İCÂRE BÖLÜMÜ · 40 – CARİYELERİN KAZANCI

3425 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, cariyelerin kazancından nehyetti. [235]




3426 – Tarık bin Abdurrahman el-Kurâşî radıyallahu anh’dan rivâyete göre şöyle demiştir: Rafi bin Rıfaa, ensârın bulunduğu meclise geldi ve şöyle dedi: Yemin olsun bu gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizi bazı şeylerden nehyetti, – Rafi bazı şeyleri saydı- deyip devamla, parmaklarıyla işaret ederek, ekmek yapmak, ip eğirmek ve yün ditmek gibi eli ile yaptıklarının dışında câriyenin kazancından nehyetti” dedi.


3427 – Rafi bin Hadic radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, nereden kazandığı bilinmedikçe câriyenin kazancından (faydalanmaktan) nehyetti.
İZAH
Mekke ve Medine halkının cariyeleri bulunur. Bu cariyelere günlük veya aylık vergiler bağlarlar, bu cariyeler başkalarına hizmet eder, ekmek yapar, bahçe sular ve başka iş yaparlardı. Elde ettikleri ücretlerle efendilerine olan vergi borçlarını öderlerdi. Bu davranışın cariyeleri zinaya sevk edeceğni anlayan Fahr-i Kainat Efendimiz cariyelerin zina ederek kazanç temin etmelerinden nehyetti. Onların yapacakları işin el işleri olabileceğini tayin etti. Cariye bir para kazanmış, getirmişse onun nereden kazanıldığını bilmeden alıp yemenin caiz olmayacağnı bildirmiş oldu.

