Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Zevi’l-erhâmın mirastaki hakkı

FERÂİZ BÖLÜMÜ · 8 – ZEVİ’L-ERHÂMIN MİRASTAKİ HAKKI 2899 – Mikdam radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu: “Kim bir yük (bakıma muhtaç aile veya borç) …

FERÂİZ BÖLÜMÜ · 8 – ZEVİ’L-ERHÂMIN MİRASTAKİ HAKKI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2899 – Mikdam radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu: “Kim bir yük

(bakıma muhtaç aile veya borç) bırakırsa o yük, bana aittir.”

Hazreti Peygamber bazen da şöyle dedi: “O yük, Allah’a ve O’nun

Rasûlüne aittir.” Kim mal bırakırsa, o vârislerine aittir. Ben vârisi

olmayanların vârisiyim. Onun cinayet diyetlerini öderim. Ve ona vâris

olurum. Dayı, vârisi olmayanların vârisidir. Yeğenin cinayet diyetini öder

ve ona vâris olur. [601]

İZAH

Vârisi bulunmayanların malı Beytülmale kalır. Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem, Beytülmale mutasarrıf olması dolayısı ile ben vârisi

olmayanların vârisiyim, buyurdu. Ölen kimsenin mirası kime kalırsa

akilesini (cinayet diyetini), o kimse öder. Dayı zevil erhamdandır. Farz

sahipleri varken vâris olamaz. Onların bulunmadığı yerde vâris olur.

Yeğeninin diyet gibi borçlarını da öder.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2900 – Mikdam el-Kindî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ben her mü’mine kendisinden daha yakınım. Kim borç veya evlat

bırakırsa borçlarını ödemek, çocuklarına bakmak bana aittir. Kim mal

bırakırsa vârislerine aittir. Ben velîsi bulunmayanların velîsiyim. (Vârisi

olmayanların vârisiyim) malına vâris olurum. Esirini kurtarırım, karşılarım.

Dayı, mevlâsı olmayanların mevlâsıdır. Yeğeninin malına vâris olur. Onun

esirini kurtarır. (Üzerine lazım gelen cinayet diyeti gibi borçları karşılar.”

Ebû Dâvud dedi ki: Zay’a: İyâl (kalabalık çocuk) demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2901 – Salih bin Yahya bin Mikdam’ın dedesinden, rivâyet olunduğuna göre

o, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim

demiştir.

“Ben vârisi olmayanların vârisiyim. Esirini kurtarırım. Malına vâris olurum.

Dayı da vârisi olmayanların vârisidir. Esirini kurtarır. Malına vâris olur.”

İZAH

Bu ve bundan önce geçen hadis-i şerif dayı gibi zevi’l erhâmın vâris

olacağına delildir. Ebû Hanife ve Ahmed bin Hanbel’in mezhebi de budur.

Bu hadislerde geçen esirini kurtarırım ifadesi yakınlarından biri esir olursa,

onun kurtuluş parasını (fidye-i necatını) verir demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2902 – Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivâyet edilmiştir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in azatlı kölelerinden biri öldü, biraz

mal bıraktı. Evlat ve yakınlarından kimse kalmamıştı. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem:

“Onun mirasını kendi köy halkından bir kimseye verin,” buyurdu.

Ebû Dâvud, Süfyan’ın hadisi daha tamamdır, dedi.

Müsedded dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu.

“Onun kendi memleketinden burada kimse var mı?”

Ashab: “Evet,” dediler.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onun mirasını hemşerilerine verin,”

buyurdu. [602]

İZAH

Vârisi bulunmayan kimsenin mirası hazineye kalır. Hazine müslümanların

ihtiyacına sarf edileceği için hiç kimsesi olmayanın malı hazineye kalır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, vârisi bulunmayan bir kimsenin

malını sadaka olarak kendi köyü halkından birine verilmesini emretmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2903 – Abdullah bin Büreyde’nin babası Büreyde radıyallahu anh’dan

rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir zat geldi ve: “Benim yanımda

Ezd kabilesinden bir adamın mirası var, onu vermek için Ezdli bir adam

bulamıyorum,” dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Git bir sene Ezdli bir adam ara,”

buyurdu.

Büreyde dedi ki: Adam bir sene sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’e geldi ve yâ Rasûlallah, onu verecek Ezdli bir kimse bulamadım,

dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Git ilk rast geldiğin Huzaalıya onu

ver,” dedi. Adam geri döndüğünde, “Adamı bana çağırın,” buyurdu. Adam,

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelince şöyle buyurdu: “Huzaa

kabilesinden en yaşlı olan kimseye bak bu malı ona ver,” buyurdu.

İZAH

Ezd: Huzaa kabilesinin ve ensarın aslı olan Yemen’de bir kabiledir. Ezdli

kimse bulunmayınca Ezallinin malının Ezal kabilesinin bir kolu olan

Huzaa’dan bir kimseye verilmesi emredildi. Huzaa’dan da en yaşlı ve

dedelere en yakın kimsenin aranması emir buyruldu. Kimsesi kalmayan

kimsenin mirası, Beytulmale kalır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu

kimsenin vârisinin yokluğu dolayısı ile bir hemşehrisine verilmesini

emretti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2904 – İbn-i Büreyde’den, babasından rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Huzaa kabilesinden bir adam öldü. Onun mirası Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem’e getirildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Onun vârisini veya Zevi’l-erhâmını (anne tarafından yakını) arayın,”

buyurdu. Ona vâris ve zevil erhâmdan kimse bulamadılar. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, “O mirası Huzaa’dan en yaşlı kimseye verin,”

dedi.

Yahya dedi ki: Bir defasında Şureyk’in bu hadisin rivâyetinde şöyle

dediğini işittim: “Huzaa’dan en yaşlı kimseye bakınız.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2905 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

Bir zat azat ettiği bir kölesinden başka vâris bırakmadan öldü.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onun bir kimsesi var mı?” diye

sordu.

Ashab: “Hayır azat ettiği kölesinden başka kimsesi yok,” dediler.

Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, o kimsenin mirasını

azatlısına verdi. [603]