İslam Tarihi · Temmuz 2, 2026

İlk Mü’min ve Müslümanlar

1. Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam, (kendi zamanında) Yüce Allah’a iman ve ibadet edenlerin ilki idi. Bu vâkıa Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle açıklanır: “De ki: ‘Ben, Allah’a, ihlas edici olarak ibadet etmemle …

1. Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam, (kendi zamanında) Yüce Allah’a iman ve ibadet edenlerin ilki idi. Bu vâkıa Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle açıklanır: “De ki: ‘Ben, Allah’a, ihlas edici olarak ibadet etmemle emrolundum. Bana, Müslümanların evveli olmam emir buyuruldu.’”1 “De ki: ‘Hiç şüphesiz, Rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine, İbrahim’in hakka yönelik tevhid dinine iletmiştir.

Ben, (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim!’”2 İlk sıralarda; Kureyş müşriklerinin ulu kişilerinden aşırı inkârcı ve itirazcı olmayanları, yanlarından ve meclislerinden geçtikçe, Peygamberimiz Aleyhisselama işaret ederek: “Abdulmuttalib oğullarının gökten söz eden oğlu bu!” derlerdi.3 Kureyş müşrikleri, ilk sıralarda, Peygamberimiz Aleyhisselamın Kâbe Mescidinde namaz kılmasına da karışmamakta idiler.4 Peygamberimiz Aleyhisselam gündüzün başlarında Kâbe’ye gider, kuşluk namazı kılardı. Kureyş müşrikleri, bu namazdan da hoşnutsuzluk göstermezlerdi.5 Zümer: 11-12. En’âm: 162-163.

Abdurrezzak, 5/325, İbn Sa’d, 1/199, Belâzurî, Ensâb, 1/24, İbn Cevzî, 1/181, Diyarbekrî, 1/288, Bundan sonra, Peygamberimiz Aleyhisselam namaz kılacağı zaman, Hz. Ali ile Zeyd b. Hârise, oturup Peygamberimiz Aleyhisselamı beklerlerdi.6 2. Peygamberimiz Aleyhisselamdan sonra, Yüce Allah’a ve O’nun Resûlüne ilk inanan, Müslüman kadın, Peygamberimiz Aleyhisselamın zevcesi Hz. Hatice idi. Hz.

Hatice; Peygamberimiz Aleyhisselam “Uykuda gördüğüm ve sana anlatmış olduğum şeyi, Yüce Rabbim bana Cebrail Aleyhisselamı göndererek açıkladı” buyurup Yüce Allah tarafından gelenleri ve Cebrail Aleyhisselamdan işittiklerini haber verdiği zaman, “Sana müjdeler olsun! Vallahi, Allah senin hakkında hayırdan başka bir şey yapmaz!

Sana Allah’tan gelen, hak ve gerçektir…” diyerek7 Allah’a, Allah’ın Resûlüne ve ona Allah’tan gelenlere ilk inanan8 ve Peygamberimiz Aleyhisselama peygamberlik geldiği Pazartesi gününün sonuna doğru, herkesten önce namaz kılmak,9 Yüce Allah’ın selamına nail olmak şerefine eren,10 Allah tarafından Cennette inciden bir köşkle müjdelenen mutlu Cennet Hatunu idi.11 Peygamberimiz Aleyhisselam, kavmi tarafından reddolunmak, yalanlanmak hakaretlerine uğratılmak gibi hiç sevmediği kaba ve katı davranışlarla karşılaşarak üzüntü içinde evine döndükçe, Yüce Allah, Resûlünün üzüntüsünü Hz.

Hatice’nin teselli ve teskin edici sözleriyle hafifletir, sebatını sağlar, vazifesini kolaylaştırırdı.12 Peygamberimiz Aleyhisselam, hadis-i şeriflerinde: “Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı, İmran’ın kızı Meryem’di. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı da Hatice’dir!”13 “Cennet halkı kadınlarının üstünü, Huveylid’in kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fâtıma, İmran’ın kızı Meryem, İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 213 Müzâhım’ın kızı ve Firavun'un zevcesi Âsiye’dir!” buyurmuşlardır.14 3-5. Hz. Hatice Müslüman olduğu zaman yanında bulunan kızları: Hz. Rukayye, Hz. Ümmü Külsûm, Hz.

Fâtıma da Müslüman olmuş, Peygamberimiz Aleyhisselama İslâmiyet üzerine bey’at etmiştir.15 Allah hepsinden razı olsun! 6. Hz. Ali; Peygamberimiz Aleyhisselamla Hz. Hatice’nin namaz kıldıklarını görünce, “Nedir bu?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Bu; Allah’ın, Kendisi için seçtiği,16 peygamberlerini onunla göndermiş olduğu17 dinidir! Ben seni bir ve tek olan Allah’a imana ve O’na ibadete; Ne yarar, ne de zarar veremeyecek olan Lât ve Uzzâ’yı inkâra davet ediyorum!” buyurdu. Hz. Ali: “Ben, bu dini bugüne kadar hiç işitmedim! Ben, babam Ebu Talib’e söylemedikçe, danışmadıkça bir iş yapamam!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam; peygamberlik işinin açıklanmasından önce yayılmasını istemediğinden: “Ey Ali! Sana söylediğimi yaparsan yap! Yapmayacak, Müslüman olmayacaksan, sana söylediğim bu işi gizli tut, açığa vurma!” buyurdu. Hz. Ali, o gece bekledi. Yüce Allah, onun kalbine İslâm sevgisini düşürdü. Sabahleyin, Peygamberimiz Aleyhisselam ın yan ına vard ı ve: “Yâ Muhammed! Senin dün bana söylediğin şey ne idi?” diye sordu.

