-2. CİLT- · 318 – RAMAZAN AYI GECELERİNDE KIYAM







1371 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ashabına azimetle emretmeksizin,
ramazanın kıyamına terğip ederdi. Sonra şöyle buyururdu: “Kim ramazan
gecelerinin sevabına inanarak, ecrini bekleyerek kaim olursa, geçmiş
günahları bağışlanır.” Gece namazları bu halde iken Peygamber sallallahu
aleyhi vesellem vefat etti. Ebû Bekir radıyallahu anh’ın hilafetinde ve Hz.
Ömer’in hilafetinin başlangıcında da böyle devam etti.
Ebû Dâvud diyor ki: Ukayl, Yunus ve Ebû Üveys, “Kim ramazan
(gecelerini) kaim olursa,” dedi.
Râvîlerden Ukayl rivâyetinde, “Kim ramazanın (gündüzlerini) oruç tutar,
gecelerini kaim olursa) diye rivâyet etti. [311]



1372 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan, Rasûlullah’a varan bir rivâyette
şöyle demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Kim inanarak ve sevabına
güvenerek ramazan (gecelerini) kaim olursa, geçmiş günahları mağfiret
olunur.” “Kim, inanarak ve sevabına güvenerek Kadir gecesini ibadetle
geçirirse geçmiş günahları mağfiret olunur.” [312]






1373 – Peygamberimizin zevcesi Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet
edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem (bir ramazan gecesi) camide namaz
kıldı. Onun kıldığı namaz gibi cemaat de kıldılar. İkinci gece yine kıldı.
Cemaat çoğaldılar. Üçüncü gece (cemaat terâvih kılmak için) toplandılar.
(Fakat) bu gece Peygamber sallallahu aleyhi vesellem onların yanına
çıkmadı. Sabah olunca, “Sizin gece ne yaptığınızı (toplandığınızı) gördüm.
Yanınıza çıkmama bir mani de yoktu. Ancak size (terâvihin) farz
kılınmasından korktum” buyurdu. İşte bu ramazan ayında olmuştur. [313]





1374 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Ramazanda cemaat ayrı ayrı namaz kılarlardı. Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem’in emriyle ona bir hasır serdim. O da hasırın üzerinde namaz
kıldı,” (Râvî hadisin bundan sonraki kısmında) şu (önceki hadiste anlatılan)
olayı nakletti. Hz. Aişe de bu hadiste Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem’i kastederek dedi ki: “Ey insanlar! Yemin olsun bu gece gafil
olarak yatmadım. Allah’a hamd olsun. Sizin durumunuz (topluca
konuşmanız)da bana gizli kalmadı” buyurdu.








1375 – Ebû Zer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Ramazanı Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile berâber tuttuk. Yedi gün
kalana kadar bize bir şey kıldırmadı. Yedi gün kalınca gecenin üçte biri
geçinceye kadar bize namaz kıldırdı. Altı gün kala bir şey kıldırmadı. Beş
gün kala gecenin yarısına kadar bize kıldırdı. Dedim ki: Ey Allah Rasûlü!
Bu gecenin ihyası için bize daha fazla namaz kıldırsan. Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem: “Bir kimse imam çekilinceye kadar namaz
kılarsa ona geceyi ihya etme sevabı vardır” buyurdu. Dört gün kala kılmadı,
üç gün kala ehlini, kadınlarını ve nası topladı, bize namaz kıldırmaya
başladı. Öyle ki, Felahın geçmesinden korktuk. Râvî, (Cübeyr) dedi ki:
Felah nedir, diye sordum. Ebû Zer: “Sahurdur” diye cevap verdi.
Ramazanın kalan kısmında bize bir daha gece namazı (terâvih) kıldırmadı,
dedi. [314]


1376 – Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ramazanın son on günü girince,
îzârını bağlar (paçaları sıvar) ehlini uyandırır ve geceyi ihya ederdi. [315]
İZAH
İzar: Göbekten aşağı bağlanan don ve peştamallara denir. Burada maksat
ciddiyetle ibadete başlardı, demektir.





1377 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Ramazanda (bir gün) Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem mescide
çıkmıştı. Bir de ne görsün, nâs mescidin bir kenarında namaz kılıyordu.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:
– “Onlar ne yapıyorlar,” dedi cevaben.
– Onlar nâstan Kur’an’ı bilmeyenlerdir. Ubey bin Ka’b namaz kılıyor.
Onlar da ona uyarak onun kıldığını kılıyorlar, denildi. Peygamber sallallahu
aleyhi vesellem:
– “İsabet ettiler, ne güzel şey yapıyorlar” buyurdu.
Ebû Dâvud diyor ki:
Bu hadis kuvvetli değildir. (Çünkü) Müslim bin Hâlid zayıftır, dedi.

