ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Temizliğin Sırları
Basiretle bak, temizliğin sırrını görürsün açıkça,
Uyanık ve arınmış kimselerin üzerinde, kolayca.
FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE’NİN
OTUZUNCU KISMI
Rahmon ye Rahim Olan Allah’in Aduda
Cünüb oldu mu bir insan tamamen yıkanır
Tıpkı hazlar onun üst parçalarına yayıldığı gibi.
Baksana, Allah yaratıkların dikkatini çeker
Mesh süresi bir gündür, kazasız!
Meshte bir sır var ki, açıklayamam
Eklemlerim ve hatta her yanım kesilse.
Onu, sargılar üzerine mesh takip eder ki, açıktır (bunun sırrı)
Dünyanın görünen yanını istemeyen her mürit için.
Temiz su bulamazsa bir insan
Tertemiz topraktan teyemmüm almak yeter.
Bir yüzüne, bir de ellerine mesh yapar.
Ama isterse, iki kez yapar, daha da iyisi!
SaRalinın temiziigi eRsiR Raimiş ve arınmamiş aemek
İnsan ağzına su verir, amа
Iddiadan uzak durmaz ve iddiasını yerine getirmezse
Ya da vuslat kokusunu duymadan burnuna su çekerse
Sümkürür, ama kibir kendisini helaka götürürse (abdest almış değildir)
Sözlerin en güzeline kulak verirse,
Kulağını temizlemiş sayılır.
Abdestliyken mest giyen yolcu
Mesh yapar üç gün boyunca, sırr’ında ise gizlilik vardır
Yolcu değil de, evinde duruyorsa,
Yüzünü doğru yıkayanın hayāsı da sağlıklıdır
Artik ne zaman istese, perdeleri kaldırabilir
Su başın saçlarına değmez ise
Avuçları da ense kökünde durmazsa
Kölelik boyunduruğundan kurtulmamış demektir.
‘Başkalar’ ona helak menzilinde boyun eğdirmiştir
Yolculuğunu (ayaklarını) yıkarken Kürsü’yü görmemişse
1 1.1. 1. 1
tür temizlik üç şeyle yapılır. Bunlardan ikisi hakkında görüş birliğine
varılmışken birinde görüş ayrılığı vardır. Görüş birliğine varılmış iki
araç, genel anlamda su ve topraktır. Burada toprağın yerden ayrılıp ay-
Manevi temizlik, nefsi kötü ve yerilmiş huylardan, aklı ise kötü düşünce
ve kuşku kirlerinden temizlemektir. Sırrım temizliği ise, başkalarına
bakmaktan temizlemektir. Organların temizliğine gelince, bilmelisin ki,
her organın manevi bir temizliği vardır. Bunları et-Tenezzülâtu’l-
mûsuliyye’nin temizlik bölümünde zikretmiştik. Maddi temizlik ise,
nefsin doğal ve alışkanlık olarak tiksindiği pis şeylerden temizlenmektir.
Bu iki temizlik farz kılınmıştır.
Dış-maddi temizlik iki türdür: Birincisi daha önce zikrettiğimiz
nezafettir. Diğeri ise, zorunlu-özel hallerden kaynaklanan belirli özel
yerlerdeki belirli özel uygulamalardır. Dince bunlara ilave yapılamadığı
gibi onlardan bir şey de eksiltilmez. Zikredilen bu temizliğin dinen üç
ismi vardır: Abdest, [bütün bedeni yıkamak] gusül ve teyemmüm. Bu
Her ibadette durum böyledir.
İşleri bilmeyen, bilen gibi olur mu?
Ariflerin temizliğidir bu, bak!
Onların grubundan olursan, kazanırsın seçilmiş yakınlığı!
İşin görünen yüzü bu ise, bir de gözlerden gizlenen var ya
Kat be kat daha yücedir!
Allah bizi ve sizi kendisinden bir ruh ile desteklesin, bilmelisin ki,
temizlik nezafet demek olduğu için, onun bir tenzih niteliği olduğunu
anladık. Temizlik, maddi ve manevi temizlik, başka bir ifadeyle kalp
temizliği ve belirli organların temizlenmesi olmak üzere ikive avrılır.
İşte bu, temizliğinin kendisini kapladığı kimsedir
Nezih hazlarda kaybolsa bile, kendinden geçmez.
Herhangi bir farzı unutan insan
Yineler, onun gereğini kaza ve telafi eder.
