İÇECEKLER BÖLÜMÜ · 6 – ŞIRA KABARMASINI SAĞLAYAN ED-DÂZÎ HAKKINDAKİ HADİSLER



3688 – Malik bin Ebû Meryem radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Abdurrahman bin Ganem yanımıza girdi. Tıla şarabı hakkında karşılıklı
müzakerede bulunduk. Şöyle anlattı. Bana Ebû Malik Eş’arî haber verdi. O
da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiş:
“Ümmetimden bir takım kimseler içkinin adını değiştirerek onu mutlaka
içecekler.”
İZAH
Tıla: Şarap üçte biri kalıncaya kadar kaynatılır ve tıla adı verilirdi.




3689 – Ebû Mansur el-Hâris bin Mansur radıyallahu anh şöyle demiştir:
Süfyan es-Sevrî’ye şıra içinde ekşitilen tanelerin yenmesinden soruldu.
Süfyan şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ümmetimden bir takım kimseler şarabın adını değiştirerek onu mutlaka
içecekler” buyurdu.
Ebû Dâvud dedi ki: Süfyan es-Sevrî şöyle demiştir: Dâzı: (Şıranın
kabarmasını sağlayan taneler) fasıkların şarabıdır.
İZAH
Şimdi içkinin adı, şarap, rakı, likör, konyak, şampanya, viski ve bira gibi
değişiktir. İçkinin adı ne kadar değişirse değişsin yine içkidir. Adının
değişmesi onun helal olmasını temin etmez.


3690 – İbn-i Ömer ve İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre her ikisi de:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in içi oyulmuş kabak, topraktan
yapılmış çömlek, ziftle içi sıvanmış kap ve içi oyulmuş ağaç (içine şıra
kurmak)tan nehyettiğine şahitlik ederiz demişlerdir.
İZAH
Dübba: Kabak demektir. Su kabakları vardır. İçine su konulur içkilir.
Hantem: Topraktan yapılan testi, çömlek demektir.
Müzeffet: İçi ziftle cilalanmış kap demektir.
Nakir: İçi oyulmuş ağaç kap veya ağaçtan yapılmış fıçı demektir. Bu
kaplardan ve bu kaplara şıra kurulmasından nehyedilmesinin sebebi, bu
kaplara kurulan şıraların çok çabuk ekşiyip ve çabuk alkolleşmesindendir.
Hadisin lafzından bu kapları su için bile kullanmaktan nehy anlaşılır ise de,
asıl gaye bu kaplarda şıra kurulmamasıdır, çünkü sarhoşluk vermeyen
şeylerin bu kaplara konulmasına müsaade eden hadis gayenin bu olduğunu
ifade etmektedir. [377]







3691 – Saîd bin Cübeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir Abdullah bin Ömer’in şöyle dediğini işittim:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, toprak kapta kurulan şırayı haram
kılmıştır. (Ben Abdullah bin Ömer’in, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem toprak kaplarda kurulan şırayı haram kıldı sözünden korkuya
kapılarak hemen çıktım) ve İbn-i Abbas’ın yanına girdim. Ona İbn-i
Ömer’in ne söylediğini işitmedin mi, dedim. İbn-i Abbas, o nedir, dedi. Ben
de İbn-i Ömer’e:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in toprak kaplarda kurulan şıranın
içilmesini haram kıldı, dediğini söyledim.
(İbni Abbas dedi ki: İbn-i Ömer doğru söylüyor, Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem toprak kaplarda kurulan şırayı haram kılmıştır, dedi. Ben
de:
– Cer ne demektir, dedim. İbn-i Abbas: Topraktan yapılan her kap demektir,
dedi. [378]











3692 – Ebû Cemre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
İbni Abbas’ın şöyle dediğini işitim. Abdulgays heyeti Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’e geldi ve şöyle dediler:
– Ey Allah’ın Rasûlü, biz şu Rabia kabilesindeniz. Bizimle senin arana
Mudar kabilesi kafirleri perde (engel) oldu. Haram ayların dışında sana
gelmeye fırsat bulamıyoruz. Bize bir şeyler emir buyur da, o emirlerini
alalım, geride bıraktığımız buraya gelemeyen kimseleri de o emirlere
çağıralım.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Size dört şeyi
emrediyorum, dört şeyden de sizi nehyediyorum.
1- Allah’a imanı, Allah’tan başka ilah olmadığına şehâdet etmeyi, bu
ikisinin bir hükümde olduğunu, ifade için râvi baş ve şehadet parmağını
düğümledi. Râvîlerden Müseddet rivâyetinde şöyle dedi: Birincisi, Allah’a
imandır. Sonra bunu onlara tefsir etti. Allah’a iman, Allah’tan başka ilah
olmadığına, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in Allah’ın Rasûlü
olduğuna şahitlik etmek.
2- Namaz kılmak.
3- Zekat vermek.
4- Ganimet olarak aldığınızdan beşte birini fakirlere dağıtmanızı emrederim
ve sizi içinde şıra kurulan) kabaktan, (içinde içki kurulan) toprak kaptan
(içine şıra kurulan) içi ziftlenmiş kaptan, kurutulmuş, sonra yakılmış ot külü
ile içi sıvanmış kaplardan nehyederim.”
Râvîlerden İbn-i Ubeyd, metinde geçen el-Mukayyer (ziftli kelimesi) yerine
en-nakir (hurma kütüğünden oyularak yapılmış kap kelimesini) rivâyet
etmiştir.
Müseddet en-nakir ve el-mukayyer kelimelerini rivâyet etti. el-Müzeffet
kelimesini rivâyet etmedi. [379]



