-2. CİLT- · 274 – YOLCULUKTA İKİ NAMAZI BİRLEŞTİREREK KILMAK






1206 – Ebû’t-Tufeyl Âmir bin Vâsile radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre:
Muaz bin Cebel kendilerine şu haberi vermiştir. Tebuk seferinde,
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı
birleştirerek kıldı. Bir gün namazın (birini) tehir etti, sonra çıkarak öğle ile
ikindi namazını bir arada kıldı. Sonra çadırına girdi, sonra tekrar çıktı,
akşamla yatsıyı bir arada kıldı. [204]




1207 – Nâfi radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
İbn-i Ömer Mekke’de iken (karısı) Safiye’nin ölümü (haberi) için
çağrıldığında, nihayet güneş batıp yıldızlar göründü. İbn Ömer Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem’in seferde işi acele olduğu zaman bu iki namaz
arasını cem ederdi, dedi. Ve aydınlık kaybolana kadar yürüdü. Sonra
(binitinden) indi. Akşamla yatsıyı bir arada kıldı. [205]






1208 – Muaz bin Cebel radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Tebük seferinde iken yola çıkmadan
güneş batıya kayarsa öğle ile ikindiyi bir arada kılardı. Eğer yola çıktıktan
sonra güneş batıya kayarsa, ikindi namazı kılmak için vasıtasından inene
kadar öğleyi tehir eder, (ikisini bir kılardı) akşam da aynı yapardı. Eğer yola
çıkmazdan önce güneş batarsa akşamla yatsıyı bir arada kılardı. Eğer güneş
batmazdan önce yola çıkarsa, yatsı namazını kılmak için inene kadar
akşamı tehir eder, sonra aralarını cem ederdi.
İZAH
Yalnız arefe günü öğle namazı ile ikindi namazı, öğle vaktinde Arafat’ta,
bayram gecesi akşamla yatsı namazı, yatsı vaktinde berâberce
Müzdelefe’de kılınır. İmam Azam’ın reyi budur. Başka vakitleri cem
etmezler. Şâfiî’ye göre cem câizdir.






1209 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem seferde akşam ile yatsı arasını ancak
bir defa cem etmiştir.
Ebû Dâvud dedi: Bu hadis, Eyyüb Nafi İbn-i Ömer senediyle mevkufen
rivâyet olundu. Nafi, İbn-i Ömer’in bu iki namaz arasını cem ettiğini ancak
karısı Safiye’nin ölüm haberi duyurulduğu gece gördü. Mekhûl’ün Nafi’den
rivâyet ettiği hadis (de şöyledir: Nafi) İbn-i Ömer’i böyle yaparken bir veya
iki kere görmüştür.





1210 – Abdullah bin Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ne seferde, ne de korku içinde
olmadığı halde öğle ile ikindiyi bir arada, akşamla yatsıyı bir arada kıldı.
Mâlik, bunun yağmurlu bir günde olduğu görüşündeyim, dedi. [206]
Ebû’z-Zübeyr dedi ki: Bu hadise Tebük seferine çıktığımızda oldu.
İZAH
Müctehidler, yağmur sebebiyle namazları cem etmede ihtilaf ettiler. İmam
Mâlik ile Ahmed bin Hanbel şartsız kayıtsız yağmurlu günde öğle ile
ikindinin, akşam ile yatsının cem edilmesine cevaz verdiler. Eğer her iki
namaza başlarken yağmur devam ederse, Şâfiî ve Sevrî de câizdir, diyorlar.
Ebû Hanife ve Evzâî ise yağmur sebebiyle namazlar cem edilemez, her
namaz vaktinde kılınmalıdır, diyorlar. (Avnü-l-Ma’bûd, c. 1, s. 469)




1211 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Medine-i Münevvere’de ne korku ne
de yağmur olmadığı halde öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazlarını bir
arada kıldı.
İbn-i Abbas’a, Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in cem etmedeki kastı
ne idi, denildi. İbn-i Abbas, ümmetine meşakkat çıkarmamak istedi,
cevabını verdi. [207]






1212 – Nâfi ve Abdullah bin Vâkıd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre: İbn-i Ömer’in müezzini essalât (namaz vakti) demişti. İbn-i Ömer ona
yürü, yürü dedi, ve (akşam) aydınlık kaybolmazdan önceki an olunca indi
ve akşamı kıldı. Sonra aydınlık kaybolana kadar bekledi, yatsıyı kıldı ve
şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in acele bir işi olduğunda
şu benim yaptığım gibi yapardı. (İbn-i Ömer) o gün ve gece üç günlük yol
yürüdü.



