ALIŞ VERİŞ BÖLÜMÜ · 26 – ZORDA KALANIN SATIŞI





3382 – Benî Temim’den yaşlı bir zattan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Ali bin Ebî Tâlib bize hitâbede bulundu veya Ali şöyle dedi: İnsanlar üzerine ısırırcasına şiddetli bir zaman gelecek, zengin elindeki bulunan malı ısıracak, hâlbuki böyle cimrilikle emr olunmamıştı. Allah (c.c) şöyle buyurdu: “Aranızdaki fazlı unutmayınız…” O zaman darda kalanın malı alınır satılır. Hâlbuki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, zor durumda kalmışın malının satışından, sonu bilinmeyen şeyleri satmaktan ve olgunlaşmamış meyveyi satmaktan nehy etmiştir.
İZAH
Muztarın satışı iki türlü yorumlanabilir. Birincisi; bir kimse tehdit altında bulundurularak malını satmaya zorlanır, o kimse de istemeye istemeye malını satar. İkincisi; bir kimse borçlu olduğu için malını değerinin altında satmaya mecbur olur. İşte bu iki durumdaki satışa muztarın satışı denir. Böyle malını zor durumda kaldığı için satanın malı alınmamalıdır. Alınacaksa değer fiyattan alınmalı veya ödünç para vererek muztar durumda olan kimseye yardım olunmalıdır. İnsanlık bunu gerektirir. Kaçan köleyi satmak gibi sonucu belli olmayan şeyleri satmaktan da nehy olundu. Böyle alış verişler feshedilmiş sayılırlar.