3693 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem Abdulkays heyetine şöyle dedi:
“Sizi, ağaç fıçıdan ziftlemiş kaptan, çömlekten ve (içine şıra kurulan)
kabaktan ve üstüne ilave yapılmış ve başı kesik gırbeden nehyederim. Lâkin
deri su kabından iç, sonra ağzını bağla.” [380]



3694 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Abdulkays heyeti kıssası hakkında
şöyle rivâyet olundu: Heyet üyeleri peki, hangi kaptan içelim ey Allah’ın
Nebîsi dediler. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: “Ağzı iple bağlanabilen
deriden tulum edinin” buyurdu.





3695 – Ebûl Kâmus Zeyd bin Ali radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet
edilmiştir:
Bana, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelen Abdulkays heyeti
içinde bulunup da Avf’ın isminin Kays bin Numan olduğunu zannettiği bir
adamın rivâyetine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ağaç fıçıdan, içi ziftlenmiş kaptan,
su kabağından ve toprak çömlekten içmeyin. Ancak ağzı iple bağlanabilen
deriden yapılmış kaptan (şıra) için, eğer deriye kurulan şıra da şiddetlenir
(ekşirse) onun şiddetini su ile kırın, eğer onun şiddetini kırmaktan aciz
kalırsanız, o şırayı (içmeyiniz) dökünüz” buyurdu.






3696 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Abdulkays heyeti şöyle dediler: Ey Allah’ın Rasûlü, hangi kap içine
kurulmuş şıradan içelim, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Kabak içine ziftlenmiş kapta ve fıçıda kurulmuş şıralardan içmeyin,
deriden yapılmış tuluma kurulmuş şıradan için” buyurdu.
Heyet, Ey Allah’ın Rasûlü, tulumda kurulan şıra şiddetlenirse ne yapalım,
dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ona su dökün” buyurdu.
Heyet, Ey Allah’ın Rasûlü, (dökülen su şiddetini kırmazsa ne yapalım)
diyerek soruyu birkaç defa tekrar etmişler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Üçüncüde veya dördüncü tekrar edişlerinde onlara: (onu dökün)”
buyurdu. Sonra da, “Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah bana içkiyi, kumarı
ve davulu haram kıldı” buyurdu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Her sarhoşluk veren şey haramdır” buyurdu.
Râvîlerden Süfyan şöyle dedi: Ali bin Bezime’ye kûbe ne demektir, diye
sordum. Davuldur, diye cevap verdi.


3697 – Ali radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Kabak, çömlek ve fıçı (ya kurulmuş
şıra) dan ve arpa suyundan yapılan içkiden bizi nehyetti.
İZAH
Cia: Arpa suyundan yapılan içkidir ki, bugün adına bira diyoruz.





3698 – İbn-i Büreyde radıyallahu anh’dan o da babasından rivâyet ettiğine
göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sizi üç şeyden nehyederim. Üç şeyi de size emrederim. Sizi kabir
ziyaretinden nehyetmiştim, ama (şimdi) kabirleri ziyaret edin. Çünkü, kabir
ziyaretinde ahireti hatırlatma var. Deri tulumlardan başka kaplara içecek
şeyler koymanızdan ve içmenizden nehyetmiştim. Şimdi, her kaptan
içebilirsiniz. Şu kadar ki, sarhoşluk veren bir şeyi içmeyiniz, kurban etinden
üç günden sonra yemenizden nehyetmiştim. Şimdi üç günden sonra yiyiniz
ve ondan yolculuklarınız esnasında istifade ediniz” buyurdu. [381]


3699 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, belli kaplardan nehyettiği vakit.
Câbir dedi ki: Ensâr şöyle dedi: Bize mutlaka, bir kab gerektir. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, “Madem kaba ihtiyacınız var, (sarhoşluk veren
şeyler koymamak şartı) öyleyse bu hususta bir sakınca yoktur” buyurdu.
[382]



3700 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Kabağı, çömleği, ziftlenmiş ve ağaç
fıçı olmak üzere kapları zikretti. Bunun üzerine bir bedevî bizim (başka)
kabımız yok, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Öyle ise (bu
kaplarda) helal olan şeyleri için” buyurdu. [383]

3701 – Şerik radıyallahu anh’dan: Bir önce geçen hadisle aynı isnadla
rivâyet olundu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sarhoşluk veren
şeylerden sakının” buyurdu.


3702 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e deriden bir tuluma şıra
kuruluyordu. Tulum bulamadıkları zaman taştan yapılmış çanak içerisinde
şıra kurulurdu. [384]

