir. On haslet 4 rekat

namaz kılarsın her rekatta fatiha ve sûre okursun birinci rekatta okunan

nihayet bulunca ayakta iken on beş defa sübhanallah, velhamdülillah,

velâilâhe illallah, vellahüekber dersin, sonra rükûa inersin. On defa da

rükûda okursun. Sonra da rükûdan başını kaldırır on defa da ayakta

okursun. Secdeye iner on defa da birinci secdede okursun. Secdeden başını

kaldırır, on defa da (iki secde arasında) oturduğun yerde okursun, tekrar

secde eder, on defa da ikinci secdede okursun, sonra başını kaldırır on defa

daha söylersin, işte her rekatta yetmiş beş tesbih olur. Her rekatta böylece

yaparsın (cem’an üç yüz tesbih eder) eğer bu namazı her gün kılmaya

gücün yeterse, her gün kıl, eğer her gün kılamazsan haftada bir defa, her

hafta kılamazsan her ayda bir defa kıl. Ayda kılamazsan hiç olmazsa senede

bir kere kıl, senede kılamazsan ömründe olsun bir defa kıl” buyurdu. [269]

– “Gece ve gündüzün bir kısmında kılarsın” buyurdu. [270]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Abdül Eşhed oğullarının

mescidine geldi ve akşam namazını orada kıldı. Eşhel oğulları akşamı

kıldıktan sonra sünnete durdular. Peygamberimiz (o halde) onları gördü ve,

“Bu sünnetler evde kılınmalıdır” buyurdu. [271]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Sizden biriniz uyuduğu vakit şeytan

tam ensesine üç düğüm atar ve her düğümün üzerine gece çok uzundur, yat

bakalım kelimesini yerleştirir. Uyuyan kalkar, Allah’ı anarsa düğümlerden

biri, abdest alırsa diğeri, namaz kılarsa üçüncü düğüm de çözülür. Sabaha

neşeli ve gönül hoşluğu ile çıkar. Eğer kalkmaz (zikir etmez abdest ve

namazda bulunmazsa) bedbin, üzüntülü ve tembel olarak sabahlar”

buyurdu. [272]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Gece

kalkıp namaz kılan ve ailesini de uyandıran, hanımı uyanmazsa yüzüne su

serperek uykusunu kaçıran erkeğe Allah merhamet etsin. Gece kalkıp

namaz kılan, kocasını da uyandıran uyanmazsa yüzüne su serpen

(efendisine namaz kıldıran) kadına da Allah rahmet etsin.” [273]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Bir kimse gece karısını

da kaldırarak (nafile) namaz kılarlar veya berâber iki rekat kılarlarsa karı da

koca da, Allah’ı çok zikreden erkeklerden ve kadınlardan olarak yazılırlar”

buyurdu. İbn-i Kesir hadisi Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e ref

etmedi. Ebû Hüreyre’yi de zikretmedi. Bunu Ebû Said’in sözünden saydı.

[274]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Sizden

birinize namazda uyuklamak gelirse uykusu gidene kadar yatsın, çünkü

sizden biriniz uyuklarken namaz kılarsa istiğfar edeyim derken kendine

sövebilir.” [275]

1311 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Peygamber

sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Sizden biriniz

gece kalkar (Kur’an okurken) Kur’an diline yabancı gelmeye başlar ve ne

dediğini bilemezse (uykusunu alana kadar) yatsın” buyurdu. [276]

Ziyad bin Eyyüb rivâyetinde Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Şu

nedir” buyurdu. Ashab, Zeyneb’indir, namaz kılar tembellik ve uyuşukluk

geldiği vakit bu ipe tutunur, dediler. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,

“Bu ipi çözün. Sizden biriniz (ibadete) neşesi bulunduğu müddet namaz

kılsın, tembellik, uyuşukluk ve uyuklama gelirse hemen otursun

(dinlensin)” buyurdu. [277]