Peygamberimiz Aleyhisselam: “‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh’ diyerek, Kendisinden başka ilâh bulunmayan, bir olan, şerîki olmayan Allah’a şehadet getirecek; Lât ve Uzzâ’yı red ve inkâr edecek, Allah’a denk tutulan her çeşit putlardan uzak duracaksın!” buyurdu. Hz. Ali Peygamberimiz Aleyhisselamın buyruğunu hemen yerine getirip Müslüman oldu. Allah ondan razı olsun! Babası Ebu Talib’den korkarak, Müslümanlığını bir müddet gizli tuttu, açığa vurmadı.18 Hz. Ali, Müslüman olduğu zaman on yaşında idi.19 Hz. Ali der ki: “Resûlullah Aleyhisselam; Pazartesi günü peygamber gönderildi.

Ben de, Salı günü Müslüman oldum.”20 “Ben, Resûlullah Aleyhisselamla birlikte namaz kılan ilk adamım!”21 “Mekke’de, Peygamber Aleyhisselamla birlikte Mekke’nin bazı taraflarına gitmiştik. Dağların ve ağaçların arasından geçip giderken, karşısına çıkan hiçbir dağ, hiçbir ağaç yoktu ki, Peygamber Aleyhisselama: ‘Esselâmü aleyke yâ Rasûlallah=Selam olsun sana ey Allah’ın Resûlü!’ diyerek selam vermesin!”22 Namaz vakti gelince, Peygamberimiz Aleyhisselam Mekke vadilerine doğru çıkıp gider; Hz.

Ali de, babası Ebu Talib’den, bütün amcalarından ve halktan gizli olarak, Peygamberimiz Aleyhisselamla birlikte gider, namazlarını oralarda kılarlar, akşamleyin de dönerlerdi. Allah’ın dilediği zamana kadar, böyle devam ettiler.23 Bir gün, Hz. Ali’nin annesi Fâtıma Hatun kocası Ebu Talib’e: “Ali’nin Muhammed’in yanına devam ettiğini görüyorum. Senin başına, Muhammed tarafından, oğlun hakkında güç yetiremeyeceğin bir iş gelmesinden korkuyorum!” dedi. Ebu Talib: Heysemî, 9/102. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 215 “Demek, oğlum bana bunun için mi görünmüyor?” dedi ve hemen Peygamberimiz Aleyhisselamla Hz. Ali’nin ardına düştü.

Onlara Ebu Dübb vadisinde veya başka bir vadide,24 Batn-ı Nahle’de,25 namaz kıldıkları sırada rastladı. Biraz baktıktan sonra, Peygamberimiz Aleyhisselama: “Ey kardeşimin oğlu! Senin edindiğini gördüğüm bu din ne dinidir?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Ey amca! Bu Allah’ın dinidir!26 Allah’ın meleklerinin dinidir! Allah’ın peygamberlerinin dinidir! Babamız İbrahim’in dinidir ki, Allah beni peygamber olarak bütün kullara bununla gönderdi! Ey amca! Öğütleyeceğim, doğru yola kılavuzlayacağım kimselerden, buna en çok sen lâyıksın! Bu yoldaki davetimi kabul etmeye ve bu hususta bana yardımcı olmaya da sen herkesten daha lâyıksın!”

buyurdu.27 Onu tevhide, Allah’ın birliğine inanmaya ve putlara tapmaktan vazgeçmeye davet etti.28 “Vallahi, yaptığınız veya söylediğiniz şeylerde bir sakınca yoktur.29 Ey kardeşimin oğlu! Ben atalarımın dininden ve ona bağlı kalmaktan ayrılmaya güç yetiremeyeceğim! Fakat, sen gönderildiğin şey üzerinde dur! Vallahi, ben sağ oldukça, yapmak istediğini tamamlayıncaya kadar, sana hoşlanmayacağın bir şey erişmeyecektir!” dedi.30 Hz. Ali’ye de hoşlanmayacağı bir şey söylemedi. “Ey oğulcuğum! Üzerinde bulunduğun bu din nedir?” diye sordu. Heysemî, 9/102. Hz. Ali: “Babacığım!

Ben, Allah’a, Allah’ın Resûlüne iman ve onun Allah tarafından getirdiklerini de kabul ve tasdik ettim. Ona tâbi oldum ve kendisiyle birlikte namaz kıldım!” dedi. “O, seni ancak hayır ve iyiliğe davet eder. Sen, onun yolunu tutmakta devam et!31 Oğulcuğum! Amcanın oğlunun girdiği şeye senin de girmen yaraşır!” dedi. “Oğlun nerede?” diye sordu. “Ne yapacaksın ona?” dedi. Fâtıma Hatun: “Azadlı kadın kölem, Ecyad’da onu Muhammed’le birlikte namaz kılarken gördüğünü bana haber verdi. Sen oğlunun dinini değiştirmesini uygun görüyor musun?!” diyerek çıkışınca, Ebu Talib ona: “Sus! Sen onu bu işte kendi haline bırak!

