-4. CİLT- · 21 – SEHM-İ SÂFÎ BABI


2991 – Âmir eş-Şa’bî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bir sehmi vardı. Buna sehm-i sâfî
denirdi. İster köle olsun, ister cariye olsun, isterse at olsun bunu humustan
önce seçerdi.
İZAH
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in zâtına mahsus olan bu sehm-i sâfî,
ganimet taksim edilmeden önce ayrılırdı. Bu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’e mahsus olduğu için, kendisinden sonra halifelere bu hak yoktu.



2992 – İbn-i Avn radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Muhammed bin Sirin’den, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
sehminden ve Safi’den sordum. İbn-i Sirin şöyle dedi: Savaşta
bulunmamışsa bile Müslümanlarla beraber Hz. Peygamber’e bir pay
ayrılırdı. Sâfî ise her şeyden önce humustan (seçerek alabileceği bir adet
köle ya da cariye veya at ve kılıç) verilirdi.
İZAH
Bu hadis-i şerif, yukarıda geçen hadisle çelişiktir. Çünkü o, hadiste safi
beşte bir alınmadan önce ganimet malının tamamından alındığını bildirirken
bu hadiste, beşte birin içinden safi alındığını bildiriyor. Bizim mezhebimize
göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ganimet malında üç hissesi
vardı. Safi, beşte birin beşte birine bir savaşçıya verilen sehim gibi sehim.
(Bezl-ül-Mechud)



2993 – Katâde radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, gaza yaptığı zaman onun bir sehm-i
sâfîsi vardı. Onu dilediği yerden alırdı. İşte Safiye denilen pay bu paydı.
Kendisi gazaya gitmediği zaman ona bir sehim (pay) ayrılır, beğendiğini
seçmekte muhayyer kılınmazdı.

2994 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Safiye radıyallahu anha, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e verilen
sâfî hissedendi.




2995 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Hayber’e geldik. Allah Teâlâ kalenin fethine muvaffak kılınca, Huyey kızı
Safiyye’nin güzelliği, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e haber verildi.
Yeni gelindi. Kocası öldürülmüştü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
onu kendisi için seçti, onunla gitti. Süddü Sahba’ya vardığımızda, Safiye
hayızdan kurtuldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de ona zifafta
bulundu.
İZAH
Safiyye radıyallahu anh’nın eski kocası Kinâne bin Rabi bin Ebıl Hakık’tı.
Hayber harbinde öldürülmüştü.


2996 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Safiyye radıyallahu anha, Dıhyetü’l-Kelbi’nin hissesine düşmüştü. Sonra
(Dıhye’nin rızası ile) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in oldu. [5]




2997 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Dıhye’nin hissesine güzel bir cariye düşmüştü. Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem onu yedi baş karşılığında satın aldı. Sonra onu süslemesi ve zifafa
hazırlaması için Ümmü Süleym’e teslim etti. Hammad dedi ki:
Zannedersem bu hadisi bana nakleden Sabit şöyle dedi: Ümmü Süleym’in
evinde Huyey kızı Safiyye iddetini bekliyordu.







2998 – Enes radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
(Hayber’de) esirler toplandı. Dıhye gelerek, “Ya Rasûlallah, esirlerden bana
bir cariye ver” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Git bir cariye
al” buyurdu. O da Hüvey kızı Safiyye’yi aldı. Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’e bir kimse geldi ve ya Nebîyyallah, Dıhye’ye (bir cariye) verdin.
Yakup rivâyetinde Nadr ve Kurayza’nın efendisi Huyey’in kızı Safiyye’yi
verdin (dedikten sonra, ittifak ederek) Safiyye ancak sana yakışır, dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Dıhye’yi cariye ile beraber çağırın”
buyurdu. Safiyye’ye nazar buyurunca Dıhye’ye şöyle dedi: “Esirlerden
Safiyye’den başka bir cariye al” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
onu azat etti ve kendisine nikahladı. [6]








2999 – Yezid bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Biz Mirbed (mevkiinde) idik. Saçı karma karışık bir adam, elinde (yazı
yazmaya yarayan) kırmızı bir deri parçası ile bize geldi. Biz ona sen çöl
halkından birine benziyorsun dedik, o da evet dedi. Şu elindeki deri
parçasını bize ver, dedik. O da deri parçasını bize verdi. Deriyi okuduk
içinde şu yazılı idi. (Allah’ın Rasûlü Muhammed’ten Ukayş oğlu Züheyr
oğullarına, eğer sizler Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in
Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğuna şahâdet eder namazlarınızı kılar,
zekatlarınızı verir, ganimetten humusu ve Rasûlullah’ın sehmini ve safi
denen sehmi öderseniz o zaman siz Allah ve Rasûlü’nün emanıyla
emniyettesiniz.” Biz ona sana bunu kim yazdı?” dedik. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem yazdırdı cevabını verdi.

