İCÂRE BÖLÜMÜ · 49 – İHTİKAR (STOKÇULUK) YASAKTIR





3447 – Adiy bin Ka’b’ın çocuklarından biri olan Ma’mer bin Ebî Ma’mer’den rivâyet edildiğine göre Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ancak günahkar ihtikar yapar” Muhammed bin Amr bin Atâ diyor ki: – Sa’d bin Müseyyeb’e ihtikar yapıyorsun, dedim. Saîd de bana: – Hadisin râvisi olan Ma’mer’de ihtikar yapardı, diye cevap verdi. Ebû Dâvud şöyle dedi: – Ahmed bin Hanbel’e ihtikâr nedir, diye sordum. “Halkın yaşayışında etkili olan şeydir” diye cevap verdi. Ebû Dâvud şöyle dedi: Evzâî dedi ki: İhtikarcı çarşıya itiraz eden (gıda maddesinin orada satılmasını önleyen pahalansın diye saklayan) kimsedir.
İZAH
Hukre: Yiyecek cinsinden bir mal piyasada azalsın, pahalansın o zaman satarım, diye alıp saklamaktır. Bu kelime dilimize ihtikar olarak yerleşmiştir. İhtikarın bir lügat manası, bir de ıstılahi manası var. Lügat manası: Mutlaka bir malı pahalanınca satmak için saklamaktır. İstılâhi manası ise: Halkın muhtaç olduğu gıda maddelerini pahalandığı zaman satarım diye alıp saklamaktır. Ama bir müstahsil tarlasından kaldırdığı mahsulü çarşıya getirmeyip, kıymetlenince satmak isterse, bu lugat manası bakımından ihtikâr ise de, ıstılah manası bakımından ihtikâr değildir. Vebali yoktur. İşte Saîd bin Müseyyeb ve Ma’mer radıyallahu anh’ın yaptıkları ihtikâr, lûgat bakımından ihtikârdır. Yoksa halkın muhtaç olduğu gıda maddesini fırsat kollamak için alıp saklamış değillerdir.






3448 – Katade radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: – Hurmada ihtikar yoktur. İbn-i Müsennâ’nın Yahya bin Feyyaz’dan rivâyetinde Yahya bu söz Hasan-ı Basrî’den rivâyet edildi, demiştir. İbn-i Müsennâ da, biz Yahya bin Feyyaz’a (Hasan-ı Basrî böyle söz söylememiştir) Hasan’dan duydum diye söyleme dedik, diyor. Ebû Dâvud: – Bu hadis bizim indimizde batıldır, dedi. Ebû Dâvud: – Saîd bin Müseyyeb, (hurma ve kuru üzüm) çekirdeğini (hayvanın yemesi için toplanan) yaprağı (tohumluk) taneyi değerini bulsun diye saklardı, dedi. Ahmed bin Yunus’un da şöyle dediğini işittim: – Süfyan radıyallahu anh’dan: Kurumuş yoncayı saklamanın hükmünden sordum. Süfyan: – Ashab bunları saklamayı hoş görmezlerdi, dedi. – Ebû Bekir bin Ayyaş’a sordum. O da: – Onu sen de sakla diye cevap verdi.
İZAH
Kebs: Saklamak. Kattı: Yonca kurusu. Neva: Çekirdek. Habat: Yaprak. Büzr: Tohum anlamına gelir. İmam Malik hazretleri, yün, keten, zeytin yağı gibi pazarda ve piyasada darlık getirecek her şeyde ihtikar yasaktır, diyor. (Maallim-üs-Sünen) İmam Ahmed: İhtikar sadece yiyecek maddelerinde yasaktır. İmam-ı Azam ve İmam-ı Şâfiî’ye göre sadece gıda maddelerindedir. Bir müstahsil kendi mahsulünü pazara çıkarmayıp fiyatlar yükseldiğinde çıkarsa bu ihtikar olmaz. Mahsul bol iken alınan malı fiyatlar yükselince satmak ihtikar sayılmaz. Ama hadislerin hepsini bir anda düşünmeli ve mezhebler arasındaki görüş farkını da dikkate alıp, gıda maddesinin dışında olsa da ihtikârdan sakınmak gerekir.

