Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Ölü nasıl yıkanır?

CENÂZELER BÖLÜMÜ · 33 – ÖLÜ NASIL YIKANIR? 3142 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı (Zeynep) vefat ettiği zaman yanımıza …

CENÂZELER BÖLÜMÜ · 33 – ÖLÜ NASIL YIKANIR?

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3142 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı (Zeynep) vefat ettiği zaman

yanımıza girdi ve: “Zeynep’i üç kere veya beş kere eğer lüzum görürseniz

bundan daha çok yıkayın, yıkarken su ve sidir kullanın. En sonunda kâfur

koyun veya kâfurdan bir şeyi koyun. Yıkamayı bitirdiğinizde beni

sesleyiniz” buyurdu. Biz Zeynep’i yıkamayı bitirdiğimizde Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’i çağırdık bize peştamalını verdi. “Zeynep’in

bedenine bunu sarın” buyurdu. [67]

İZAH

Burada zikri geçen Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in en Büyûk kızı

Zeynep’tir. Ebûl-Âs’ın karısı idi. İleride gelecek, 3157 nolu hadiste Ümmü

Gülsüm olduğu zikredilmişse de Ümmü Gülsüm Peygamberimiz sallallahu

aleyhi ve sellem Bedir harbinde bulunduğu sırada vefat ettiğinden,

Müslim’in rivâyetinde açıklandığı üzere Hz. Zeynep olması esastır.

Tercümede biz de ona göre Zeynep’i kaydettik.

Malik’ten yapılan rivâyette Hakuv kelimesi ile izârı kastettiği açıklanmışsa

da râvi Müseddet rivâyetinde (yanımıza girdi) cümlesini söylememiştir.

Ölüyü sidirle yıkayıp sonunda kâfur kullanmak sünnettir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3143 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan:

(Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı vefat ettiği vakit) saçını

taradık ve üç örgü yaptık. [68]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3144 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızının saçlarını üç örgü yaptık.

Bir bölüğünü arkasına iki bölüğünü de başının yanlarına attık. [69]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3145 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kızının cenâzesinin yıkanmasında

onlara, “Siz kızımı yıkamaya sağından ve abdest uzuvlarından başlayın”

buyurdu. [70]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3146 – Ümmü Atiyye’den bir önce geçen şu hadisin benzeri rivâyet olundu.

Bu rivâyette “Eğer lüzum görürseniz, yedi veya daha çok yıkayınız”

cümlesini ziyade etti. [71]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3147 – Muhammed ibn-i Sirin radıyallahu anh’dan rivâyete göre, o cenâzeyi

yıkamayı Ümmü Atiyye’den öğrenmiştir. Kendisi cenâzeyi iki defa sidirle

karıştırılmış suyla üçüncüsünde de su ve kâfurla yıkardı.

İZAH

Sidir vücudu liflediği, kiri akıttığı için kese yerine geçer. Kâfur ise vücudu

sertleştirir. Bedene güzel koku saçar. Kabirde haşaratın yemesini önler.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3148 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hutbe okudu, ashabından

vefat edip, yetersiz bir kefene sarılarak (üzerine namaz da kılınmadan) gece

defnedilen bir zatı zikretti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insan

buna mecbur kalmadıkça ölü üzerine namaz kılmadan gece defnetmekten

azarlayıp ve men etti. “Sizden biriniz mü’min kardeşini kefenlediğinde

kefenini güzel yapsın” buyurdu. [72]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3149 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (vefat edince) alacalı hıbra kumaşına

sarıldı, sonra ondan çıkarıldı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3150 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: “Sizden

biriniz vefat eder, (ailesi) kefen için maddî imkan bulursa onu hıbra kumaşı

ile kefenlesin.”

İZAH

Bu iki hadiste geçen hıbra kumaşı, Yemen’de dokunan çizgili bir kumaştır.

O gün için en kıymetli dokunan o idi. İmkan bulanların kefen olarak onu

kullanmaları tavsiye edildi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3151 – Aişe radıyallahu anha’nın bildirdiğine göre: Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem üç parça beyaz yemen dokuması kumaşla kefenlendi. Bu

üç parça içerisinde kamis ve sarık yoktu.

İZAH

Erkekler için kefende sünnet olan üç parça olmasıdır. Bunlar; kamis, izar ve

bağıdır. (Lifafe) Kadınlarda bunlarla beraber başörtüsü ve göğüs bağıdır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kefeni üç parça idi. Fakat üçüncü

parça kamis değildi. İmam Şafiî, Hz. Aişe’nin Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem’in kefeni içerisinde kamis ve sarığı yoktu sözünü, kefende, kamis

ve sarık şart değildir. Kefenin üç parça olması esastır, diye anlamıştır. İmam

Malik hazretleri kâmisle sarık kefenden sayılmamaktadır. Bu üç parça

kamis ve sarıktan fazla idi diye anlamıştır. Ona göre kamis ve sarık

müstehaptır. [73]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3152 – Aişe radıyallahu anha’dan:

Bir önce geçen hadisin benzeri rivâyet olundu. Şu farkla ki, Hafs’ın

rivâyetinde “ketenden” iki beze sarıldı, sözü hatırlatıldı.

Aişe radıyallahu anha, evet hıbra kumaşı getirildi fakat ashap onu

reddettiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i onunla kefenlemediler

dedi. [74]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3153 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “(Birisi) iki kumaştan ibaret olan bir

elbise ve (diğeri de) içerisinde vefat ettiği gömleği (olmak üzere) üç Necran

kumaşıyla kefenledi.”

Ebû Dâvud dedi: Osman, rivâyetinde kırmızı bir hülle ve içinde vefat ettiği

gömleği olmak üzere üç parçada kefenledi, dedi. [75]