Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 1, 2026

İbnü’l Arabî’den Temizliğin Derin Sırları: Maneviyat ve İslami Ahlak

ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM Temizliğin Sırları Basiretle bak, temizliğin sırrını görürsün açıkça, Uyanık ve arınmış kimselerin üzerinde, kolayca. FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE’NİN OTUZUNCU KISMI Rahmon ye Rahim Olan Allah’in …

ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM

Temizliğin Sırları

Basiretle bak, temizliğin sırrını görürsün açıkça,

Uyanık ve arınmış kimselerin üzerinde, kolayca.

FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE’NİN

OTUZUNCU KISMI

Rahmon ye Rahim Olan Allah’in Aduda

Cünüb oldu mu bir insan tamamen yıkanır

Tıpkı hazlar onun üst parçalarına yayıldığı gibi.

Baksana, Allah yaratıkların dikkatini çeker

Mesh süresi bir gündür, kazasız!

Meshte bir sır var ki, açıklayamam

Eklemlerim ve hatta her yanım kesilse.

Onu, sargılar üzerine mesh takip eder ki, açıktır (bunun sırrı)

Dünyanın görünen yanını istemeyen her mürit için.

Temiz su bulamazsa bir insan

Tertemiz topraktan teyemmüm almak yeter.

Bir yüzüne, bir de ellerine mesh yapar.

Ama isterse, iki kez yapar, daha da iyisi!

SaRalinın temiziigi eRsiR Raimiş ve arınmamiş aemek

İnsan ağzına su verir, amа

Iddiadan uzak durmaz ve iddiasını yerine getirmezse

Ya da vuslat kokusunu duymadan burnuna su çekerse

Sümkürür, ama kibir kendisini helaka götürürse (abdest almış değildir)

Sözlerin en güzeline kulak verirse,

Kulağını temizlemiş sayılır.

Abdestliyken mest giyen yolcu

Mesh yapar üç gün boyunca, sırr’ında ise gizlilik vardır

Yolcu değil de, evinde duruyorsa,

Yüzünü doğru yıkayanın hayāsı da sağlıklıdır

Artik ne zaman istese, perdeleri kaldırabilir

Su başın saçlarına değmez ise

Avuçları da ense kökünde durmazsa

Kölelik boyunduruğundan kurtulmamış demektir.

‘Başkalar’ ona helak menzilinde boyun eğdirmiştir

Yolculuğunu (ayaklarını) yıkarken Kürsü’yü görmemişse

1 1.1. 1. 1

tür temizlik üç şeyle yapılır. Bunlardan ikisi hakkında görüş birliğine

varılmışken birinde görüş ayrılığı vardır. Görüş birliğine varılmış iki

araç, genel anlamda su ve topraktır. Burada toprağın yerden ayrılıp ay-

Manevi temizlik, nefsi kötü ve yerilmiş huylardan, aklı ise kötü düşünce

ve kuşku kirlerinden temizlemektir. Sırrım temizliği ise, başkalarına

bakmaktan temizlemektir. Organların temizliğine gelince, bilmelisin ki,

her organın manevi bir temizliği vardır. Bunları et-Tenezzülâtu’l-

mûsuliyye’nin temizlik bölümünde zikretmiştik. Maddi temizlik ise,

nefsin doğal ve alışkanlık olarak tiksindiği pis şeylerden temizlenmektir.

Bu iki temizlik farz kılınmıştır.

Dış-maddi temizlik iki türdür: Birincisi daha önce zikrettiğimiz

nezafettir. Diğeri ise, zorunlu-özel hallerden kaynaklanan belirli özel

yerlerdeki belirli özel uygulamalardır. Dince bunlara ilave yapılamadığı

gibi onlardan bir şey de eksiltilmez. Zikredilen bu temizliğin dinen üç

ismi vardır: Abdest, [bütün bedeni yıkamak] gusül ve teyemmüm. Bu

Her ibadette durum böyledir.

İşleri bilmeyen, bilen gibi olur mu?

Ariflerin temizliğidir bu, bak!

Onların grubundan olursan, kazanırsın seçilmiş yakınlığı!

İşin görünen yüzü bu ise, bir de gözlerden gizlenen var ya

Kat be kat daha yücedir!

Allah bizi ve sizi kendisinden bir ruh ile desteklesin, bilmelisin ki,

temizlik nezafet demek olduğu için, onun bir tenzih niteliği olduğunu

anladık. Temizlik, maddi ve manevi temizlik, başka bir ifadeyle kalp

temizliği ve belirli organların temizlenmesi olmak üzere ikive avrılır.

İşte bu, temizliğinin kendisini kapladığı kimsedir

Nezih hazlarda kaybolsa bile, kendinden geçmez.

