İCÂRE BÖLÜMÜ · 45 – PAZAR YERİNE VARMADAN SATICIYI KARŞILAMAK


3436 – Abdullah b. Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Biriniz bir diğerinizin satışı üzerine satışta bulunmasın. Satılacak eşya çarşıya inmeden onu yolda karşılamayın.” [239]
İZAH
Müslümanın alış verişte de İslam edebine uyması gerekir. Bir mü’min elli liraya bir meta satmışsa bu aynı malı sana kırk beş liraya vereceğim, diye alıcıyı vaz geçirip ilk satıcıyı kızdırmaması gerekir. Bu bir edep meselesidir. Köylerden şehirlere mallar gelir, bu mallar pazara iner, herkes ihtiyacını oradan alır. Ama satıcı daha şehre inmeden yolda önüne durup Pazar piyasasını öğrenmeden malını elinden almak satıcıyı aldatmak olacağı için bundan nehyedilmiştir. Ayrıca yolda karşılanan mala fark koyarak pazarda satmak alıcıları da zarara sokmaktır.





3437 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Mal getireni karşımaktan nehyetti. Eğer bir müşteri malı karşılar da, yolda satın alırsa, mal sahibi pazara varıp (piyasayı öğrenince) o malı satıp satmamakta muhayyerdir” buyurdu. Ebû Ali der ki: Ebû Dâvud’un şöyle dediğini işittim: “Süfyan; biriniz diğerinin satışı üzerine satışta bulunmasın sözünün manası, ben de on liraya ondan daha iyisi var demesidir.” [240]

