ZEKÂT BÖLÜMÜ · 16 – ZEKÂT OLARAK VERİLMESİ CAİZ OLMAYAN MEYVELER



1607 – Ebû Ümâme bin Sehl’den, o da babasından şöyle rivâyet etmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem zekâtta hurmanın adisini ve tozlu, karışık renkli, küçük hurmaları almayı neyhetti. Zührî diyor ki; (bu lafızlar) Medine hurmasından iki rengin adıdır. [460]
İZAH
Cu’rur: hurmanın gayet adisi. Hubeyk: Tozlu, küçük, rengi muhtelif, Medine’de bulunan bir hurmadır. Ebedi âlemde karşılığına sevap beklediği zekâtı yerine, malın adisini vermek yakışmaz. İnsan kendi sevmediği bir malı, nasıl olur da ibadeti yerine verebilir?




1608 – Avf bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Mescidde yanımıza girdi. Elinde bir de asa vardı. Bir adam adi kuru ve yaş (karışık) hurma asmıştı. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem elindeki asayı o asılı hurma salkımına dürterek, “Eğer şu sadakanın sahibi isteseydi, bundan daha güzelini tasadduk ederdi, bunun sahibi kıyamet günü hurmanın döküntüsünü yer” buyurdu. [461]
İZAH
Kınv: Hurma dalı, Haşef: Kuru hurma demektir. Zengin mü’minler zekâta karşılık hurmalarından salkımlar kopararak fukaranın yemesi için mescidin kapısına asarlar, fakirler de bunları yerdi.