Herhangi bir farzı unutan insan

Yineler, onun gereğini kaza ve telafi eder.

Bir farzı değil de sünneti ihmal eden ise

(Hakka) Yakınlığı hak etmemiş ve arzulara ulaşmamış demėktir.

topran

te yen

lah size güçlük çıkarmak istemez, fakat sizi temizlemek ister.30

nılmazdır. [Buna karşı bir görüş olarak ileri sürülen] Şari’nin su bulun-

duğunda tekrar abdest almayı emretmesi ise, [bana göre] başka bir hü-

kümdür. Nitekim daha önce ortadan kalkmış iken, engel tekrar geri

döner. Toprağın dışında yerden ayrılmış şeylerde ise görüş ayrılığı var-

dır.

Allah şöyle buyurur: ‘Ey iman edenler! Namaz kılmak için kalktığı-

nırcınız, ellerinizi dirseklere kadar yıkayınız. Başınızı mesh ediniz. Ayakları-

nızı da.229 ‘Ayaklar kelimesi [yıkamak fiilinin nesnesi olarak] fetha ve

[mesh etmek fiilinin nesnesi olarak da] kesra okunabilir. ‘Topuklara ka-

dar Cünüb iseniz temizleniniz. Hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tu-

valetten gelmişse veya kadınlara yaklaştıysanız ve su bulamadıysanız, temiz

tonrah il

inir Viünü

alleriniri onunla mech edinir 41

birinci şık, abdest üzerine abdest almak örneğindeki gibi, ‘Nur üstüne

nurdur.’ İkincisi ise, bu temizlenme sayesinde geçerli olabilecek bu iba-

detin yapılmasının önündeki engeli kaldırmak ve onu yapılabilir hale

getirmekle ilgilidir. Burada temizlik, o ibadetin emredilişinde asıl olarak

bulunur.

Bu temizliğin yapıldığı şeylerden biri, engeli kaldıran ve yapılması-

nı mübah kılan bir temizlenme aracı olabilir. Bu araç, hiçbir görüş ayrı-

lığı olmaksızın, abdestte su ve ekşi hurma suyudur. Başka bir temiz-

lenme aracı ise, yapılması farz kılınmış vakitte belirli bir fiilin işlenme-

sini mübah kılar, [fakat] aradaki görüş ayrılıklarına göre engeli büsbü-

tün ortadan kaldırmaz. Bu ise topraktır. Bana göre, [toprakla teyem-

muml filin islenme wakrinde engeli ortradan kaldırır ki bu durum kaci

54 Fütûhât-ı Mekkiyye 3

rılmaması önemli değildir [toprak ya da tuğla gibi toprak ürünleri].

Bilhassa abdestte olmak üzere, görüş ayrılığına düşülmüş temizlik aracı

ise, ekşi hurma suyudur (nebiz). Ayrıca, yerden ayrıştırılmış topraktır

[abdestte]. Çünkü zikrettiğimiz tarzdaki toprağın dışında, onun hak-

kında da görüş ayrılığı vardır.

Bu temizlik, müstakil bir ibadet olabilir. Nitekim Hz. Peygamber

onun hakkında şöyle buyurur: Nur üstüne nurdur.’ Bazen ise, ancak

temizliğin varlığıyla geçerli ya da daha faziletli olabilecek belirli-özel bir

ibadetin gecerlilik kosulu olabilir Temizliğin müstakil ibadet olduğu

nn

Elbisemi elbiseden sök çıkart

Şair ‘elbise’ derken sevgi ve kavuşmayı kast etmiştir. Hz. Peygam-

ber ise, kutsi bir hadiste Rabbinin şöyle buyurduğunu bildirir: ‘Beni

yerim ve göğüm sığdıramadı, mümin kulumun kalbi sığdırdı.’ Allah’ın

isimlerinden biri el-Mümin’dir. Bu isimle ahlâklanan kimse, hiç kuşku-

suz ki kalbini temizlemiş demektir. Çünkü kalp iman mahallidir. Böyle-

ce, Hakkı sığdırma ve rabbani tecelli [kalpte] gerçekleşir.

Genel temizlik -ki yıkanmak demektir-, cinsel ilişki nedeniyle alı-

nan hazla benliği kuşatan bilinçsizlik halinden temizlenmektir. [Cinsel

ilişkinin bu durumu şiirde şöyle anlatılır]:

Bana süha (uld) aihi göründü o da h

oihi gärdü

Kur’an okuyordum- duymuştum: Kur’an okurken İbn Kesir’ in okuyu-

şuna göre [sırat’ı] Sin harfiyle okudum. Bunun üzerine bana şöyle dedi:

‘Bir dilci, bedeviye sordu: ‘Sakar’ mı yoksa ‘sekar mi okuyorsunuz?