Amcasının oğluna arka ve yardımcı olmak, elbette herkesten çok ona düşer! Eğer nefsim Abdulmuttalib’in dinini bırakmak hususunda bana boyun eğmiş olsaydı,32 eğer Kureyş kadınlarının kınamalarından korkmasaydım,33 ben de muhakkak Muhammed’e tâbi olurdum! Çünkü, o Halîm’dir, Emîn’dir, Tâhir’dir!” dedi. Fâtıma Hatun da sustu.34 Ufeyfü’l-Kindî der ki: “Ben ticaret adamı idim. Abbas b. Abdulmuttalib de ticaret adamı idi.35 Abbas, Yemen’e gelir, ıtır satın alıp hac mevsiminde satardı. Kendisi dostumdu. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 217 Cahiliye devrinde Mekke’ye gitmiş, Abbas b. Abdulmuttalib’in evine inmiştim.

Aile halkıma, Mekke elbisesi ve ıtırından satın almak istiyordum.36 Abbas’ın yanında oturuyor, güneş gökte yükseldiği zaman, Kâbe’ye bakıp duruyordum. O sırada, olgunluk çağına ermiş bir genç Kâbe’nin yanına vardı, başını göğe kaldırıp baktı. Sonra da, ayakta, Kâbe’ye yöneldi. Sonra, bir çocuk gelip onun (biraz gerisinde) sağına (doğru) durdu. Çok geçmeden, bir kadın gelerek onların arkalarına durdu. Sonra, olgun genç eğilip rükûa varınca, çocuk da kadın da rükû ettiler. Olgun genç rükûdan başını kaldırıp doğruldu. Çocuk da kadın da rükûdan başlarını kaldırıp doğruldular. Olgun genç secdeye gitti. Çocuk da, kadın da secdeye gittiler.

‘Ey Abbas! Ben büyük bir iş, şaşılacak bir hadise görüyorum!’ dedim. Abbas: ‘Evet! Büyük bir iştir!’ dedi ve bana: ‘Bu olgun genç kimdir, biliyor musun?’ diye sordu. ‘Hayır! Bilmiyorum’ dedim. Abbas: ‘Bu, Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalib’dir; kardeşimin oğludur’ dedi ve bana: ‘Onun yanındaki şu çocuk kimdir, biliyor musun?’ diye sordu. ‘Hayır! Bilmiyorum! dedim. ‘Ali b. Ebi Talib b. Abdulmuttalib’dir; kardeşimin oğludur’ dedi. ‘Şu kadının kim olduğunu biliyor musun?’ diye sordu. Ona: ‘Hayır! Bilmiyorum!’ dedim. ‘O da, Hatice binti Huveylid’dir ve şu kardeşimin oğlunun zevcesidir.

Kardeşimin oğlu, bize, senin şu gördüğün ve onların da sâlik bulunduğu bu dini, kendisine göklerin ve yerin Rabbi olan Rabbinin emrettiğini söylemektedir. Vallahi, ben bütün yeryüzünde bu dinde şu üçünden başka bir kimse bulunduğunu bilmiyorum!’ dedi.37 Âh! Ne olurdu, o zaman iman edeydim de ikinci erkek mü’min ben olaydım! Onların dördüncüleri olmayı, ne kadar arzu ederdim!”38 Yüce Allah; Hz. Ali’den de, Ufeyfü’l-Kindî’den de, Hz. Abbas’tan da razı olsun! 7. Zeyd b. Hârise, sekiz yaşında,39 kısa boylu, karayağız, yayvan burunlu bir çocukken;40 annesi Sûdâ ile birlikte ziyaretlerine gittikleri Beni Maanlerin yurdunda Beni Kayn b.

Cisr atlılarının baskınına uğrayıp esir edilmiş, Ukâz panayırında köle olarak satılırken, Hakîm b. Hizam tarafından halası Hz. Hatice için dört yüz dirheme satın alınmıştı.41 Hz. Hatice onu Peygamberimiz Aleyhisselama ba ğ ışlay ınca, Peygamberimiz Aleyhisselam taraf ından hemen azad edilmiş,42 daha sonra da evlat edinilmişti.43 Zeyd b. Hârise; Hz.

Ali’den sonra Müslüman olmuş, namaz kılmış,44 Peygamberimiz Aleyhisselamın yanından ve hizmetinden hiç ayrılmamış, Peygamberimiz Aleyhisselam için Tâifli ayak takımının Peygamberimiz Aleyhisselama attıkları taşlara kendi vücudunu karşı tutarak kanlar içinde kalacak kadar fedakârlık göstermiş45 ve onun sevgisine mazhar olmuş bir insandı.46 Yüce Allah ondan razı olsun! 8. Hz. Ebu Bekir, İslâmiyet'ten önce de Peygamberimiz Aleyhisselamın arkadaşı ve dostu idi.47 Çocukluğundan beri, onun doğruluğunu, emînliğini, güzel ve üstün ahlâkını biliyordu.

