-2. CİLT- · 360 – SELAM VERİNCE OKUNACAK DUÂ






1505 – Muğîre bin Şu’be radıyallahu anh’ın azatlısı Verrâd’dan şöyle
rivâyet edilmiştir:
Hz. Muaviye, Muğîre bin Şu’be’ye mektup yazarak, “Rasûlullah sallallahu
aleyhi vesellem selâm verince ne derdi,” diye sordu.
Muğire bin Şu’be de azatlısına (Verrâd’a) şunları yazdırıp Muaviye’ye
gönderdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle derdi: “Allah’tan
başka ilah yoktur. O birdir, O’nun eşi, benzeri, dengi yoktur. Mülk
O’nundur. Hamd O’nadır, O her şeye muktedirdir, Ey Allah’ım senin
verdiğine kimse mani olamaz, senin vermediğini kimse vermeye güç
yetiremez. Servet sahibinin senin indinde serveti menfaat veremez, (ancak
güzel ameli menfaat verir.) [398]





1506 – Ebû Zübeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Abdullah bin Zübeyr’in minber üzerinden şunları konuştuğunu işittim:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazı bitirince şöyle derdi:
“Allah’tan başka ilâh yoktur. O birdir, O’nun şeriki yoktur, mülk O’nundur.
Hamd O’nadır. O her şeye muktedirdir, Allah’tan başka ilâh yoktur. Din
Kâfirler hoş görmeseler de, nimet fazilet ve güzel senâya lâyıktır, Allah’tan
başka Allah yoktur, din yalnız ona has kılınmıştır. Kâfirler hoş görmeseler
de.” [399]



1507 – Ebû Zübeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Abdullah bin Zübeyr her namazın arkasından tehlil okurdu, (deyip) bir önce
geçen şu duâ gibi anlattı. Bu rivâyetinde “O’na ibadete, O’nun
yasaklarından kaçmaya (kendi başımıza) gücümüz yetmez. Ancak Allah’ın
güç ve kuvvet vermesiyle yeter. Başkasına tapmaz, biz ancak Allah’a ibadet
deriz. Nimet onundur.” kelimelerini ziyâde etti ve hadisin kalan kısmını
sevketti. [400]










1508 – Zeyd bin Erkam radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle dediğini işittim. – Râvî
Süleyman bin Davûd: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazlarının
sonunda şöyle buyururdu diye rivâyet etti: “Ey bizim Rabbimiz ve her şeyin
Rabbi! Ben şehâdet ederim ki şüphesiz sen Rabsın, birsin senin eşin dengin
yoktur. Ey bizim ve her şeyin Rabbı olan Allah’ım! Şüphesiz ben şahidim
ki Muhammed sallallahu aleyhi vesellem senin kulun ve elçindir. Ey bizim
ve her şeyin Rabbı olan Allah’ımız! Şüphesiz ben şahidim ki kulların hepsi
kardeştirler. Ey bizim ve her şeyin Rabbı olan Allah’ımız beni ve ehlimi
dünya ve ahiretin her saatinde sana (ibadette) ihlâslı kıl, Ey Celâl ve ikrâm
sahibi olan Allah’ım! Yalvarışımı işitirsin kabul eyle. Allah en büyüktür.
Bütün göklerin ve yerin nuru Allah’tır.”
Râvîlerden Süleyman bin Dâvud’un rivâyeti şöyledir. “Göklerin ve yerin
Rabbı Allah’tır, Allah Büyüklerin Büyüğüdür. Allah bana kâfidir ne güzel
vekildir. Allah büyüktür.”




1509 – Ali bin Ebû Tâlib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazdan selâm verince şöyle
buyurdu: “Ey Allah’ım, benim önce geçen günahlarımı, sonraya bıraktığım
kusurlarımı, açık ve gizlediğimi ve benim yaptığım günahlarımı sen benden
daha iyi bilirsin. (Dilediğini) öne geçiren de sensin, sonraya bırakan da.
Başka ilâh yok, ancak sen varsın.” [401]






1510 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle duâ ederdi:
“- Allah’ım lehime olan yerde bana yardım et, aleyhime olan şeylere
yardım etme. Bana yardım et, aleyhime olan şeylere yardım etme. Bana
değil, aleyhimde olanlara tuzak kur, bana hidayet et, hidayet yollarını bana
kolay kıl. Aleyhime azgınlık edenlere karşı bana yardım et. Allah’ım beni
sana şükredici kıl, seni zikredicilerden eyle, senden korkanlardan kıl. Sana
itaatkâr kıl. Sana sevgiyle, korkuyla dönenlerden eyle. Ey Rabbım tevbemi
kabul eyle, günahımı yıka, duamı kabul eyle, delilimi sabit kıl, kalbimi
hidayette kıl, dilime doğruyu söylet, kalbimdeki haset, kin ve karanlığı yok
et Allahım.” [402]
İZAH
Muhbit: Tevazu etmek, huşulu olmak.
Havb: Büyük günahlar.
Veslül: Öldür, demektir.
Sahime: Kalp karanlığı, haset, kin demektir.


1511 – Süfyân radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Amr bin Mürre’yi yukarıda geçen hadisi aynı isnad ve aynı manâda rivâyet
ettiğini işittim. O rivâyetinde (hidayeti bana kolay kıl) dedi (hidayetimi)
demedi.



1512 – Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem namazdan selâm verdiğinde,
“Allah’ım selâm sensin, selâm da sendendir. Sen yüceler yücesisin. Ey
Celâl ve ikram sahibi” buyurdu.
Ebû Dâvud dedi ki: Süfyân, Amr Bin Mürre’den sema yoluyla hadis
almıştır. Alimler bu hadislerin sayısının on sekiz olduğunu söylerler. [403]



1513 – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellemin azatlısı Sevbân radıyallahu
anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazdan ayrılmak istediğinde üç
defa Allah’a istiğfar eder, sonra “Ey Allah’ım Allahumme…” buyururdu.
Râvî bir önce geçen Aişe radıyallahu anha hadisinin manâsının aynını
rivâyet etti. [404]

