-2. CİLT- · 279 – YOLCU NAMAZINI NE ZAMAN TAM KILAR?



1229 – İmran bin Husayn radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ile berâber gazveye (gittim) Mekke’nin fethinde onunla hazır bulundum. Mekke’de onsekiz gece kaldı. (Farzları) ikişer rekat kılıyordu. Ve şöyle dedi: “Ey Mekke halkı, siz dört (rekat) kılın biz ise misafiriz.” [218]
İZAH
İmran bin Husayn’dan rivâyet edilen bu hadiste Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Mekke’nin fethinde Mekke’de onsekiz gün kaldığı bildirildiği halde, İbn-i Abbas’tan rivâyet edilen 1230 nolu hadiste 17 gün, 1231 nolu hadiste 15 gün 1232 nolu hadiste 17 gün kaldığı rivâyet edilmiştir. Beyhâki, bu rivâyetler arasını şöyle cem etmiştir. En doğrusu, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethinde Mekke’de 19 gün kaldı, 17 gün diye rivâyet edenler Mekke’ye varış ve çıkış günlerini saymayarak 17 gün demişlerdir. 18 gün olduğunu rivâyet edenler Mekke’ye varışı hesap edip Mekke’den çıkışı saymamışlardır. 15 gün diye yapılan rivâyetin sahih olmadığını Nevevi rivâyet eder. Fakat İbn-i Abbas’tan 15 gün kalındığını rivâyet edenler 17 gün asıl kabul edip, Mekke’ye giriş ve çıkış günlerini 17 den çıkarmışlardır. İmam Şâfiî bu mevzuda İmran bin Husayn’ın rivâyetinin daha sahih olduğunu kabul etmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Mekke’de o kadar kalmasına rağmen namazların farzlarını ikişer rekat kılması Mekke’de yeni harpten çıkılmıştı. Kaç gün kalınacağı belli değildi. Belki bir gün sonra yola çıkma ihtimali vardı. Onun için namazları kısaltmıştı. Hz. Enes’ten rivâyet edilen 1233 nolu hadiste Mekke’de on gün kaldığı rivâyet ediliyor. Bu rivâyet: Mekke’nin fethinde değil, veda hacc-ındadır. Sefer müddeti İmam Azam’a göre 15 gündür, bir kimse bir yerde 15 gün kalmaya niyet ederse namazları tam kılar, 15 günden az kalacaksa seferî kılar. İmam Şâfiî, Mâlik bin Enes’e göre bir kimse bir yerde 4 gün kalmaya azmederse namazları tam kılar, Ahmed bin Hanbel’e göre gün itibariyle değil, namaz sayısı itibarı iledir. Bir kimse bir yerde 21 vakit namazdan fazla kalmaya niyet ederse namazları tam kılar. Daha az kalmaya karar verirse seferî olarak kılar.





1230 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’de onyedi gün kaldı (dört rekatlı farz) namazları kısalttı. İbn-i Abbas diyor ki, bir kimse, on yedi gün kalırsa kısaltır, daha çok kalırsa tam kılar. Ebû Dâvud dedi: Abbad bin Mensur dedi: İkrime’den, o da İbn-i Abbas’tan rivâyete göre İbn-i Abbas, “Rasûlullah, Mekke’de ondokuz gün kaldı,” demiş. [219]


1231 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethi yılı Mekke’de onbeş gün kaldı da namazları kısaltıyordu. [220]


1232 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Mekke’de onyedi gün kaldı, farzları (hep ikişer) rekat kılıyordu.



1233 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ile Medine’den Mekke’ye gittik, Medine’ye dönünceye kadar (farzları) ikişer rekat kılıyordu. (Râvî Yahya bin Ebî İshak) biz Hz. Enes’e Mekke’de biraz kaldınız mı? dedik. Enes on gün kaldık, dedi. [221]










1234 – Abdullah bin Muhammed bin Ömer bin Ali bin Ebî Talib’den: Babası Muhammed’den dedesi Ömer’den rivâyet ettiklerine göre şöyle demişlerdir: Ali radıyallahu anh sefere çıktığı vakit güneş battıktan sonra da ortalık kararmaya başlayana kadar yürürdü, sonra iner Akşam namazını kılardı. Ve akşam yemeğini getirtir, yemeğini yer arkasından yatsı namazını kılardı. Sonra da yoluna devam ederdi de Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem de böyle yapardı, derdi. Râvî Osman (bin Ebî Şeybe bu hadisi) Abdullah bin Ömer bin Ali’den diyerek rivâyet etmiştir. Ebû Ali Ebû Dâvud’un şöyle dediğini haber verdi: Usâme bin Zeyd, Hafs bin Ubeydullah’tan: -Enes bin Mâlik’in oğlu Ubeydullah’ı kastediyor- rivâyetine göre, Enes şafak kaybolup giderken akşamla yatsıyı birlikte kılar ve Peygamber sallallahu aleyhi vesellem böyle yapardı dermiş. Ebû Dâvud dedi ki: Zührî’nin Enes vasıtasıyla Rasûlullah’tan yaptığı rivâyeti de böyledir.

