Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Seriyyenin elde ettiği malları orduya göndermesi

CİHAD BÖLÜMÜ · 159 – SERİYYENİN ELDE ETTİĞİ MALLARI ORDUYA GÖNDERMESİ 2751 – Amr bin Şuayb babası vasıtasıyla dedesinden rivâyet ettiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Müslümanların …

CİHAD BÖLÜMÜ · 159 – SERİYYENİN ELDE ETTİĞİ MALLARI ORDUYA GÖNDERMESİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2751 – Amr bin Şuayb babası vasıtasıyla dedesinden rivâyet ettiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Müslümanların kanları (kıymetçe) birbirine eşittirler. Müslümanların (sayıca) en azı bile onların zimmetleri uğrunda koşar. En uzakta olanları dahi onlar adına eman verir. Kendilerinin dışındaki kimselere karşı bir el (tek güç) hükmündedirler. Kuvvetlileri zaiflerine mal-i ganimetten verirler. Seriyye olarak çıkanlar oturanlara verirler. Bir mü’min bir kafir karşılığında öldürülemez ve ahd sahibi ahdi içerisinde öldürülemez.” İbn-i İshak kısası zikretmedi. [500]

İZAH

Müslümanların kanları müsavidir. Kısasta, diyette zengin fakire üstün olamaz. En aşağı mertebede olanları bile onların emanıyla sa’y eder. Kafirlerden tek kişi de olsa mü’minlerin yurdunda onların emanı için gayret eder. Veya mü’minlerin kadın, köle gibi en zaifleri bile bütün mü’minlerin taşıdığı eman verme salahiyyetini taşır. Mesela: Bir kadın bir müşrike eman verse bütün mü’minler bu kadının emanına saygı gösterirler. Kafirin sa’yine müsaade ederler. En uzakta olanlar üzerine eman verirler. Bazı mü’minlerin evleri her ne kadar uzak ise de bir kafirle bir anlaşmada bulunduğunda onu hiç kimsenin bozmaya salahiyeti yoktur. Onlar başkalarına yardım ederler. Düşmana karşı elbirliktirler.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2752 – İyas’ın babası Seleme bin Ekva’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Abdurrahman bin Uyeyne, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in develerine baskın yapıp, çobanını öldürmüş, yanındaki süvarilerle beraber develeri sürüp gitmişti. Bunun üzerine ben yönümü Medine tarafına çevirdim. Sonra üç defa yetişin! diye bağırdım. Sonra, o cemaatin peşine takıldım. Ok atıyor, onları yaralıyordum. Bir atlı bana döndüğünde bir ağacın köküne oturup (gizleniyor onlara ok atıyordum). Hatta Allah (c.c) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yarattığı binek hayvanlarından ne varsa (onların hepsini kurtarıp) arkamda bıraktım. Düşman, hafiflemek için yere otuzdan fazla okla, otuzdan fazla cübbe attılar. Daha sonra onlara imdat için Uyeyne geldi. Ve ona içinizden bir kişi ona kalksın, dedi. Onlardan dört kişi beni haklamak için kalktılar. Dağa çıktılar. Onlara işittirecek kadar yaklaştığımda, beni biliyor musunuz, dedim. Sen kimsin, dediler. Ben İbn-i Ekva’yım, dedim. Muhammed’in yüzünü Keremli kılan Allah’a yemin ederim ki; bir kimse beni tutmak isterse bana yetişemez, ben de onu tutmak istersem benden kurtulamaz, dedim. Ben yerimden ayrılmadım. Bir de baktım ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in süvarileri ağaçların arasına giriyorlardı. En önde Ahram el-Esedî vardı. Abdurrahman bin Uyeyne’ye yetişti. Abdurrahman ona karşılık veriyordu. Sırayla iki süngü hamlesi yaptılar. Ahram, Abdurrahman’ın atını yaraladı. Abdurrahman da Ahram’ı süngüledi, öldürdü. Abdurrahman Ahram’ın atına atladı. Bu arada Ebû Katade Abdurrahman’a yetişti, sırayla ikişer süngü hamlesi yaptılar. O, Ebû Katade’nin atını öldürdü. Ebû Katade de Abdurrahman’ı öldürdü. Ebû Katade Ahram’ın atına bindi, sonra ben onları kovduğumuzu bildirmek üzere kared suyunun başında bulunan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına geldim. Birde ne göreyim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, beş yüz kişinin arasında idi. Bana o gün hem süvari ve hem yaya hissesi verdi. [501]

İZAH

Bürde: Dört köşeli küçük siyah kilimdir. Bedevîler onu cübbe gibi sırtlarına alırlar. Yâsabahah: Düşman baskını gibi anlarda imdat için kullanılan bir tabirdir.