Kendisinin bu ahlâkı halka yalan söylemesine engel olup dururken, Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceği kanaatinde idi.48 İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 219 Nitekim, Peygamberimiz Aleyhisselam İslâmiyet'e davet eder etmez, onun hemen Müslüman olduğu görülür. Peygamberimiz Aleyhisselam, bu husustaki hadis-i şeriflerinde: “İslâmiyet'e davet ettiğim herkes, ona karşı ağırdan davrandı, tereddüt etti ve düşündü. Ancak, Ebu Bekir’dir ki; İslâmiyet'i kendisine arz ve teklif ettiğim zaman, kabulde hiç gecikmedi ve tereddüde de düşmedi” buyurmuşlardır.49 Hiçbir şey, Peygamberimiz Aleyhisselamı, Hz.

Ebu Bekr’in Müslüman oluşuna sevindirdiği kadar sevindirmemiştir.50 Hz. Ebu Bekir de Müslüman oldu ğu zaman, hiç çekinmeden Müslümanlığını açıklamış ve halkı da Yüce Allah’a ve Resûlüne imana davet etmeye başlamıştır.51 Yüce Allah ondan razı olsun! 9-10. Bilal-i Habeşî ile annesi Hamâme Hatun köle idiler.52 Bilal-i Habeşî Peygamberimiz Aleyhisselamın halkı İslâmiyet'e gizlice davete başladığı ilk sıralarda Müslüman olduğu gibi,53 annesi de o sırada Müslüman oldu.54 Bilal-i Habeşî, Müslümanlığını ilk açıklayan yedi Müslümandan birisi idi.55 Dininden döndürülmek, Lât ve Uzzâ adı andırılmak için yapılan en ağır işkencelere katlanırdı.

“Haydi, sen de bizim gibi söyle!” diye zorlandıkça; “Dilim onu söyleyemiyor (Ona dilim dönmüyor). Ehad! Ehad! (Birdir! Birdir!)” demekten geri durmazdı. Müşrikler Bilâl-i Habeşî’ye “Lât ve Uzzâ mâbuddur” dedirtemezlerdi.56 Bilal-i Habeşî, Hz. Ebu Bekir tarafından satın alınıp azad edilerek kölelikten ve dayanılmaz işkencelerden kurtarıldı.57 Hz. Ebu Bekir, Bilal-i Habeşî’nin annesi Hamâme Hatunu da satın alıp azad ederek işkenceden kurtarmıştır.58 Yüce Allah hepsinden razı olsun! 11. Ebu Fükeyhe; Abduddar oğullarının59 veya Safvan b.

Ümeyye’nin kölesi olup,60 ilk s ıralarda61 Bilal-i Habe şî’nin Müslüman olduğu zaman, Müslüman oldu.62 Dinlerinden döndürülmek için müşrikler tarafından en ağır işkencelere uğratılanlardandı.63 Hz. Ebu Bekir, onu da satın alıp azad etti.64 Allah, ikisinden de razı olsun! 12-13. Halid b. Saîd’in Müslüman oluşu çok eskidir.65 Müslüman oluşuna, gördüğü korkulu rüyası sebep olmuştur: Kendisi, bir gece, uykuda, Allah’ın bildiği kadar geniş bir ateşin kıyısında durduğunu ve babasının onu ateşin içine iterek düşürmek ister gibi davrandığını, Resûlullah Aleyhisselam’ın ise hemen belinden kavrayarak onu ateşin içine düşmekten koruduğunu gördü!

Gördüğü bu rüyadan çok korktu. Kendi kendine: “Vallahi, bu herhalde hak ve gerçek bir rüyadır!” dedi. Hz. Ebu Bekir’e rastlayınca, rüyasını anlattı. Hz. Ebu Bekir: “Hakkında hayırlı olmasını dilerim. İşte, Resûlullah Aleyhisselam! Hemen gidip ona tâbi ol! Ona tâbi olur, İslâmiyet'e girer, onun yanında bulunursan, o seni ateşe düşmekten korur! Baban ise Cehennemliktir!” dedi. Halid b. Saîd, Ciyad mevkiinde Peygamberimiz Aleyhisselamı buldu: “Yâ Muhammed! Sen nelere davet ediyorsun?” diye sordu. Siyer, 1/253-254. Hacer, 4/156.

İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 221 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Bir olan ve şerîki olmayan Allah’a iman ve ibadete, Muhammed’in de O’nun kulu ve resûlü olduğuna inanmaya; İşitmez, görmez, bir zarar veya yarar vermez, kendisine tapınanları tapınmayanları bilmez birtakım taş parçalarına tapmaktan -ki, sen de onlara tapmaktasın- vazgeçmeye davet ediyorum!” buyurdu. Bunun üzerine, Halid b. Sâid: “Ben, şehadet ederim ki: Allah’tan başka ilah yoktur! Ve yine şehadet ederim ki: Sen de, O’nun resûlüsün!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam, onun Müslüman olu şuna sevindi.66 Halid b.

