İCÂRE BÖLÜMÜ · 90 – ÖDÜNÇ OLARAK ALINAN MALIN TAZMİNİ


3561 – Semure radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “El, aldığı malı ödeyinceye kadar ondan sorumludur.” Katâde dedi ki: Sonra Hasen unuttu ve şöyle dedi: “O, senin eminindir. Ona borçlanmak yoktur.” [310]
İZAH
Hasan-ı Basrî’nin rivâyet ettiği hadis ile, onun “emanetin helak olması anında onu ödemek gerekmez” görüşü arasında ihtilaf yoktur. Çünkü hadis- i şerif emanet helak olursa ödenmesi gerektiğini ifade etmiyor. (Bezl-ül- Mechud)



3562 – Umeyye bin Safvan’ın babası Safvan’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hüneyn savaşı günü kendisinden bir çok zırh ödünç almıştı. O, bu zırhları gasben mi aldınız, Ey Muhammed, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hayır, aksine telef olduğu takdirde bedeli ödenmek üzere olan bir ödünçtür (ariyettir)” buyurdu.








3563 – Abdullah bin Safvan’ın ailesinden bazı kimselerden şöyle rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona: “Ey Sayfan, yanında silah var mı” buyurdu. Safvan ödünç mü (istiyorsun) yoksa gasb mı dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Hayır gasb değil, belki ödünçtür” buyurdu. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e otuzla kırk arasında zırhı ödünç verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Huneyn gazasına çıktı, müşrikler bozguna uğrayınca Safvan’ın zırhları toplandı, fakat o zırhlardan bazıları kayboldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Safvan’a: “Biz senin zırhlarından bazı zırhları kaybettik, sana borçlanalım mı” buyurdu. Safvan: “Hayır, Ey Allah’ın Rasûlü, o gün gönlümde olmayan (iman) bu gün gönlümde var” dedi. Ebû Dâvud dedi ki: “Safvan zırhları Müslüman olmadan önce ödünç olarak vermişti, sonra Müslüman oldu.


3564 – Safvan ailesinden bazı kimselerden rivâyet edildiğine göre şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ödünç almıştı. Râvi bir önce geçen hadisin manasını zikretti.
İZAH
Safvan, henüz Müslüman değildi, kendisinden emanet zırh alındı, eğer zırhlarına bir zarar gelirse onların tazmin edileceği duyurularak zırhlarına garanti verildi. Huneyn savaşını müteakib zırhlar birkaç eksiği ile Safvan’a iade edildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eksik zırhları borçlanacaklarını bildirmesi üzerine Safvan radıyallahu anh, “Kaybolan zırhlarımın ödenmesini istemiyorum. Çünkü zırhlar ödünç alındığı sırada Müslüman değildim, şimdi ise Müslümanım. O zırhları bağışlıyorum” dedi.





3565 – Ebû Ümâme radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah her hak sahibine hakkını verdi. Varise vasiyet yoktur. Kadın kocasının izni olmadan evinden bir şey dağıtamaz.” Ey Allah’ın Rasûlü, yiyecek de veremez mi dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Yiyecek mallarımızın en faziletlisidir” buyurdu. Sonra da, ariyet (ödünç) ödenir. Meniha (gelirini alıp iade etmek üzere alınan, tarla hayvan ve ağaç) iade edilir. Borç ödenir. Kefil borçludur” buyurdu. [311]
İZAH
Ariyet: Ödünç verilen eşya demektir. Meniha: Bir müddet kullanıp istifade etmek, sonra geri vermek üzere ödünç verilen tarla, ağaç veya hayvan demektir. Deyn: Borç. Zaim: Kefil demektir.



3566 – Safvan’ın babası Yalâ radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sana benim elçilerim geldiği vakit onlara otuz zırh ve otuz da deve ver.” Yalâ radıyallahu anh dedi ki: Ben, Ey Allah’ın Rasûlü, (telef olursa) bedeli ödenmek üzere mi, yoksa kendileri geri verilmek üzere mi bu malları istiyorsun, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Telef olduğunda kalanları iade etmek üzere” buyurdu.

