Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Oruçlunun kan aldırması

ORUÇ BÖLÜMÜ · 28 – ORUÇLUNUN KAN ALDIRMASI 2367 – Sevban radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kan alanın da, kan aldıranın da orucu bozuldu,” buyurdu. [278] …

ORUÇ BÖLÜMÜ · 28 – ORUÇLUNUN KAN ALDIRMASI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2367 – Sevban radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kan alanın da, kan aldıranın da orucu bozuldu,” buyurdu. [278]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2368 – Şaddâd bin Evs radıyallahu anh’dan: “O, (Şeddâd) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte yürürken” diye rivâyet etti ve bundan önceki Sevban hadisinin benzerini zikretti. [279]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2369 – Şeddat bin Evs radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Bakı’da bir adamın yanına geldi. Halbuki o adam kan aldırıyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, elimden tutuyordu. Ramazan (başlayalı) on sekiz gün geçmişti. Şöyle buyurdu, “Kan alanın da, kan aldıranın da orucu bozuldu,”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2370 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in azadlısı Sevban radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kan alanın da, kan aldıranın da orucu bozulur,” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2371 – Sevban radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kan alanın da, aldıranın da orucu bozulur.”

İZAH

Hanefî, Şâfiî, Malik ve Süfyân-ı Sevrî’ye göre; kan aldırmak orucu bozmaz. İbn-i Müseyyeb, Şa’bî ve Nehâî’ye göre oruçlu iken kan aldırmak mekruhtur. Ahmed bin Hanbel ve İshak bin Raheveyh’e göre kan aldırmak orucu bozar. Kaza lâzım gelir, kefaret lazım gelmez. Atâ’ya göre, hem kaza hem de kefaret lâzım gelir. (Mealimü’s-Sünen, c.3, s. 242)