Saîd’in babası Ebu Uhayha, oğlunun Müslüman olduğunu öğrenince; Müslüman olmayan çocuklarını onun arkasından saldı. Halid’i bulup getirdikleri zaman, Ebu Uhayha itip kakarak ona hakaret etti. Elindeki değneği başında kırıncaya kadar, ona dayak attı! “Sen Muhammed’in kendi kavmine aykırı hareket ettiğini ve onların ilahlarını yerdiğini, geçmiş atalarını ayıpladığını görüp duruyorsun da, ona tâbi oluyorsun ha?!” dedi. Halid: “Vallahi, o doğru söylüyor! Doğru yapıyor! Ben, bunun için kendisine tâbi oldum!” deyince, Ebu Uhayha büsbütün kızdı. Ona sövüp saydıktan sonra: “Ey zelîl! Yaramaz! istediğin yere git! Vallahi, senin rızkını da keseceğim!”

dedi. Halid: “Sen benim rızkımı kesersen, Allah elbette bana geçineceğim şeyi ihsan eder!” dedi. “Eğer sizden biriniz onunla konuşacak olursa, ona yaptığım şeyi kendisine de yaparım!” dedi. Halid’i hapsettirdi. Mekke’nin yakıcı sıcağı altında, aç, susuz bıraktırdı. Halid bir gün bir kolayını bulup babasının elinden kurtuldu. Habeş ülkesine hicret edinceye kadar, babasına görünmedi, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanından ayrılmadı.67 Halid b. Saîd’in zevcesi Ümeyne Hatun da, ilk sıralarda Müslüman olmuştur.68 Yüce Allah onlardan razı olsun! 14-15. Amr b. Saîd, kardeşi Halid b. Saîd’den biraz sonra Müslüman olmuştur.69 Amr b.

Sâid’in zevcesi Fâtıma Hatun da, ilk sıralarda Müslüman olmuştur.70 Yüce Allah onlardan razı olsun! Hz. Ebu Bekir’in teşvik ve delâletiyle: 16. Hz. Osman, 17. Zübeyr b. Avvam, 18. Abdurrahman b. Avf, 19. Sa’d b. Ebi Vakkas, 20. Talha b. Ubeydullah Peygamberimiz Aleyhisselam ın yan ına geldiler.71 Peygamberimiz Aleyhisselam onlara İslâmiyet'i arz ve teklif etti. Kur’ân-ı Kerîm okudu. İslâm hukukunu (şeriatlarını) anlattı. Yüce Allah’ın Müslümanlara va’d buyurduğu izzet ve ikramları haber verdi. Hepsi de, iman ve İslâm hukukunu ikrar ederek sabahladılar.72 Hz. Osman: “Yâ Rasûlallah!

Şam’dan, yeni bir haberle geldim: Maan ile Zerka arasında idik. Uyur gibi bir halde olduğumuz sırada, birden, bir seslenici bize: ‘Ey uykudakiler! Uyanınız! Çünkü, Ahmed Mekke’de zuhur etmiş bulunuyor’ diyerek seslendi. Mekke’ye gelince, seni (senin peygamber olduğunu) işittik” dedi.73 Talha b. Ubeydullah da der ki: Hacer, İsâbe, 4/240. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 223 “Busra panayırında bulunduğum sırada, bir rahip, manastırından, panayır halkına: ‘İçinizde Harem halkından bir kimse var mı diye soruyorlar’ diye seslendi. ‘Evet! Ben varım’ dedim. Rahip: ‘Ahmed zuhur etti mi?’ diye sordu. ‘Hangi Ahmed?’ dedim.

Rahip: ‘Abdulmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu Ahmed! O, Mekke şehri içinde zuhur edecektir! Kendisi, peygamberlerin sonuncusudur! Harem’den ayrılıp çıkacak, hurmalık, taşlık ve çorak bir yere hicret edecektir! Ona koşmanı, sana tavsiye ederim!’ dedi. Rahibin söyledikleri kalbime tesir etti. Oradan acele ayrılıp Mekke’ye geldim. ‘Olan bitenlerden, yeni bir şeyler var mı?’ diye sordum. ‘Evet, var! Abdullah’ın oğlu Muhammedü’l-Emîn peygamberliğe özeniyor. Hemen gidip Ebu Bekir’in yanına vardım. Ona: ‘Sen şu zâta tâbi mi oldun?’ diye sordum. ‘Evet tâbi oldum. Sen de hemen ona git, tâbi ol! Çünkü, o, hak ve gerçeğe davet ediyor’ dedi.” Talha b.

Ubeydullah, rahibin söylediklerini Hz. Ebu Bekir’e haber verdi. Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına varıp Müslüman olunca, ona da haber verdi.74 Sa’d b. Ebi Vakkas’ın bildirdiğine göre; Müslüman olmadan üç gün önce, uykuda, sanki karanlık içinde hiçbir şeyi göremez bir halde iken, kendisini aydınlatan bir ayın ışığını takip etmiş, bazı kimselerin de bu aya doğru gittiklerini görür gibi olup iyice bakınca, onların Zeyd b. Hârise ile Hz. Ali ve Hz. Ebu Bekir olduklarını görmüş. Kendilerine: “Oraya ne zaman varıp yetişeceksiniz?” diye sormuş. Onlar da: “Bir saatte!” demişler. Sa’d b.

Ebi Vakkas, o sırada Peygamberimiz Aleyhisselamın İslâmiyet'e gizlice davete başladığını haber alınca, Mekke’nin Ecyad vadisinde ikindileyin namaz kılarken Peygamberimiz Aleyhisselamı buldu. Ona: “Sen, nelere davet ediyorsun?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Resûlullah olduğuna şehadet edersin!” buyurdu. Bunun üzerine, Sa’d b. Ebi Vakkas: “Ben şehadet ederim ki: Allah’tan başka ilah yoktur! Ve yine, şehadet ederim ki: Sen, Allah’ın resûlüsün!” diyerek Müslüman oldu.75 21. Ebu Ubeyde b. Cerrah, 22. Ebu Seleme, 23. Erkam b. Ebi’l-Erkam, 24. Osman b. Maz’un, 25. Kudâme b. Maz’un, 26.

