BÖLÜMÜ · 29 – KİBİR HAKKINDA GELEN HADİSLER



4090 – Hennad’ın Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyetine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş: “İzzet ve Celal sahibi olan Allah (c.c) şöyle buyurdu: Büyûklük benim ridam ululuk benim izarım durumundadır. Kim bunlardan birinde bana ortak olmaya çalışırsa onu ateşe atarım.” [611]
İZAH
Rida bedenin belden yukarı kısmı için kullanılan elbisedir. İzar ise belden aşağısı için kullanılan elbisedir. Allah Teâlâ giysi giyinmekten münezzehtir. Ancak burada bir misal verilerek, bir insanın elbisesini bir başkası aynı anda bürünemez ise Allah’a mahsus bu iki sıfata da, başka bir varlığın ortaklık taslaması da düşünülemez demektir.



4091 – Abdullah (bin Mes’ûd) hazretlerinden rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse cennete giremez, kalbinde hardal tanesi kadar imanı olan kimse de ateşe girmez.” [612]
İZAH
Kibirli kimse kibri devam ettiği müddetce cennete giremez. Cennete girmesi için kalbinde bulunan kibrinin çıkması gerekir. Kalbinde hardal tanesi kadar imanı olan kimse ateşe girmeyeceğine göre ya iman kibri temizler, veya kibir imanı mahveder. Ama hadiste geçen kibrin küfür derecesinde olanı olduğu anlaşılır. Eğer kibir küfür deercesinde olursa imanı yok eder. Sahibi de cennete giremez. Eğer küfür derecesinde değilse amelleri kibir sebebi ile mahvolur. İmanı onu sonunda cennete kor.





4092 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayetle güzel yüzlü bir zât Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize geldi ve: – Ey Allah’ın Rasûlü, ben kendisine güzellik sevdirilen bir adamım. Gördüğünüz gibi ondan bana da verilmiştir. Hatta bir kimsenin (güzellikte) benden üstün olmasını asla istemiyorum. Bu hususta nalinimin tasmasında dahi kimsenin beni geçmesini arzu etmem. Bu kibirlenmekten mi sayılır, dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, “Hayır bu kibirlilikten değildir, lakin kibir hakkı zayi eden insanları küçümseyenin yaptığı inkar ve Büyûklenme fiilleridir” buyurdu. [613]

