İCÂRE BÖLÜMÜ · 39 – KAN ALAN HACAMATCININ KAZANCI


3421 – Rafi İbn-i Hadic radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kan alanın ücreti pistir. Köpeğin satışı karşılığında alınan para pistir. Fahişenin zina karşılığı aldığı ücret pistir (haramdır)” buyurmuştur. [231]
İZAH
Haccam: Kan alan kimseye denir. Tansiyon yükselmesini azaltmak ve bazı azalarda bulunan ağrıları gidermek için kan aldırılır, kan pis olduğu için kan alanların kazancının da, içe sinen bir kazanç olmadığı belirtilmiş oluyor. Bu hadise dayanarak kan alanların kazancının haram olduğunu söyleyen ilim adamları var. Ama ilim adamlarının çoğu bir hadis sonra gelecek olan, İbn-i Abbas hadisini esas alarak, kan alanın kazancının helal olacağını kabul etmişlerdir Eğer helal olmasa bu gün hastalardan iğne ile kan alanlara para verilmese kimse kan almaz, bir çok kimse perişan olurdu. Köpeğin kazancı da temiz bir kazanç olmadığı bildiriliyor. Ancak köpek av köpeği, çoban köpeği olur. Onlar da bu görevde terbiye edilmişlerse onları satıp parasını almak helaldir. Terbiye edilmiş değil ise yine parası alınabilir. Ancak pek temiz bir kazanç olmayabilir. Bu yasak sonradan neshedilmiştir. Fahişenin mehrinden maksat fahişeye zina edilmesi karşılığında verilen para demektir. Görünüşte namuslu bir kadın, nikahlanırken verilen mehre benzediği için mehir denilmiştir. Zina haram olduğu gibi buna karşılık para verilmesi de haramdır. Bu durumda fahişenin kazancı kesin olarak haramdır. İmam Şafiî, bu hadis-i şerife dayanarak “kesinlikle köpeğin parası haramdır” demiş, terbiyeli köpek ile terbiyelenmemiş köpek arasında fark göstermemiştir. (Bezl-ül-Mechüd, c. 5, s. 90)




3422 – İbn-i Muhayyısa radıyallahu anh’dan o da babasından şöyle rivâyet edilmiştir: O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den kan alma karşılığında ücret almasına müsaade istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muhayyısa’yı kan alma karşılığında para almaktan nehyetti. Muhayyısa bu paranın helal olup olmadığını sormaya ve bunun yenmesine izin istemeye devam etti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de, “Onunla devene yiyecek al veya kölene ver” diye emretti. [232]



3423 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kan aldırdı kan alıcıya ücretini verdi. Eğer bu para pis olsaydı kan aldırma ücreti vermezdi. [233]


3424 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den Ebû Taybe kan aldı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bu hizmetine karşılık bir sa’ hurma verilmesini emretti. Ve ehline Ebû Taybe’nin haracını hafifletmesini emretti. [234]
İZAH
Ebû Taybe, Benî Beyaza’dan birkaç kişinin kölesi idi. Kan alma sanatını bilirdi. Her gün efendilerine üç sa’ hurma ödemek durumunda idi. Rasûl-i Ekrem Efendimiz’den kan almıştı. Peygamber Efendimiz kendisine kan alma ücretini ödedi. Sahiplerine söyledi, her gün ödemeye mecbur olduğu üç sa’dan bir sa’ hafifletilerek ondan sonra iki sa’ öder oldu.

