İCÂRE BÖLÜMÜ · 47 – ŞEHİRLİNİN, KÖYLÜNÜN YERİNE SATIŞ YAPMASINI YASAKLAYAN HADİSLER


3439 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şehirlinin bâdiyede (köyde çölde) oturan adına malını satıvermesini nehyetti. Tavus: İbn-i Abbas’a şehirlinin bedevî adına malını satıveremesi, demenin manası nedir dedim. İbn-i Abbas: Onun için simsarlık yapmasın, cevabını verdi. [242]
İZAH
Köyden müstahsil mal getirir. Şehirli, “Şimdi piyasa ucuz, sen bu malı bana bırak git, piyasa yükselince ben senin bu malını satıveririm” der, malı alıkor, işte bu alış veriş nehyedilmiştir. Çünkü böyle alış verişte köylünün aldanma ihtimali var. Sonra müstahsil malını getirince onun o gün satılması piyasa için genişlik getirir. Bu malı saklamak ihtikara sebep olur. Hanefîlere göre: Yerlinin yabancı için malını satıvermesi caizdir. Mâlikilere göre: Bu alış veriş feshedilir. (Avn-ül-Ma’bud, Maallim-üs- Sünen, Bez-ül-Mechûd)





3440 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Yerli olan badiyede oturanın malını satıvermesin, isterse kardeşi veya babası olsun” buyurdu. Ebû Dâvud dedi ki: Hafs bin Ömer’in şöyle dediğini işittim: – Bize Ebû Hilal haber verdi, o da dedi ki: Muhammed haber verdi. O da Enes bin Malik’ten nakletti. Enes radıyallahu anh dedi ki: – Şehirli bedevî namına satmasın deniliyordu. Ama bu kelime hem onun adına hiçbir şey satamaz hem de satın alamaz” manalarına gelen bir kelimedir. [243]




3441 – Sâlim el-Mekkî radıyallahu anh’dan: Ona da bir bedevî haber vermiş. Bedevî Asr-ı Saadette bir sütlü devesini getirdi. Talhâ bin Ubeydullah’a misafir oldu. Talhâ ona dedi ki: – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şehirlinin bedevînin malını onun adına satıvermesini yasakladı. Lakin çarşıya git bak, seninle kim alış veriş yapacaksa benimle müşâvere yap. Ben sana (duruma göre) malını sat veya satma derim (desin).


3442 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şehirli bâdiyede (çölde, köyde) oturanın malını onun adına satıvermesin, insanları kendi hallerine bırakın, Allah onların bazısını bazıları vasıtasıyla rızıklandırır.” [244]
İZAH
Şehirde oturanın köyde ve çölde oturanın malını satmasından nehyedilmesi, piyasada darlığı önlemek içindir. Çünkü şehirli köylüye sen malını bana bırak, fiatlar yükselince ben senin malını satıveririm derse, köylünün malı tutuklanarak bir nevi darlık (ihtikar) meydana gelecektir. Bir de bu mal sonra satılırsa şehirli bu mal üzerine komisyon koyarak ya malın fiyatını yükseltecek veya malın anasından komisyon alarak asıl malın sahibini veya satın alanı zarara uğratmış olacaktır. Mücahid: Yerlinin yabancının malını satıvermesinde beis yoktur, diyor. Hasan el-Basrî: Satamaz, diyor. Diğer ilim adamları mekruhtur, diyorlar. (Meallim-üs-Sünen)