1213 – İbn-i Câbir’den rivâyet edildiğine göre, bir önce geçen hadisin
manası rivâyet olundu.
Ebû Dâvud dedi: Bu hadisi Abdullah bin Alâ, Nâfi’den rivâyet etti. Dedi ki:
Şafağın kaybolduğu vakit indi, akşam ve yatsı namazı arasını cem etti.





1214 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem yedi sekiz defa bize Medine’de öğle
ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı (bir arada) kıldırdı. Râvîlerden Süleyman ve
Müseddet (bize) cümlesini nakletmediler.
Ebû Dâvud dedi ki: (Ümeyye bin Halef’in kızı) Tev’eme’nin âzatlısı Salih
(bin Nebhan) İbn-i Abbas’tan bu hadisi rivâyet etti de, yağmursuz olduğu
zaman dedi. [208]


1215 – Câbir radıyallahu anh’dan: Bir gün Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem Mekke’de iken güneş batmıştı. Akşamla yatsı arasını serif denilen
(yerde) cem etti. [209]

1216 – Hişam bin Sa’d radıyallahu anh’dan: Mekke ile Serif arası on millik
mesafedir.









1217 – Leys radıyallahu anh’dan: Rabia O’na şöyle yazdı: Bana Abdullah
bin Dinar haber verdi. Ve dedi ki: Ben Abdullah bin Ömer’in yanında
bulunuyordum, güneş battı. Biz yola devam ettik, ortalığın karardığını
görünce biz es-salât (namaza) dedik. (İbn-i Ömer) akşam aydınlığı
kaybolup, yıldızlar eğilene kadar yola devam etti. Sonra indi. Akşamla
yatsıyı cem etti. Ve şöyle dedi: “Ben, Rasûlullah’ın acele yola çıktığı zaman
namazı şu benim kıldığım gibi kıldığını gördüm. Bu iki namazı gece
girdikten sonra birleştirirdi.”
Ebû Dâvud dedi: Bu hadisi Âsım bin Muhammed de kardeşinden o da
Sâlim’den rivâyet etti. İbn-i Ebû Necîh, İsmail bin Abdurrahman bin
Zübeyr’den, İbn-i Ömer’den rivâyet olundu. Akşamla yatsı arasını cem
etmesi akşam aydınlığı kaybolduktan sonra idi.





1218 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi
vesellem yola güneşin zevâlinden önce çıktığı vakit öğle namazını ikindi
vaktine kadar tehir eder sonra iner, öğle ile ikindinin aralarını cem ederdi.
Eğer Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem hareket etmezden önce güneş
(batıya) kaymışsa öğleyi kılar, sonra (vasıtasına) binerdi (yola çıkardı).
Ebû Dâvud şöyle diyor: Râvîlerden Mufaddal, Mısır kadısı idi, duası
makbul bir zattır. O, Fezale’nin oğludur.


1219 – Ukayl (önceki) hadisi aynı senedle rivâyet etmiş ve demiştir ki:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem akşamla yatsı arasını cem edebilmek
için akşam aydınlığın kaybolduğu vakte kadar tehir ederdi. [210]







1220 – Muaz bin Cebel radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Tebük gazvesinde iken güneş batıya
kaymadan önce hareket ederse, öğleyi, ikindiyle cem etmeye tehir eder ve
ikisini berâber kılardı. Güneş batıya kaydıktan sonra hareket ettiği zaman
öğle ile ikindiyi bir arada kılar, sonra yola çıkardı. Akşam namazından önce
yola çıkarsa yatsı ile berâber kılana kadar akşamı tehir ederdi. Güneş
battıktan sonra yola çıktığı vakit yatsıda acele eder, onu akşamla berâber
kılardı.
Ebû Dâvud diyor ki: Şu hadis-i şerifi Kuteybe’den başka kimse rivâyet
etmedi. [211]

