Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 30, 2026

Gömleği yerde sürümek

BÖLÜMÜ · 28 – GÖMLEĞİ YERDE SÜRÜMEK 4084 – Ebû Cürey, Câbir bin Süleym radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

BÖLÜMÜ · 28 – GÖMLEĞİ YERDE SÜRÜMEK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4084 – Ebû Cürey, Câbir bin Süleym radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle demiştir

– Bir zât gördüm, insanlar onun reyine dönüyorlardı, her ne söylese onu

kabul ediyorlardı. Ben bu zât kimdir, dedim.

– Bu Allah’ın Rasûlüdür, dediler.

Ben iki defa:

– Allah’ın selâmı üzerine olsun anlamına gelen, “Aleykesselâm ya

Rasûlallah, kelimesini tekrarladım. Peygamber Efendimiz, “Aleykesselâm

deme, çünkü Aleykesselâm ölülerin selamıdır. Ama, Esselamü aleyke de”

buyurdu.

Dedi ki:

– Ben, sen Allah’ın Rasûlü müsün, dedim. Peygamber Efendimiz sallallahu

aleyhi ve sellem “Ben sana bir zarar isabet ettiğinde yalvarıp darlığını

gideren, sana bir kıtlık isabet ettiğinde kendisine yalvardığında yağmuru

yağdıran, istediğin otu bitiren, Allah’ın Peygamberiyim. Otsuz, ağaçsız bir

sahrada olduğun vakit deven kayıp olup, yalvardığında deveni sana

gönderen Allah’ın Rasûlüyüm” buyurdu.

Dedi ki: Ben şöyle dedim: Ey Allah’ın Rasûlü, bana unutmayacağım, sıkı

sıkı uyacağım bir nasihat et.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sakın kimseye sövme” buyurdu.

Dedi ki: (Bundan sonra) ne hür, ne köle, ne deve ve ne de koyuna

sövmedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,

“Sakın dinden olduğu belli olan (maruftan) bir şeyi küçümseme, kardeşine

güler yüzle söz söylemen dahi maruftandır. Gömleğini bacağının yarısına

kadar kaldır. Eğer bunu kaldıramıyorsan topuğuna kadar indir. Gömleği

yere kadar uzatmaktan sakın, çünkü bu kibir alametidir. Allah Teâlâ kibiri

sevmez, eğer bir kimse sende olan bir kusurdan dolayı seni ayıplarsa sen

onda olan bir kusurdan dolayı onu ayıplama, bunun vebali ona aittir.” [609]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4085 – Salim’in babası Abdullah’tan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim kibirlenerek elbisesini

sürürse, Kıyamet gününde Allah Teâlâ ona rahmet nazarı ile bakmaz.”

Ebu Bekir dedi ki: Gömleğimin bir tarafı aşağı sarkıyor, ben de devamlı onu

sarkıtmamaya dikkat ediyordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Ey Ebubekir sen onu kibirlilikten dolayı uzatanlardan değilsin” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4086 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Bir zamanlar bir zat, uzun gömlekle namaz kılıyordu. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem ona, “Git abdest al” dedi. O kimse gitti abdest aldı. Sonra

geldi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona: “Git abdest al” buyurdu.

Başka bir zât Peygamberimize, ey Allah’ın Rasûlü, o kimseye gidip abdest

almasını niçin emir buyuruyorsun sonra da bunun hikmetinden

bahsetmiyorsun. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de, şöyle

buyurdu: “Bu kimse uzun gömlekle namaz kılıyordu. Gerçekten Allah (c.c)

gömleğini uzatarak namaz kılan kimsenin namazını kabul etmez.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4087 – Ebû Zer radıyallahu anh’dan rivayetle Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Üç kimse var ki Alla (c.c) kıyamet gününde onlarla konuşmaz, rahmet

nazarı ile bakmaz, onları tezkiye etmez, onlar için çok acıklı azap vardır”

buyurdu. Ben, sevaplardan eli boşa çıkan ve amellerinden fayda görmeyen

bu kimseler kimlerdir ey Allah’ın Rasûlü, dedim. Rasûlullah yukardaki

sözünü üç defa tekrarladı.

Ben yine helak olan, mahvolan bu kimseler kimlerdir, dedim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eteğini kibirden dolayı topuklarının

altına sarkıtan, yaptığını başa kakan, yalandan yemin ederek malını satan

veya yemini ile malını satan kimse.” buyurdu. [610]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4088 – Ebû Zer radıyallahu anh’dan önce geçen hadisin rivâyet edildi.

