ZEKÂT BÖLÜMÜ · 21 – ZEKÂTI VAKTİNDEN ÖNCE VERMEK






1623 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Ömer bin Hattab’ı zekât üzerine vazifelendirdi. İbn-i Cemil Hâlid bin Velid ve Abbas zekât vermediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “İbn-i Cemil başka bir intikam almıyor. Ancak, önceleri fakirdi, Allah onu zengin kıldı. (Onun için nankörlük ediyor.) Amma Hâlid bin Velid’e gelince, siz ona zulüm ediyorsunuz. O (malını) silâh ve zırh gibi harb âlâtına bağladı. Onları da Allah yolunda vakfetti. Amcam Abbas’a gelince onun zekâtını ve bir mislini de ben ödeyeceğim. Sonra da bilmez misiniz? Adamın amcası babanın yarısıdır. Veya babasının bir yarısıdır” buyurdu. [471]
İZAH
Hz. Ömer zekâtı toplama görevini üzerine alınca, zenginlere mallarının zekâtını ödemelerini emretti. İbn-i Cemil zekâtını ödemedi. Hz. Hâlid, ben zırh ve diğer harp eşyalarını ticaret için toplamadım. Allah yolunda harp etmek için vakfettim. Bunlara zekât gerekmez dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Halid’in sözünü tekid etmiş oldu.


1624 – Ali radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Abbas radıyallahu anh zamanı gelmeden önce malının zekâtını acele vermesine Rasûlullah’tan müsaade etmesini istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona ruhsat verdi. (Bir rivâyette) ona malının zekâtının vakti gelmeden vermesine izin verdi, dedi. [472]
İZAH
Malın üzerinden daha sene geçmeden, zekâtı verilebilir. Delili bu hadis-i şeriftir.

