İCÂRE BÖLÜMÜ · 37 – ÖĞRETMENİN KAZANCI






3416 – Ubade bin Samit radıyallahu anh’dan rivâyete göre şöyle demiştir: Sûffe halkından bazı kimselere Kur’an okumayı ve yazmayı öğretmiştim. Onlardan bir zât bana bir yay hediye etti. Bu (şahsî) bir mal değildir. Bununla Allah yolunda düşmana ok atarım, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gidip bunun hükmünü sorayım, dedim. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huruzuna kadar geldim ve Ey Allah’ın Rasûlü, kendilerine yazı ve Kur’an öğrettiğim kimselerden birisi bana bir yay hediye etti. Bu bir mal değil, Allah yolunda bununla ok atarım dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer ateşten boynuna bir halka takılmasını istiyorsan o yayı kabul et” buyurdu. [229]
İZAH
Bu hadisin manası hakkında ilim adamları ayrı ayrı görüş ileri sürdüler. İmam Azam Ebû Hanife, Zührî ve İshak’a göre; Kur’an öğretmek karşılğında ücret almak caiz değildir Hasan-ı Basrî, İbn-i Sîrîn ve Şa’bî’ye göre Kur’an öğretmek karşılığında ücret alacağını şart kılmazsa beis yoktur. Atâ, Malik ve Şafiî hazretlerine göre Kur’an öğretmek karşılığında ücret almakta beis yoktur dediler. Delil olarak nikah bahsinde geçen bir zatın bir kadına talip olup kadına verecek mehir bulamayınca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin, “Ezberinde bulunan Kur’an karşılığında o kadını sana nikahladım” buyurmasıdır dediler.


3417 – Ubade bin Samit radıyallahu anh’dan şu geçen haberin benzeri rivâyet edildi. Bir önce geçen haberse daha tamamdır. (Ubade anlatıyor): Ben Ey Allah’ın Rasûlü, Kur’ân ve yazı öğretmem karşılığında bana hîbe edilen yayı almam hakkında ne buyurursunuz dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “İki kürek kemiğin arasına (boynuna) takındığın veya astığın bir kor” buyurdu.