Ömer bin Hattab’ın şöyle dediğini işittim. Peygamber sallallahu aleyhi

vesellem: “Kim hizbini ve hiziblerden bir kısmını okumadan uyur da sabah

namazı ile öğle namazı arasında okursa geceden okumuş gibi olur”

buyurdu. [278]

1314 – Saîd bin Cübeyr’den, o da kendisinden râzı olduğu bir zattan ona

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in hanımı Aişe radıyallahu anha’dan

haber vermiş. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Herhangi bir kimsenin

gece kıldığı namaz bulunur da uyku galebe ederek uyuya kalırsa sanki

kalkmış, namazı kılmış gibi kendisine sevap yazılır. Uykusu da ona sadaka

olur” buyurdu. [279]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle demiştir: “Her gece, gecenin

son üçte biri kalınca Rabbimiz Tebareke ve Teâlâ Hazretleri dünya göğüne

iner ve “Bana kim duâ eder ki duasını kabul edeyim, kim istiyor ki vereyim,

kim bana istiğfar ederse onu mağfiret edeyim.” buyurur. [280]

Aişe radıyallahu anha’dan Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in nafile

namazından sordum. “Onu hangi saatte kılardı?” dedim. Aişe radıyallahu

anha, “Şiddetli sesi işitince kalkar ve namaz kılardı.” cevabını verdi. [281]

“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem benim yanımda kaldığında seher

vakti onu uyurken bulurdum.” dedi. [282]

Rabi’a bin Kâ’b el-Esleme’yi dinledim şöyle diyordu: Ben Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’le bir yerde geceledim: “Ben abdest suyunu ve

diğer ihtiyaçlarını getirirdim. Efendimiz bana, “Benden dilediğini iste.”

dedi. Ben de, “Cennette sana komşu olmak isterim.” dedim. Efendimiz

bana, “Bundan başka bir şey istesen.” dedi. Ben de, “Dileğim budur”

dedim. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem: “Öyle ise çok nafile

kılarak kendin için bana yardım et” buyurdu. [283]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz gece

kalktığında (önce) hafif (kısa) iki rekat namaz kılsın.” [284]

Evvelki hadisin manasında rivâyet etti ve ilk ikiden sonra dilediği kadar

uzatsın, cümlesini ziyâde etti. [285]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimize: “Amellerin efdali

hangisidir?” diye soruldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “(Namaz

kılarken) kıyamı uzun olandır” buyurdu. [286]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e bir zât gece namazlarını sordu.

Peygamber Efendimiz de, “Gece namazları ikişer rekat kılınır. Sizden

biriniz şafağın atmasından korkarsa bir rekat daha kılar, önceden kıldığı (iki

rekat) ile (bu tek rekatın toplamı) onun için vitir olur” buyurdu. [287]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in (namazda açık) okumasının

ölçüsü, kendisi evde iken diğer odadakilerin işiteceği kadar idi. [288]

Hasen bin Sabah rivâyetinde şu kısmı ziyâde etti: “Peygamberimiz

sallallahu aleyhi vesellem, “Ey Ebû Bekir, sen sesini biraz yükselt, Ömer’e

de sen de sesini biraz kıs” buyurdu. [289]

– Bu hadisi Harun el-Nahvi, Hammad bin Seleme’den rivâyet etti. Âl-i

İmran sûresinin ve (Ke-eyyin min nebiyyin katele maahu rıbbiyyune kesîr)

(146) âyetini bana hatırlattı.” dedi. [290]

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, “Kur’an’ı aşikâre okuyan

sadaka-i açıktan veren gibidir. Kur’an’ı gizli okuyansa sadaka-i gizleyen

gibidir” buyurdu. [291]

1334 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem

gece on rekat (nafile) kılar, bir rekat daha ilavesiyle vitri de îfâ eder (şafak

atınca) sabahın iki rekat sünnetini de kılardı. Bunların hepsi onüç rekat

tutardı.” [292]