Bir farzı değil de sünneti ihmal eden ise
(Hakka) Yakınlığı hak etmemiş ve arzulara ulaşmamış demėktir.
topran
te yen
lah size güçlük çıkarmak istemez, fakat sizi temizlemek ister.30
nılmazdır. [Buna karşı bir görüş olarak ileri sürülen] Şari’nin su bulun-
duğunda tekrar abdest almayı emretmesi ise, [bana göre] başka bir hü-
kümdür. Nitekim daha önce ortadan kalkmış iken, engel tekrar geri
döner. Toprağın dışında yerden ayrılmış şeylerde ise görüş ayrılığı var-
dır.
Allah şöyle buyurur: ‘Ey iman edenler! Namaz kılmak için kalktığı-
nırcınız, ellerinizi dirseklere kadar yıkayınız. Başınızı mesh ediniz. Ayakları-
nızı da.229 ‘Ayaklar kelimesi [yıkamak fiilinin nesnesi olarak] fetha ve
[mesh etmek fiilinin nesnesi olarak da] kesra okunabilir. ‘Topuklara ka-
dar Cünüb iseniz temizleniniz. Hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tu-
valetten gelmişse veya kadınlara yaklaştıysanız ve su bulamadıysanız, temiz
tonrah il
inir Viünü
alleriniri onunla mech edinir 41
birinci şık, abdest üzerine abdest almak örneğindeki gibi, ‘Nur üstüne
nurdur.’ İkincisi ise, bu temizlenme sayesinde geçerli olabilecek bu iba-
detin yapılmasının önündeki engeli kaldırmak ve onu yapılabilir hale
getirmekle ilgilidir. Burada temizlik, o ibadetin emredilişinde asıl olarak
bulunur.
Bu temizliğin yapıldığı şeylerden biri, engeli kaldıran ve yapılması-
nı mübah kılan bir temizlenme aracı olabilir. Bu araç, hiçbir görüş ayrı-
lığı olmaksızın, abdestte su ve ekşi hurma suyudur. Başka bir temiz-
lenme aracı ise, yapılması farz kılınmış vakitte belirli bir fiilin işlenme-
sini mübah kılar, [fakat] aradaki görüş ayrılıklarına göre engeli büsbü-
tün ortadan kaldırmaz. Bu ise topraktır. Bana göre, [toprakla teyem-
muml filin islenme wakrinde engeli ortradan kaldırır ki bu durum kaci
54 Fütûhât-ı Mekkiyye 3
rılmaması önemli değildir [toprak ya da tuğla gibi toprak ürünleri].
Bilhassa abdestte olmak üzere, görüş ayrılığına düşülmüş temizlik aracı
ise, ekşi hurma suyudur (nebiz). Ayrıca, yerden ayrıştırılmış topraktır
[abdestte]. Çünkü zikrettiğimiz tarzdaki toprağın dışında, onun hak-
kında da görüş ayrılığı vardır.
Bu temizlik, müstakil bir ibadet olabilir. Nitekim Hz. Peygamber
onun hakkında şöyle buyurur: Nur üstüne nurdur.’ Bazen ise, ancak
temizliğin varlığıyla geçerli ya da daha faziletli olabilecek belirli-özel bir
ibadetin gecerlilik kosulu olabilir Temizliğin müstakil ibadet olduğu
nn
Elbisemi elbiseden sök çıkart
Şair ‘elbise’ derken sevgi ve kavuşmayı kast etmiştir. Hz. Peygam-
ber ise, kutsi bir hadiste Rabbinin şöyle buyurduğunu bildirir: ‘Beni
yerim ve göğüm sığdıramadı, mümin kulumun kalbi sığdırdı.’ Allah’ın
isimlerinden biri el-Mümin’dir. Bu isimle ahlâklanan kimse, hiç kuşku-
suz ki kalbini temizlemiş demektir. Çünkü kalp iman mahallidir. Böyle-
ce, Hakkı sığdırma ve rabbani tecelli [kalpte] gerçekleşir.
Genel temizlik -ki yıkanmak demektir-, cinsel ilişki nedeniyle alı-
nan hazla benliği kuşatan bilinçsizlik halinden temizlenmektir. [Cinsel
ilişkinin bu durumu şiirde şöyle anlatılır]:
Bana süha (uld) aihi göründü o da h
oihi gärdü
Kur’an okuyordum- duymuştum: Kur’an okurken İbn Kesir’ in okuyu-
şuna göre [sırat’ı] Sin harfiyle okudum. Bunun üzerine bana şöyle dedi:
‘Bir dilci, bedeviye sordu: ‘Sakar’ mı yoksa ‘sekar mi okuyorsunuz?

