CENÂZELER BÖLÜMÜ · 33 – ÖLÜ NASIL YIKANIR?





3142 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı (Zeynep) vefat ettiği zaman
yanımıza girdi ve: “Zeynep’i üç kere veya beş kere eğer lüzum görürseniz
bundan daha çok yıkayın, yıkarken su ve sidir kullanın. En sonunda kâfur
koyun veya kâfurdan bir şeyi koyun. Yıkamayı bitirdiğinizde beni
sesleyiniz” buyurdu. Biz Zeynep’i yıkamayı bitirdiğimizde Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’i çağırdık bize peştamalını verdi. “Zeynep’in
bedenine bunu sarın” buyurdu. [67]
İZAH
Burada zikri geçen Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in en Büyûk kızı
Zeynep’tir. Ebûl-Âs’ın karısı idi. İleride gelecek, 3157 nolu hadiste Ümmü
Gülsüm olduğu zikredilmişse de Ümmü Gülsüm Peygamberimiz sallallahu
aleyhi ve sellem Bedir harbinde bulunduğu sırada vefat ettiğinden,
Müslim’in rivâyetinde açıklandığı üzere Hz. Zeynep olması esastır.
Tercümede biz de ona göre Zeynep’i kaydettik.
Malik’ten yapılan rivâyette Hakuv kelimesi ile izârı kastettiği açıklanmışsa
da râvi Müseddet rivâyetinde (yanımıza girdi) cümlesini söylememiştir.
Ölüyü sidirle yıkayıp sonunda kâfur kullanmak sünnettir.

3143 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan:
(Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı vefat ettiği vakit) saçını
taradık ve üç örgü yaptık. [68]


3144 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızının saçlarını üç örgü yaptık.
Bir bölüğünü arkasına iki bölüğünü de başının yanlarına attık. [69]


3145 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kızının cenâzesinin yıkanmasında
onlara, “Siz kızımı yıkamaya sağından ve abdest uzuvlarından başlayın”
buyurdu. [70]


3146 – Ümmü Atiyye’den bir önce geçen şu hadisin benzeri rivâyet olundu.
Bu rivâyette “Eğer lüzum görürseniz, yedi veya daha çok yıkayınız”
cümlesini ziyade etti. [71]


3147 – Muhammed ibn-i Sirin radıyallahu anh’dan rivâyete göre, o cenâzeyi
yıkamayı Ümmü Atiyye’den öğrenmiştir. Kendisi cenâzeyi iki defa sidirle
karıştırılmış suyla üçüncüsünde de su ve kâfurla yıkardı.
İZAH
Sidir vücudu liflediği, kiri akıttığı için kese yerine geçer. Kâfur ise vücudu
sertleştirir. Bedene güzel koku saçar. Kabirde haşaratın yemesini önler.





3148 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hutbe okudu, ashabından
vefat edip, yetersiz bir kefene sarılarak (üzerine namaz da kılınmadan) gece
defnedilen bir zatı zikretti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insan
buna mecbur kalmadıkça ölü üzerine namaz kılmadan gece defnetmekten
azarlayıp ve men etti. “Sizden biriniz mü’min kardeşini kefenlediğinde
kefenini güzel yapsın” buyurdu. [72]


3149 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (vefat edince) alacalı hıbra kumaşına
sarıldı, sonra ondan çıkarıldı.


3150 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: “Sizden
biriniz vefat eder, (ailesi) kefen için maddî imkan bulursa onu hıbra kumaşı
ile kefenlesin.”
İZAH
Bu iki hadiste geçen hıbra kumaşı, Yemen’de dokunan çizgili bir kumaştır.
O gün için en kıymetli dokunan o idi. İmkan bulanların kefen olarak onu
kullanmaları tavsiye edildi.


3151 – Aişe radıyallahu anha’nın bildirdiğine göre: Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem üç parça beyaz yemen dokuması kumaşla kefenlendi. Bu
üç parça içerisinde kamis ve sarık yoktu.
İZAH
Erkekler için kefende sünnet olan üç parça olmasıdır. Bunlar; kamis, izar ve
bağıdır. (Lifafe) Kadınlarda bunlarla beraber başörtüsü ve göğüs bağıdır.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kefeni üç parça idi. Fakat üçüncü
parça kamis değildi. İmam Şafiî, Hz. Aişe’nin Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’in kefeni içerisinde kamis ve sarığı yoktu sözünü, kefende, kamis
ve sarık şart değildir. Kefenin üç parça olması esastır, diye anlamıştır. İmam
Malik hazretleri kâmisle sarık kefenden sayılmamaktadır. Bu üç parça
kamis ve sarıktan fazla idi diye anlamıştır. Ona göre kamis ve sarık
müstehaptır. [73]


3152 – Aişe radıyallahu anha’dan:
Bir önce geçen hadisin benzeri rivâyet olundu. Şu farkla ki, Hafs’ın
rivâyetinde “ketenden” iki beze sarıldı, sözü hatırlatıldı.
Aişe radıyallahu anha, evet hıbra kumaşı getirildi fakat ashap onu
reddettiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i onunla kefenlemediler
dedi. [74]




3153 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “(Birisi) iki kumaştan ibaret olan bir
elbise ve (diğeri de) içerisinde vefat ettiği gömleği (olmak üzere) üç Necran
kumaşıyla kefenledi.”
Ebû Dâvud dedi: Osman, rivâyetinde kırmızı bir hülle ve içinde vefat ettiği
gömleği olmak üzere üç parçada kefenledi, dedi. [75]