1335 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem

gece onbir rekat namaz kılardı. Bunlardan bir rekatıyla vitri tamamlar ve bu

bir rekattan ayrılınca sağ tarafı üzerine yatardı. [293]

1336 – Aişe radıyallahu anha’dan: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem

yatsı namazıyla şafağın atması arasında onbir rekat namaz kılar, her iki

rekatta selam verir, onbirinciyi tek olarak kılardı. Secdede sizden birinizin

elli ayet okuyacağı kadar başını kaldırmadan dururdu. Müezzin, sabah

namazının ilk ezanını bitirip, sükût ettiği vakit kalkar, kısaca iki rekat

namaz kılar, sonra müezzin kendisine gelene kadar sağ tarafı üzerine

yatardı. [294]

1337 – İbn-i Şihab ez-Zührî (bir önceki hadisin) manasını senediyle birlikte

rivâyet etmiştir. Bu hadisin metnini râvî Süleyman bin Dâvud şöyle nakletti:

Onbirinci rekatı tek olarak vitir yapardı. Peygamber sallallahu aleyhi

vesellem başını kaldırmadan sizden biriniz elli ayet okuyacak kadar secdede

kalırdı. [295]

“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem gece on üç rekat namaz kılar, beş

rekatını vitir yapardı ve en son rekatta oturup da selam verinceye kadar bu

beş rekatın hiçbirinde oturmazdı. [296]

“Peygamber sallallahu aleyhi vesellem gece on üç rekat (namaz) kılardı.

Sekiz rekatı kılınca (dokuzuncuyu) vitir yapar sonra kılardı. Müslim bin

İbrahim diyor ki: Vitirden sonra oturduğu yerden iki rekat kılardı. Sonra her

iki râvînin rivâyeti şu şekilde birleşti. Rükûa varmak murat edince, kalkar

rükû ederdi. Sabah ezanı ile ikamet arasında iki rekat (sünnet) kılardı.” [297]

– “Ey Allah’ın Rasûlü salatı vitri kılmadan önce uyuyor musun?” dedim.

Rasûlullah: “Ey Aişe, benim gözlerim uyur, kalbim uyumaz.” cevabını

verdi. [298]

Hişam dedi ki: Ben de ona: “Eğer senin Aişe radıyallahu anha ile

konuşmadığını bilseydim, sana haber vermezdim.” dedim. [299]

– “Ey anne! Rasûlullah o iki rekatı nasıl kılardı, deyip hadisin manasını

zikretti. [300]

– “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yatsı namazını cemaate kıldırır,

sonra döşeğine girer, uyurdu. Gece yarısı olunca, hâcete çıkar, suyunu alır,

abdest alır, sonra mescide girer, sekiz rekat namaz kılardı. Hayalime,

Rasûlullah’ın kıraat, rükû ve secdeleri birbirine denk yaptığı geliyor. Bir

rekat daha kılar, onunla da vitir yapmış olurdu. Sonra da oturduğu yerden

iki rekat daha kılar, sonra yanını yere koyardı. Çok kere Hz. Bilal gelir

namazın (farzını) hazır olduğunu ona ilâm ederdi. Sonra hafif gözlerini

yumardı. Bazen de Bilal kendisine namazı haber vermeden önce uyuklayıp

uyuklamadığında şüphe ederdim. Rasûlullah yaşlanıp şişmanlayana kadar

gece namazlarına böyle devam ederdi. (Hz. Aişe) Hz. Peygamber’in biraz

da şişmanlığından bahsetti. (Daha sonra Sâ’d bin Hişam) bir önceki hadisi

bütünüyle rivâyet etti. [301]

Rasûlullah’a müezzini gelir (haber verirdi). Rasûlullah da namaza çıkardı.

