VE FEY’ BÖLÜMÜ · 11 – TAHSİLDARLARIN HEDİYE ALMASI









2946 – Ebû Humeyd es-Sâidî radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ezd kabilesinden İbnü’l-Lütbiye adı verilen bir adamı (zekat tahsildarlığına) görevlendirmişti. İbn-i Serh rivâyetinde İbn-i Ütbiye’yi zekat tahsildarlığına tayin etmişti, dedi. (Bu zat vazifesini yerine getirip) geldi ve, “Şu mal sizindir (Beytülmale aittir,” şu da bana hediye edildi, bana aittir” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, minberin üzerine çıktı, Allah’a hamd edip O’na senâda bulundu ve şöyle dedi: “Bu tahsildarın tutumu nedir, onu biz göreve gönderiyoruz geliyor şu sizin, şu da bana hediye edildi, diyor. Dikkat! Annesinin veya babasının evinde otursun baksın bakalım ona bir şey hediye edilecek mi? Yoksa edilmeyecek mi? (Bundan böyle) sizden biriniz bu hediyeden bir şey ile gelmesin. Sizden zekat mallarından (haksız yere) bir şey alan kıyamet gününde o malı da (omzunda) getirir. Eğer o mal deve ise, onun feryadı, inekse böğürmesi, koyunsa acı bir melemesi vardır. Sonra Rasûlullah iki ellerini o kadar kaldırdı ki hatta biz koltuklarının beyazlığını gördük sonra, “Ey Allah’ım tebliğ ettim mi?” buyurdu. [626]

