NEZİRLERBÖLÜMÜ · 26 – ORUÇ BORCU İLE ÖLEN KİMSENİN ORUCUNU VELÎSİNİN TUTACAĞINA DAİR VARİD OLAN HADİSLER



3310 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Bir kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi, annesinin üzerinde
bir ay oruç borcu olduğunu anlattı ve annemin orucunu tutabilir miyim,
dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Annenin borcu olmuş olsa onu ödeyebilir miydin?” dedi. Kadın, “Evet”
cevabını verdi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah’ın borcu ödenmeye daha müstahaktır” buyurdu. [165]


3311 – Aişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimse üzerinde oruç borcu bulunarak ölürse velîsi onun namına oruç
tutar.” [166]





3312 – Amr bin Şuayb radıyallahu anh’ın dedesinden şöyle rivâyet
edilmiştir:
– Bir kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek, “Ey Allah’ın
Rasûlü, ben senin önünde def çalacağım diye nezrettim” dedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem kadına, “Nezrini yerine getir” buyurdu. Kadın:
“Cahiliyet devri halkının hayvan kestikleri şöyle şöyle yerde kurban
keseceğim diye nezrettim” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Saneme (puta) mı kurban kesmeye nezrettin?” dedi.
Kadın:
“Hayır” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Kurbanı vesene (puta) mı kesmeye nezrettin?” dedi. Kadın:
“Hayır” cevabını verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Nezrini yerine getir” buyurdu.
İZAH
Bu kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, sağ salim harpten gelirse,
önünde def çalacağım diye nezretmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem de nezrini yerine getir, buyurdu.







3313 – Sabit bin Dahhâk radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Asr-ı saadette bir zât (Yelemlem yakınında bulunan) Büvâne (denen yer)de
deve kurban etmeye nezretti.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek, “Ben Büvâne’de bir deve
kurban etmeye nezrettim” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona:
“Orada cahiliyet devrinden kalma kendisine tapılan put var mı” dedi.
Ashab:
“Hayır yok” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Orada cahiliyet devrinde bayram yapılan yer var mı” buyurdu. Ashab,
“Yoktur” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Nezrini yerine
getir. Gerçek şudur ki Allah’a isyan için yapılan nezr yerine getirilmez, bir
de Ademoğlunun gücü altında olmayan şeye yaptığı nezrini yerine
getirmesi gerekmez” buyurdu.











3314 – Sâre bint-i Mıksem es-Sakafî radıyallahu anh’dan:
O, Meymûne bint-i Kerdem’in şöyle dediğini işitmiş:
– Ben babamla beraber Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vedâ
haccına katıldım. İnsanlar (işte) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
diyorlardı. Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i gözümle takibe
başladım, babam ona yaklaştı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem elinde
kâtiplerin kamçısı gibi bir kamçı olduğu halde devesi üzerinde
bulunuyordu. Bedevîlerin ve insanların taptap dediklerini duydum. Babam
ona yaklaştı ayağının yanına durdu.
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğini ikrar etti.
Hazreti Peygamber durup babamı dinledi. Babam:
– Ey Allah’ın Rasûlü, ben eğer bir oğlan evladım olursa, Büvâne
tepelerinden birinin yamacında bir miktar koyun kurban edeceğim, diye
nezirde bulundum.
(Râvi Abdullah bin Yezid, Sâre’nin elli koyun dediğini rivâyet eder.)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona, “Orada putlardan bir şey var mı”
buyurdu. Babam, hayır yoktur dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah için yaptığın nezri yerine getir” buyurdu. Bunun üzerine babam
koyunları toplayıp kesmeye başladı. İçlerinden bir koyun kaçtı onu tutmaya
çıktı, şöyle yalvarıyordu. Ey Allah’ım benim nezrimi yerine getir, bunun
üzerine boyunu yakaladı ve onu kesti. [167]




3315 – Meymûne bin Kerdem bin Süfyân radıyallahu anh’dan: O da
babasından, bir önce geçen hadisin daha kısa bir benzerini rivâyet etti. Bu
rivâyette, “Orada put var mı” veya, “Cahiliyet bayramlarından yapılan bir
yer var mı” buyurdu. Kerdem, “Hayır” dedi. Kerdem der ki: ben şu
annemin üzerinde bir nezri var, yürüyerek yapmaya da nezretmiş onun
namına nezrini ödeyeyim mi dedim. İbn Beşşar bazen “onu ödeyelim mi”
derdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Evet” buyurdu.

