Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Yağmur duasında elleri kaldırmak

-2. CİLT- · 260 – YAĞMUR DUASINDA ELLERİ KALDIRMAK 1168 – Ebûllahm oğullarının azatlısı Umeyr radıyallahu anh’dan, O Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i Zevrâ’ya yakın Zeyt taşlarının yanında ayak üstü …

-2. CİLT- · 260 – YAĞMUR DUASINDA ELLERİ KALDIRMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1168 – Ebûllahm oğullarının azatlısı Umeyr radıyallahu anh’dan, O

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i Zevrâ’ya yakın Zeyt taşlarının

yanında ayak üstü ellerini başından yukarı geçirmeksizin yüzüne karşı

kaldırmış olarak duâ eder, yağmur isterken gördü. [183]

İZAH

Zevrâ: Medine çarşısı yanında bir yerin adıdır.

Ahcâr-i-zeyt: Zeytin yağı taşları demektir. Medine’de siyah taşlıklı bir

mevkinin adıdır. Taşları çok siyah olup zeytin yağı ile cilalanmış gibi

parladığından bu ismi almıştır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1169 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’in yanına kıtlıktan ağlayan kadınlar geldi. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem:

“- Ey Allahım bize kesilmeyen, yardımcı, sonu güzel, bitirici, menfaatli,

zararsız, geç kalmayacak ve acele yağmur ver.” dedi.

Dedi ki: Bunun üzerine gök üzerlerini bir tabak gibi kaplayıverdi.

İZAH

Bevâkî: Bekiyetün kelimesinin çoğuludur. Ağlayan kadınlar demektir.

Hattâbın nüshasında Yuvaki şeklindedir

Yuvakî: Elleri üzerine dayanır, demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1170 – Enes radıyallahu anh’dan: Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem, hiçbir duada ellerini (çok) kaldırmazdı, ancak yağmur duasında

ellerini koltuklarının beyazı görünene kadar kaldırırdı. [184]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1171 – Enes radıyallahu anh’dan: Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem yağmur duasını şöyle yapardı. Yani ellerini uzattı, iç kısımlarını

yere doğru çevirdi hatta koltuklarının beyazını bile gördüm. [185]

İZAH

İlim adamlarının bazılarına göre felâketlerin savulması, kıtlığın kalkması

için duâ edildiğinde ellerin içi yere, dışı yukarı getirilir. Bir istek için duâ

edildiğinde ellerin içi yukarı çevrilir. Delilleri de bu hadis-i şeriftir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1172 – Muhammed bin İbrahim’den: Birisi Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’i Ahcaru’z-zeyt’te avuçlarını yayarak duâ ettiğini gördüğünü bana

haber verdi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1173 – Aişe radıyallahu anha’dan: Ahali Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’e yağmurun yağmayışından şikayet ettiler. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem minber hazırlanmasını emretti. Onun için musallâya (bir)

minber kondu. İnsanlara (hâcete) çıkacakları günü de tayin etti.

Hz. Aişe şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem tayin ettiği günü

sabah, güneşin kaşı (üst kenarı, aydınlığı) göründüğü anda musallâya çıktı

ve minber üzerine oturarak Aziz ve Celil olan Allah’a hamd edip tekbir

aldı. Sonra şöyle buyurdu:

“Siz beldenizin kuraklığından yağmurun ilk yağma vaktinin sizden

gecikmesinden şikayet ettiniz. Halbuki Aziz ve Celil olan Allah size

kendisinden istemenizi emretti. (istediğiniz takdirde) isteklerinizi kabul

edeceğine söz verdi.” Sonra da:

“- Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.

Alemlerin Rabbi Rahmân, Rahîm din gününün tek sahibi olan Allah’a hamd

olsun. Ey Allah(ım) Sen Allahsın, senden başka mabud yok. Sen zenginsin

biz muhtâcız, üstümüze rahmetini saç, indireceğin rahmetini bize kuvvet ve

bir zamana ulaştıracak azık kıl.” dedi. Sonra ellerini kaldırdı. O kadar

kaldırdı ki koltuklarının beyazı bile görünür oldu, sonra da sırtını halka

çevirip, elleri kalkık olarak cübbesin ters çevirdi. Daha sonra da yüzünü

cemaata çevirip minberden inerek iki rekat namaz kıldı. Allah bir bulut

peyda ettirdi. Gök gürledi, şimşek çaktı. Arkasından Allah’ın izni ile

yağmur yağdı. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem daha mescidine

gelmeden seller aktı, halkın sipere koşmalarını görünce azı dişleri görünene

kadar güldü. Ve, “Allah’ım her şeye muktedir olduğuna, Benim Allah’ın

kulu ve Rasûlü olduğuma şahitlik ederim.” dedi.

Ebû Dâvud şöyle dedi: Şu hadis garip ve isnâdı ceyyiddir. Ehl-i Medine

“Mâlikî” yerine “Meliki yevmiddîn” okurlar. Bu hadis onlar için bir delildir.

İZAH

Kinn: Güneş ve yağmurdan koruyan siper demektir.

Nevâciz: Azı dişleri demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1174 – Enes radıyallahu anh’dan: Asr-ı saâdette Medinelilere kıtlık isabet

etti. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bir vakitler Cuma günü bize

hutbe okuyordu. Bir zât ayağa kalktı ve ey Allah’ın Rasûlü (kıtlıktan) at

sürüleri, koyun sürüleri helak oldu. Allah’a duâ et de bize yağmur versin,

dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ellerini uzattı ve duâ buyurdu.

Enes diyor ki:

Gök billur gibi parlaktı. Bir rüzgar esti ve sonra bulut peydâ oldu. Sonra

bulut bir araya geldi. Sonra semâ (su deryasının) alt ağızlarını açıverdi.

(Oradan) çıktık eve gelene kadar sulara daldık. Öbür cumaya kadar yağmur

devam etti. (Bu defa) Evvelki zât veya başkası, Ey Allah’ın Rasûlü evler

yıkıldı. Allah’a duâ et de yağmuru kessin, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem gülümsedikten sonra şöyle dedi:

“Civarımıza (yağsın) üzerimize değil.”

Bir de buluta baktım, sanki taç gibi Medine’nin civarına dağıldı. [186]

İZAH

Kürağ: At sürüsü demektir.

Zücâce: Cam billur demektir.

Azâlî: Azlâ kelimesinin çoğuludur. Su havuzlarının tarlaya su salınan alt

ağızlarına denir.

İklîl: Gelinlerin başına geçirdikleri taca denir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1175 – Enes radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem,

ellerini yüzü hizasına kaldırdı ve:

“Yarabbî bize yağmur ver.” dedi. Şüreyk bir önce geçen hadisin benzerini

sevketti. [187]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1176 – Amr bin Şuayb’ın dedesi Abdulah bin Amr’dan, Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem yağmur duasında bulunduğu vakit:

“İlâhî kullarını ve dilsiz hayvanlarını suvar, rahmetini yay, ölü beldeni

yeşert.” dedi.

Mâlik’in hadisinin lafzı budur.