İÇECEKLER BÖLÜMÜ · 17 – ALTIN VE GÜMÜŞ KAPTAN SU İÇMEK





3723 – İbn-i Ebû Leylâ radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Hazreti Huzeyfe Medain’de idi. Su istedi, beldenin efendisi gümüşten bir bardak getirdi. Hazreti Huzeyfe, bardağı o zata fırlattı ve dedi ki: Ben bunu ona sadece daha önce kendisini gümüş bardak kullanmaktan nehyettiğim halde bundan vazgeçmediği için attım. Halbuki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ipek ve atlas (giymekten,) altın ve gümüş bardaklardan su içmekten nehyetti ve, “Dünyada onlar için ahirette sizin içindir” buyurdu. [399]
İZAH
Dihgan: Memleketin Büyûğü demektir. Medâin, aslında İran’lıların vilayeti idi. Hazreti Ömer’in halifeliği sırasında Saîd bin Ebî Vakkas tarafından fethedilmişti. Yine Hazreti Ömer devrinde Saîd bin Ebî Vakkas tarafından fethedilmişti. Yine hazreti Ömer devrinde Hazreti Huzeyfe Medain’e âmil tayin edilmişti. Hazreti Osman’ın şehid edilmesine kadar orada kalmıştı. Bu hadise o esnada oldu. Altın ve gümüş kaptan yemek yemek ve su içmekten nehyedilmiştir.




3724 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraberindeki ashabtan bir zat, ensârdan bir zatın yanına girdiler. O zât bahçesinde su değiştiriyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer yanında bu gece kırbada dinlenmiş su varsa (içeriz) yoksa eğilir ağzımızla içeriz” buyurdu. Ensârdan olan zat; yanımda kırbada gecelemiş su var, dedi. [400]
İZAH
Şen: Eski kırba demektir. Suyun geceleyip, dinlenmesinin sıhhat için daha yararlı olduğunu ve ağızla eğilip su içmekte bir mahzur bulunmadığını ifade eder.