Abdullah b. Maz’un, 27. Ubeyde b. Hâris, 28. Saîd b. Zeyd, 29. Saîd b. Zeyd’in zevcesi Fâtıma binti Hattab, 30. Esmâ binti Ebu Bekir, 31. Habbab b. Eret, 32. Abdullah b. Mes’ud, 33. Mes’ud b. Rebi (Rebia), 34. Ayyâş b. Ebi Rebia, 35. Ayyâş b. Ebi Rebia’nın zevcesi Esmâ binti Selame, 36. Huneys b. Huzâfe, 37. Âmir b. Rebia, 38. Abdullah b. Cahş, 39. Ebu Ahmed b. Cahş, 40. Câfer b. Ebi Talib, 41. Câfer b. Ebi Talib’in zevcesi Esmâ binti Umeys, 42. Âmir b. Ebi Vakkas, İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 225 43. Ma’mer b. Hâris, 44. Nahham Nuaym b. Abdullah, 45. Hâtıb b. Amr, 46. Ebu Huzeyfe b. Utbe b. Rebia, 47. Âmir b. Füheyre, 48. Vâkıd b.

Abdullah,76 49. Süheyl b. Beyzâ,77 50. Salît b. Amr,78 51. Muttalib b. Ezher,79 52. Muttalib b. Ezher’in zevcesi Remle binti Avf…80 Bunların hepsi, Peygamberimiz Aleyhisselamın halkı Dârü’l-Erkam’da İslâmiyet'e gizlice davete başlamasından önce Müslüman olanlardandı. Allah hepsinden razı olsun! *** Abdullah b. Mes’ud; Peygamberimiz Aleyhisselamın Dârü’l-Erkam’a girip halkı İslâmiyet'e gizlice davete başlamasından önce,81 Saîd b. Zeyd ve zevcesi Fâtıma Hatun'un Müslüman oldukları sırada82 Müslüman olmuştur.83 Abdullah b. Mes’ud der ki: “Ben, Ukbe b. Ebi Muayt’ın davarlarını güden bir gençtim.

Bir gün, Peygamber Aleyhisselamla Ebu Bekir, bana uğradılar: ‘Ey delikanlı! Yanında, bize içireceğin süt var mı?’ diye sordular.84 ‘Evet, var! Fakat85 ben emanetçiyim!86 Size süt içirmeye mezun değilim’ dedim.87 Kesîr, Bidâye, 3/32. 1/334-335. Kesîr, Bidâye, 3/32. Peygamber Aleyhisselam: ‘Üzerine koç çekilmemiş bir davar var mı yanında?’ diye sordu. ‘Evet, var’ dedim ve onu yanlarına götürdüm. Peygamber Aleyhisselam onun bacaklarını ayırdı. Memelerini eliyle sıvazlayıp dua edince, memeleri sütle doldu. Peygamber Aleyhisselam sütü onun içine sağıp içti. Ebu Bekir de içti. Ben de içtim.

Peygamber Aleyhisselam sütlü memelere: ‘Derlenip toplan!’ buyurunca, memeler eski sütsüz haline döndü!88 Hemen Müslüman oldum.89 Bundan sonra, Peygamber Aleyhisselama gidip:90 ‘Yâ Rasûlallah!91 Şu92 güzel, tatl ı93 Kelamdan,94 şu Kur’ân’dan95 bana da öğretsene!’ dedim.96 Peygamber Aleyhisselam başımı okşadı,97 ve: ‘Allah sana rahmetini ihsan etsin!98 Allah öğrenmek istediğin şeyi sana mübarek kılsın!99 Hiç şüphesiz, sen öğretilmiş,100 çok bilgili101 bir genç olacaksın’ buyurdu.102 İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 227 Bizzat Resûlullah’ın ağzından yetmiş sûre ahz ve hıfz ettim ki, bu hususta hiç kimse benimle çekişemez!103 Kur’ân-ı Kerîm’in kalanını da, Resûlullah’ın ashabından ahz ve hıfz etmişimdir.”104 *** Aşağıda isimlerini sunduğumuz erkek ve kadın sahabiler de -kaynaklara göre- ilk sıralarda veya Dârü’l-Erkam’da Müslüman olmuşlardır: 53.

Ümmü Seleme Hatun,105 54. Utbe b. Mes’ud,106 55. Ümmü Ruman Hatun107 (Hz. Ebu Bekir’in zevcesidir), 56. Umeyr b. Ebi Vakkas,108 57. Salît b. Amr’ın zevcesi Fâtıma binti Alkame,109 58. Hâtıb b. Hâris,110 59. Hâtıb b. Hâris’in zevcesi Fâtıma Hatun,111 60. Hattab b. Hâris,112 61. Hattab b. Hâris’in zevcesi Fükeyhe Hatun,113 62. Sâib b. Osman,114 63. Halid b. Hizam,115 64. Esved b. Nevfel,116 65. Amr b. Ümeyye,117 66. Yezid b. Zem’a,118 67. Ebu’r-Rum b. Umeyr,119 68. Kays b. Abdullah,120 69. Kays b. Abdullah’ın zevcesi Bereke binti Yesar,121 70. Firas b. Nadr,122 71. Cüheym b. Kays,123 72. Cüheym b. Kays’ın zevcesi Harmele (Hureymele),124 73.