(Râvîlerden) İbn-i İsa rivâyetinde Rasûlullah vitri kılardı ve şafak atınca

ona Hz. Bilal gelir namazın (farzına) ilâmda bulunurdu da Rasûlullah

sabahın iki rekat sünnetini kıldıktan sonra camiye çıkardı. Râvîlerden

Osman bin Ebî Şeybe ile Muhammed bin İsa Rasûlullah’ın şunu

söylediğinde ittifak ettiler: “Ey Allah kalbimde nur, dilimde nur, kulağımda

nur, gözümde nur, arkamda nur, önümde nur, üstümde nur, altımda nur kıl!

Allah’ım benim nurumu büyüt,” buyururdu. [302]

Bir gece (Peygamberin ailesi) teyzem Haris’in kızı Meymûne’nin evinde

yatmıştım. Peygamber Efendimiz yatsının (farzını) kıldı. Arkasından dört

rekat daha kıldı, uyudu. Sonra kalktı namaza durdu. Ben de soluna durdum.

Beni arkasından döndürdü. Sağına durdurdu. Beş rekat kıldıktan sonra yine

uyudu, hatta soluğunun sesini bile işittim. Kalktı iki rekat daha kıldı, sonra

camiye gidip sabah namazını kıldırdı. [303]

Hz. Aişe, Urve’ye Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in sabahın sünneti

dahil gece on üç rekat namaz kıldığını haber verdi. [304]

Cafer bin Müsafir rivâyetinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ezanla

ikamet arasında oturarak iki rekat kıldı,” diyor. (câlisen/oturarak) kelimesini

ziyâde etti. [305]

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem teyzem Meymûne’nin nöbetinde

iken bir gece yanında yattım. Rasûlullah gecenin üçte biri veya yarısı

geçinceye kadar uyudu ve uyandı. İçinde su bulunan bir kaba geldi. Abdest

aldı. Ben de onunla berâber abdest aldım. Rasûlullah namaza kalktı. Ben de

kalkıp sol tarafına durdum. Beni sağına durdurdu. Sonra elini başıma

koydu. Beni ikaz edercesine kulağıma dokunur (veya kulağımı çeker)

gibiydi. Hafif iki rekat namaz kıldı. Her rekatında Fatihayı okudu ve selam

verdi. Sonra vitirle berâber on bir rekat namaz kıldı ve yattı. (Sabah) Bilal

ona gelerek “Ey Allah’ın Rasûlü! Namaz vakti geldi,” diye seslendi.

Efendimiz de kalktı. (Sabahın) iki rekat (sünnetini) kıldıktan sonra cemaate

sabahın farzını klıdırdı. [306]

Bir gece teyzem Meymûne’nin evinde yattım. Gece Peygamber sallallahu

aleyhi vesellem kalktı, on üç rekat namaz kıldı. Bunlardan ikisi sabahın

sünneti idi. Her rekattaki kıyamının, “Müzzemmil sûresini” okuyacak kadar

olduğunu tahmin ettim. Râvîlerden Nuh bin Habib, “Bunlardan iki rekatı

sabahın sünnetiydi,” lafzını söylemedi. [307]

“Elbette bu gece Rasûlullah’ın namazını gözeteceğim,” dedim. Başımı

Rasûlullah’ın eşiğine veyahut çadırına koydum. Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem uzatmadan iki rekat namaz kıldı. Sonra uzun uzun iki rekat kıldı.

Arkasından, kendisi bir öncekilere nispetle kısa, ikişer ikişer sekiz rekat

daha kıldı ve sonra vitri îfâ etti, bunların hepsi on üç rekat idi. [308]

“(Nafile) amellerden gücünüzün yeteceğini yüklenin, siz usanmadıkça

Allah (c.c) usanmaz. Şüphesiz amellerin Allah’a sevimlisi, az da olsa

devamlı olanıdır.” Nitekim Rasûlullah bir amel işlediğinde ona devam

ederdi. [309]

– “Hayır yoktu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bütün ameli devam

üzerine idi. Rasûlullah’ın tahammül ettiğine hanginiz tahammül edebilir”

buyurdu. [310]

RAMAZAN AYI İLE İLGİLİ KONULAR