Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 30, 2026

Hakimin yanlış hüküm vermesi

DAVALAR BÖLÜMÜ · 7 – HAKİMİN YANLIŞ HÜKÜM VERMESİ 3583 – Ümmü Seleme radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ben ancak bir beşerim. Siz ise bana …

DAVALAR BÖLÜMÜ · 7 – HAKİMİN YANLIŞ HÜKÜM VERMESİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3583 – Ümmü Seleme radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ben ancak bir beşerim. Siz ise bana dava getiriyorsunuz. Umulur ki sizden biriniz delilini, diğerinizden daha iyi anlatabilir, ben de ondan dinlediklerime göre hükmederim. Böylece ben kime kardeşinin hakkında bir şey hükmedersem sakın ondan bir şey almasın. Çünkü ben (bu şekilde verdiğim hükümle) ona ateşten bir parça kesip vermişim demektir” buyurdu. [322]

İZAH

Hakimler kendilerine iletilen davalarda delillere göre hükmederler. Bazı kere haksız olan kimse, haksız olduğunu bile bile haklı imiş gibi deliller getirir. Hatta iki şahit de gösterir. Hakim delillere ve şahitlerin şahitliğine bakar da haksızı haklı çıkarabilir. Hakimin hükmü haksızı hak sahibi kılmaz. Hakim, görünüşe göre hüküm verdiğine göre davanın birde iç yüzü ve hakikati vardır. Asıl olan bunun hakikatidir. Hakim lehime hükmetti diye haksızlığını bile bile hak yememeli harama girmemelidir. Çünkü, haksız yere ona verilen hak, ateşten koparıverilmiş bir parçadır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3584 – Ümmü Seleme radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e mirasları hakkında davalaşan iki kişi geldi. İddialarının dışında hiç birisinin delili yoktu. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem önce geçen hadisin manasını onlara hatırlattı. Her iki kişi de ağladılar, bunlardan her biri öbürüne benim hakkım sanadır, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her ikisine, “Madem ki aranızda bu helâlleşmeyi yaptınız. Malı taksim edin, taksim ettiğiniz malda adaletle riayet edin, sonra kura atın, sonra da aranızda helalleşin” buyurdu.

İZAH

Bu hadis-i şerifte bazı yollar gösterilmiştir. 1 – Paylaşılmasında anlaşılamayan malı kendi kararınca taksim etmek. 2 – Taksim edilenin birbirlerine denk olmasına dikkat etmek. 3 – Kura çekmek. 4 – Helalleşmek.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3585 – Abdullah bin Rafî dedi ki: Ümmü Seleme’nin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir önce geçen hadisin benzerini rivâyet etiğini işittim. O rivâyette şöyle demiştir: İki kişi mirasları ve eskimiş bazı eşyaları hakkında davalaşıyorlar idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bana vahiy gelmeyen hususlarda aranızda reyimle hükmederim” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3586 – İbn-i Şihab radıyallahu anh’dan rivâyete göre Ömer bin Hattab radıyallahu anh minber üzerinde şöyle dedi: Ey insanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kendi reyine göre verdiği hükümlerde isabet eder idi. Çünkü Cenab-ı Hak O’na doğruyu gösterirdi. Ancak bizim reyimize göre hükmümüz zan ve tekellüften ibarettir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3587 – Muaz bin Muaz şöyle dedi: Bana (bir önce geçen hadisi) Şamlı Ebû Osman haber verdi. Ben ondan yani Şamlı Hariz bin Osman’dan daha faziletli birisini gördüğümü zannetmiyorum.