Muaykıb b. Ebi’l-Fâtıma,125 74. Şurahbil b. Hasene,126 75. Hâris b. Halid, 76. Hâris b. Halid’in zevcesi Reyta binti Hâris,127 77. Amr b. Osman,128 78. Seleme b. Hişam,129 79. Hâşim b. Ebi Huzeyfe,130 80. Hebbar b. Süfyan,131 81. Abdullah b. Süfyan,132 82. Ma’mer b. Abdullah,133 83. Adiyy b. Nadle,134 84. Urve b. Üsâse,135 85. Mes’ud b. Süveyd,136 86. Abdullah b. Huzafe,137 Hacer, İsâbe, 3/451. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 229 87. Kays b. Huzâfe,138 88. Hişam b. Âs,139 89. Ebu Kays b. Hâris,140 90. Mahmiyye b. Cez’,141 91. Süfyan b. Ma’mer,142 92. Sekran b. Amr,143 93. Sekran b. Amr’ın zevcesi Sevde Hatun,144 94. Mâlik b.

Zem’a,145 95. Malik b. Zem’a’nın zevcesi Amre Hatun,146 96. İbn Ümmi Mektum,147 97. Amr b. Hâris,148 98. Osman b. Abdi Ganm,149 99. Sa’d b. Abdi Kays,150 100. Abdullah b. Hübeyb,151 101. Abdurrahman b. Hübeyb,152 102. Cuayl b. Sürâka,153 103. Yâsir b. Âmir,154 104. Yâsir b. Âmir’in zevcesi Sümeyye Hatun,155 105. Âkıl b. Ebi’l-Bükeyr, 106. Halid b. Ebi’l-Bükeyr, 107. İyas b. Ebi’l-Bükeyr,

