BÖLÜMÜ · 8 – DÎNEN ÇİRKİN BİR ŞEY BULUNAN DAVETE İCÂBETİN HÜKMÜ






3755 – Sefîne Ebî Abdurrahman radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Bir zât Ali bin Ebû Talib’e misafir oldu ve ona yemek yaptı. Fatıma radıyallahu anha, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i de çağırsaydık. Bizimle yemek yeseydi” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i de çağırdılar. O da geldi, elini kapının sövesine koydu, birden evin bir köşesine konulmuş süslü nakışlı perdeyi gördü, bunun üzerine geri döndü. Hazreti Fatıma, Hazreti Ali’ye, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yetiş bakalım, onu ne geriye döndürdü” dedi. Hazreti Ali radıyallahu anh, O’nu takip ettim. Ey Allah’ın Rasûlü, senin geriye dönmene ne sebep oldu dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Benim için veya bir peygamber için zevki çeken şeylerle donatılmış bir eve girmek uygun değildir” buyurdu. [417]
İZAH
Gıram: Üzeri işlenmiş örtü demektir. İzade: Kapının yan tarafında bulunan, bizim söve ve kasa dediğimiz ağaç.