Ancak bir önceki rivâyet daha tamamdır. Bu rivâyette, Ebû Zer dedi ki:

Mennan, her verdiğini başa kakan, kimse anlamına gelir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

4089 – Kays bin Bişr et-Tağlibî’den rivâyet olunmuştur: Kays dedi ki:

Ebu’d-Derdâ’nın arkadaşı olan babam bana şunları anlattı:

Dimeşk’de Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’min

sahabîlerinden İbn-i Hanzaliyye diye anılan bir adam vardı. Yalnızlığı seven

ve yalnız yaşıyan bir kimse idi. Halk ile az oturur kalkardı. Onun

meşguliyeti (nafile) namazdan ibaretti. Namazı bitirince de ailesinin yanına

varıncaya kadar tesbih ve tekbirle meşgul olurdu. Bir gün biz Ebu’d-

Derda’nın yanında iken bize uğradı. Ebu’d-Derda ona: “Bize yararlı olacak

ve sana zararlı olmayacak bir söz söyle dedi. Bunun üzerine ibn-i

Hanzaliyye şunları söyledi:

“Rasûlullah düşman üzerine bir akıncı birliği göndermişti. Bir süre sonra bu

birlik savaştan döndü. Derken bu birliğe katılanlardan biri (hazreti

Peygamberin meclisine geldi ve Rasûlullah’ın da bulunduğu meclise

oturdu. Yanında bulunan birisine:

– Düşmanla karşılaştığımızda bizi bir görseydin! Falan kimse düşmana

saldırıp “Al bu da benden! Ben Gıfarlı yiğidim” diyerek mızrağını

(düşmana) sapladı. Onun bu sözü hakkında görüşün nedir, dedi. (O adam

da):

– O zât bu sözüyle yapmış olduğu cihadın sevabını iptal ettiği

görüşündeyim, cevabını verdi. Bu sözü bir başkası işitti ve:

– Ben bu sözde bir mahzur görmüyorum, dedi. Bunun üzerine münakaşaya

başladılar. Nihayet onların bu münakaşasını Rasûlullah duydu ve şöyle

buyurdu:

– “Hayret doğrusu (Allah yolunda savaşırken) bu gibi sözler söyleyen bir

Müslümanın (bu savaşından gereği gibi sevap almasına ve (dünyada)

iyilikle anılmasına hiçbir engel yoktur. Kays bin Bişr sözlerine devam

ederek dedi ki: Babam daha sonra bana şunları anlattı:

– Gördüm ki Ebu’d-Derdâ Hazreti Peygamber’in bu sözüne çok sevindi.

“Sen bunu bizzat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den mi işittin”

diyerek başını İbn-i Hanzaliyye’ye doğru kaldırmaya başladı. İbn-i

Hanzaliyye “Evet duydum” cevabını verdi. Ebu’d-Derda ibn-i

Hanzaliyye’ye bunu bizzat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den mi

duydun diyerek sormaya devam etti. Nihayet ben (Ebu’d-Derda’nın bu

soruyu tekrarlarken içinde bulunduğu tevazuyu ve edebi görünce kendi

kendime) “kesinlikle Ebu’d-Derda (ibni Hanzeliyye’nin dizlerine

kapanacak” diyordum.

Babam sözlerine devam ederek şöyle dedi: İbn-i Hanzaliyye bir başka gün

yine yanımıza uğradı. Yine Ebu’d-Derda ona: “Bize yararlı olan ve sana

zararlı olmayan bir söz söyle” dedi. O da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem bize “Cihad için elinde tuttuğu ata masraf eden kimse sadaka

verecek elini açıpta kapamayan kimse gibidir” buyurdu, dedi. Başka bir gün

(yine) bize uğradı. Yine Ebu’d-Derda: “Bize yararlı olup sana zararlı

olmayacak bir söz söyle dedi. O da: Rasûlullah bize “Saçları kulak

yumuşaklarından aşağı inecek uzun, eteği de topuklarından daha aşağıya

kadar sarkık olmasa Hureym el-Esedî ne iyi adamdır” buyurdu, dedi. Bu

söz Hureym’e ulaştı da koşup eline bir bıçak aldı ve onunla saçını

kulaklarına kadar eteğini de dizlerinin yarısına kadar kısalttı. Sonra bir

başka gün bize yine uğradı. Ebu’d-Derda ona: “Bize fayda verecek sana

zarar vermeyecek bir söz (söyle) dedi. O da: Rasûlullah’ı böyle buyururken

işittim: “Siz Müslüman kardeşlerinizin yanına varıyorsunuz. Onların yanına

vardığınız zaman binek hayvanlarına güzel eğerler vurunuz ve güzel

elbiseler giyiniz. Öyle ki, halk içinde (yüzdeki) ben gibi olunuz. Çünkü

Allah çirkinliği ve isteyerek çirkinleşmeyi sevmez.”

Ebû Dâvud dedi ki: (Bu cümleyi Ebû Nuaym’da Hişam’dan “Ta ki halk

arasında (yüzdeki) ben gibi olunuz” diye rivâyet etti.