-2. CİLT- · 277 – VASITA ÜZERİNDE VİTİR VE NAFİLE KILMAK



1224 – Salim radıyallahu anh’dan: O da babasından rivâyet ettiklerine göre şöyle demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, deve hangi tarafa dönerse dönsün onun üstünde nafile ve vitir namazı kılardı. Şu kadar var ki, onun üstünde farz kılmazdı. [215]
İZAH
Seferde vâsıta üzerinde nafile kılmakta beis yoktur. İmam Azam’a göre, salat-ı vitri yerde kılabilen kimse vasıta üzerinde kılmaz. Şâfiî, Mâlik ve Ahmed bin Hanbel’e göre vitir namazını da vasıta üzerinde kılabilir. Burada tesbih nafile demektir.



1225 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sefere çıktığında nafile kılmak istediği zaman devesini kıbleye döndürür (başlangıç) tekbiri alır, sonra devesi onu hangi tarafa döndürürse döndürsün, namazını kılardı.
İZAH
Rikab: Binilen vasıtadır. Peygamberimizin, vasıtası merkep, katır çok kere devedir.


1226 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Hayber’e doğru dönmüş giderken eşeğinin üzerinde namaz kıldığını gördüm. [216]
İZAH
Hayber yönü kıbleye aykırıdır. Başlangıç tekbirini kıbleye karşı almış vasıtası Hayber istikametine gittiği halde namaz kılmıştır.



1227 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem beni bir hacetine göndermişti. (Râvî) dedi ki, bir de geldim ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem devesi üzerinde doğuya doğru namaz kılıyordu. Secdelerde rükûdan daha aşağı (eğiliyor) idi. [217]
İZAH
Hayvan üzerinde namaz kılan kimse, başını yere koyamayacağı için rükû ve secdeleri îmâ ile yapar. Secdelerde başını rükûdan biraz daha aşağı eğer.

