BÖLÜMÜ · 46 – DENİZ HAYVANLARI(NIN ETLERİNİ) YEMEK











3840 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bizi Kureyş’in kervanını takip için göndermişti. Başımıza Ubeyde bin Cerrah’ı komutan tayin etmişti. Bir dağarcık hurmayı bize azık olarak vermiş, verecek başka bir şey de bulamamıştı. Ebû Ubeyde, bu hurmalardan bize birer hurma verir, çocukların emdiği gibi hurmayı emer, sora üzerine su içerdik. O gün akşama kadar bize yeterdi. Ağaçların yaprağını silkerdik. Sonra onu su ile ıslatır yerdik. Deniz kenarına indik, bize Büyûk kum yığını gibi bir şey göründü, yanına geldik ki, anber balığı denen hayvan (karaya oturmuş.) Ebû Ubeyde radıyallahu anh, bu hayvan ölmüştür bize helal değildir, dedi. Sonra hayır biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in elçileriyiz. Allah yolunda çıktık, sizler ise muzdar (güç) duruma düştünüz, yiyiniz dedi. Biz, üç yüz kişi idik. Bir ay onu yemeye devam ettik. Hatta yağlanıp şişmanladık, Medine’ye geldiğimiz vakit Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bunu söyledik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “O bir rızıktır ki, Allah onu sizin için çıkardı. Onun etinden sizin yanınızda bize yedirebileceğiniz bir şey var mı” buyurdu. Biz de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ondan biraz et gönderdik, yedi. [460]

