-3. CİLT- · 80 – UMRE BABI

1986 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hac yapmadan önce umre yaptı. [41]





1987 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
“Allah’a yemin olsun ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Aişe
radıyallahu anha’ya, Umre’yi Zilhicce’de ancak ehl-i şirkin inancını kesip
atmak için yaptırdı. Kureyş’ten şu cemaat ve onların inancıyla inananlar
devenin kırpılan yünü bitip çoğaldığı (devenin sırtında) semer yarası iyi
olduğu, safer ayı çıktığı vakit, umre yapana umre helâldir,” derlerdi.
Zilhicce ve muharrem çıkana kadar umreyi haram sayarlardı.
İZAH
Afa: Çoğaldı manâsınadır. Araf suresinin 95’ıncı ayeti kerimesinde de aynı
manâya kullanılmıştır.
Veber: Yün demektir. Burada vakit demektir (şerh-i Zebîdî) devenin
kırpılan yünü çoğaldığı vakit demektir.
Bere’e: İyi oldu.
Deber: Develerin sırtlarındaki yaraya denir.
Safer: Arabi aylardan birinin adıdır. Muharremden sonra gelir.
İnsilah: Soyulmak demektir.








1988 – Ebû Bekir bin Abdurrahman radıyallahu anh’dan: Bana Mervan’ın
Ümmü Ma’kıl’a gönderdiği elçisi haber verdi. Ümmü Ma’kıl dedi ki:
Ebû Ma’kıl Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le hacca gitmişti. Geldiği
vakit ümmü Ma’kıl dedi Ki: Kati olarak bildim ki bana da hac farzdır. Karı
koca her ikisi birden yürüyerek Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme
gittiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana hac farzdır. Kocam
Ma’kıl’ın genç bir devesi var (onunla hac edebilirim) dedim.
Ebû Ma’kıl:
“Karım doğru söyledi, ama o deveyi hak yolunda kıldım,” dedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem; “O deveyi karına ver, üzerinde haccını yapsın, o
da Allah yolundadır” buyurdu. O da genç deveyi verdi. Ümmü Ma’kıl:
Ey Allah’ın Rasûlü, ben ihtiyar hasta bir kadınım, benim için haccımın
yerini tutabilecek bir amel varmı, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem; “Ramazan içerisinde yapılacak umre hacca bedeldir.” buyurdu. [42]
İZAH
Bu hadis-i şerif; Ramazan içersinde yapılacak umrenin bir hac kadar sevabı
olacağını ifade eder. Yoksa farz haccın yerini umre tutar demek değildir.










1989 – Yusuf bin Abdullah bin Selâm’ın ninesi Ümmü Makıl radıyallahu
anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccını yaptığı vakit bizim bir
erkek devemiz vardı. Ebû Ma’kıl onu hak yoluna adamıştı. Bize hastalık
isabet etti. Ebû Ma’kıl öldü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Hacca)
çıktı. Haccından döndükten sonra onun yanına geldim. Bana, “Ey Ümmü
Ma’kıl, bizimle hacca gitmekten seni ne alıkoydu?” buyurdu. Ben de; “Hac
etmeye hazırlanmıştık. Ebû Ma’kıl öldü, üzerinde hac ettiğimiz bir devemiz
vardı, Ebû Ma’kıl onu da hak yolunda (Kullanılması için) vasiyet etti,”
dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Hac Allah yolu değil mi?
Onun üzerine binip hacca gitseydiniz olmaz mıydı? Bizimle bu haccı
kaçırdın ama Ramazanda umre yap, o da hac yapmış gibidir.” Buyurdu.
Ümmü Ma’kıl:
“Hac hactır, umre de umredir. Fakat gerçek bunu bana Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem söyledi. Fakat yalnız bana mı hastır, bilmiyorum,” dedi.











1990 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccına gitmek istediğinde, bir
kadın kocasına (devenin üzerinde) beni de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’le beraber haccettir, dedi. Kocası: “Yanımda sana üzerinde hac
yaptıracak devem yok,” dedi. Kadın: “Beni falan erkek deven üzerinde hac
ettir,” dedi.
Kocası:
“O, Allah yolunda (kullanılmak üzere) saklanmıştır,” dedi ve Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi, “Karım sana selâm yolladı. O, sizinle
kendisini hac ettirmemi istedi. Beni Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’le hac ettir, dedi. Ben de yanımda üzerinde hac ettirecek devem yok,
dedim. Karım: Falan deven üzerinde hac ettir, dedi. Ben, o Allah yoluna
saklandı, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer karını onun
üzerinde hac ettirirsen o da Allah yolunda olur,” buyurdu. Adam:
“Karım bana sizinle hacca muadil ameli sormamı istedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, “Karına selâm söyle, Allah’ın Rahmeti ve
bereketini söyle ve ona haber ver; Ramazanda Umre benimle hacca
bedeldir,” buyurdu. [43]


1991 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edilmiştir:
Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem biri Zilkade ayında, biri de
Şevvalda olmak üzere iki kere umre yaptı.
İZAH
İbn-i Kayyım: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Şevval ayında Umre
yapmamıştır. Hudeybiye umresi Zilkade ayında idi. Mekkeliler
bırakmayınca gelecek yıl yine Zilkade ayında kaza etti. Mekke fethedilip
Sakıf ve Hevâzin kabilesini mağlûp ettikten sonra Mekke’ye döndüler,
Cîrane’den Umre yaptılar. Yine Zilkade ayında idi. Veda Haccında haccıyla
beraber niyet ettiği umresinin başlangıcı da Zilkade ayında idi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem dört defa umre yaptı, hepsi de Zilkade ayında
idi,” diyor. (Ebû Dâvud haşiyesi) Rasûlullah’ın Şevval’de Umre yaptığı
rivâyeti, Hudeybiye seferine şevval ayında çıkılmış olmasındandır.
(Kastalâni) Cirane’den yapılan umrede Zilkade’de yapılmıştır. Huneyn
seferine ise şevvalde başlanmıştır. (Kastalâni)




1992 – Mücahid radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
İbn-i Ömer’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kaç defa umre
yaptığı soruldu. İbn-i Ömer, “İki kere yaptı,” dedi. Bunun üzerine Aişe
radıyallahu anh, İbn Ömer de kesinlikle biliyor ki, Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem veda haccıyla birlikte yaptığı umreden başka üç defa umre
yaptı, demiştir. [44]



1993 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört umre yaptı. Hudeybiye umresi,
ikincisi Hudeybiye’de gelecek sene yapmasına karar verdikleri (kaza)
umresi, üçüncüsü; Cirane’den yaptığı umre, dördüncüsü de; veda haccıyla
yaptığı umresidir. [45]






1994 – Enes radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir:
“Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört defa umre yaptı,
Veda Haccı’yla beraber yaptığı umreden başka hepsi de Zilkade ayında idi.”
[46]
Ebû Dâvud:
Buradan itibaren nakledeceğim sözleri Hüdbe’den sağlamca öğrendim.
Ebû’l-Velid’den de işittim fakat onu zabtedemedim. Hudeybiye umresi
günü, veyahut Hudeybiye’den umre, Zilkade ayında yapılan umretü’l-kaza
Huneyn ganimetlerini taksim ettiği vakit Zilkade ayında, Cirâne’den yaptığı
umre, bir de Veda Haccıyla beraber yaptığı umresidir, dedi.