Kaynaklar

  1. Halebî, 1/461. İbn Sa’d, 8/17-18, Taberî, Târîh, 2/212, İbn Abdilberr, 3/11243, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/49, İbn Seyyid, 1/93, İbn Kesîr, Bidâye, 3/25, İbn Hacer, İsâbe, 2/487. Belâzurî, Ensâb, 1/113, İbn Esîr, Kâmil, 2/59, Halebî, 1/530. Belâzurî, Ensâb, 1/113, İbn Esîr, Kâmil, 2/59. Beyhakî, Delâil, 2/142, İbn Seyyid, 1/93, Zehebî, Târîh, s. 128, İbn Kesîr, Bidâye, 3/13.
  2. 8. İbn İshak, İbn Hişam, 1/257, İbn Kuteybe, Maârif, s. 73, İbn Abdilberr, 4/1820, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/82, İbn Seyyid, 1/91, İbn Kesîr, Bidâye, 3/24, Halebî, 1/432. İbn Abdilberr, 4/1820, İbn Seyyid, 1/92, Heysemî, 9/103, Diyarbekrî, 1/286, Halebî, 1/426. İbn Abdilberr, 4/1821. Ebu Hanîfe, Müsned, s. 38, Ahmed b. Hanbel, 2/231, Buhârî, Sahîh, 4/231, Müslim, 4/1887, Hâkim, 3/185, Begavî, 2/204, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/84.
  3. 12. İbn İshak, İbn Hişam, 1/257, İbn Abdilberr, 4/1820, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/82, İbn Seyyid, 1/91, İbn Kesîr, Bidâye, 3/24, Halebî, 1/432. Ahmed b. Hanbel, 1/84, Buhârî, Sahîh, 4/230, Müslim, 4/1886, Tirmizî, Sünen, 5/702-703, İbn Abdilberr, 4/1824, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/84. Ahmed b. Hanbel, 1/316, İbn Abdilberr, 4/1895. İbn Sa’d, 8/36, 37, Zehebî, Siyer, 2/177. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/118, Belâzurî, Ensâb, 1/112, Beyhakî, Delâil, 2/161, İbn Esîr, Usdu’lgâbe, 4/92, Zehebî, Târîh, s. 135, İbn Kesîr, Bidâye, 3/24, Halebî, 1/433. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/118, Beyhakî, Delâil, 2/161, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/92, Zehebî, Târîh, s. 135, İbn Kesîr, Bidâye, 3/24, Halebî, 1/433. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/118, Belâzurî, Ensâb, 1/112, Beyhakî, Delâil, 2/161, İbn Esîr, Usdu’lgâbe, 4/92, Zehebî, Târîh, 2/135, İbn Kesîr, Bidâye, 3/24, Halebî, 1/433.
  4. 19. İbn İshak, İbn Hişam, 1/262, İbn Sa’d, 3/21, Taberî, Târîh, 2/213, Hâkîm, 3/111, İbn Abdilberr, 3/1093, Zehebî, Târîh, s. 128, Diyarbekrî, 1/279. Ahmed b. Hanbel, 1/141, Heysemî, 9/103. Tirmizî, Sünen, 5/593, Dârimî, 1/19, 20, Hâkîm, 2/620, Beyhakî, Delâil, 2/153-154, İbn Cevzî, 1/161, Zehebî, Târîh, s. 135, İbn Kesîr, Bidâye, 3/16.
  5. 23. İbn İshak, İbn Hişam, 1/263, Taberî, Târîh, 2/213, Muhibbü’t-Taberî, 2/210, İbn Seyyid, 1/93, Zehebî, Târîh, s. 137, Halebî, 1/437-438. Ebu Talib: Belâzurî, Ensâb, 1/113. İbn İshak, İbn Hişam, 1/263-264, Belâzurî, Ensâb, 1/113, Taberî, Târîh, 2/213, İbn Esîr, Kâmil, 2/58, Muhibbü’t-Taberî, 2/210, İbn Seyyid, 1/93-94, Zehebî, Târîh, s. 137, Halebî, 1/436.
  6. 27. İbn İshak, İbn Hişam, 1/263-264, Taberî, Târîh, 2/213, İbn Esîr, Kâmil, 2/58, Muhibbü’t-Taberî, 2/210, İbn Seyyid, 1/993-94, Zehebî, Târîh, s. 137, Halebî, 1/436. Belâzurî, Ensâb, 1/113. Belâzurî, Ensâb, 1/113, Muhibbü’t-Taberî, 2/211.
  7. 30. İbn İshak, İbn Hişam, 1/264, Belâzurî, Ensâb, 1/113, Taberî, Târîh, 2/213, İbn Esîr, Kâmil, 2/58, Muhibbü’t-Taberî, 2/210, İbn Seyyid, 1/94, Zehebî, Târîh, s. 137, Halebî, 1/433. Ebu Talib: Ebu Talib’in sözleri, Peygamberimiz Aleyhisselamı sevindirdi. Ebu Talib, dönüp eve gelince, zevcesi Fâtıma Hatun: Ebu Talib: İbn İshak, İbn Hişam, 1/264, Taberî, Târîh, 2/213, İbn Esîr, Kâmil, 2/58, Muhibbü’t-Taberî, 2/210, İbn Seyyid, 1/94, Zehebî, Târîh, s. 137, Halebî, 1/433. Belâzurî, Ensâb, 1/113. Halebî, 1/436. Belâzurî, Ensâb, 1/113. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/119, Ahmed b. Hanbel, 1/209, Taberî, Târîh, 2/212, Beyhakî, Delâil, 2/57, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/49, İbn Kesîr, Bidâye, 3/25. İbn Sa’d, 8/17, Taberî, Târîh, 2/212-213, İbn Abdilberr, 3/1243, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/49, İbn Seyyid, 1/93, İbn Kesîr, Bidâye, 3/25, İbn Hacer, İsâbe, 2/487, Halebî, 1/439. İbn Sa’d, 8/17-18, Taberî, Târîh, 2/212, İbn Abdilberr, 3/1243, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/49, İbn Kesîr, Bidâye, 3/25, İbn Hacer, İsâbe, 2/487. İbn Sa’d, 8/18, Taberî, Târîh, 2/213, İbn Abdilberr, 3/1243, İbn Hacer, İsâbe, 2/487. Süheylî, 3/17, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/281, Halebî, 1/438-439. İbn Sa’d, 3/44, Belâzurî, Ensâb, 1/476, Zehebî, Siyer, 1/161 İbn Sa’d, 3/40-41, Belâzurî, Ensâb, 1/467, İbn Kuteybe, Maarif, s. 63, İbn Abdilberr, 2/543-544, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/281, İbn Hacer, İsâbe, 2/563.
  8. 42. İbn İshak, İbn Hişam, 1/264-265, İbn Sa’d, 3/40, Belâzurî, Ensâb, 1/467, 476, İbn Kuteybe, Maârif, s. 63, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/281, İbn Seyyid, 1/94, Zehebî, Siyer, 1/162, İbn Hacer, İsâbe, 1/563. İbn Sa’d, 3/42, Belâzurî, Ensâb, 1/469, İbn Abdilberr, 2/545, Süheylî, 3/18, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/582-583, İbn Hacer, İsâbe, 1/563-564.
  9. 44. İbn İshak, İbn Hişam, 1/264, Taberî, Târîh, 2/215, Beyhakî, Delâil, 2/165, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/283, İbn Seyyid, 1/94, Zehebî, Târîh, s. 137-138. İbn Sa’d, 1/212, İbn Cevzî, 1/212, İbn Kayyım, 2/52, İbn Seyyid, 1/134, Kastallânî, Mevâhib, 1/73, Diyarbekrî, 1/303, Halebî, 2/52. İbn Sa’d, 3/44. Beyhakî, Delâil, 2/165, Muhibbü’t-Taberî, 2/71, 78, Zehebî, Târîh, s. 137, İbn Kesîr, Bidâye, 3/29. İbn Kesîr, Bidâye, 3/27. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/120, Beyhakî, Delâil, 2/164, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/310-311, Muhibbü’t- Taberî, 1/71-72, İbn Seyyid, 1/95, Zehebî, Târîh, s. 136-137, İbn Kesîr, Bidâye, 3/27. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/313, Muhibbü’t-Taberî, 1/71, İbn Kesîr, Bidâye, 3/30.
  10. 51. İbn İshak, İbn Hişam, 1/266-267, Taberî, Târîh, 2/215, Beyhakî, Delâil, 2/165, İbn Esîr, Kâmil, 2/59, Muhibbü’t-Taberî, 1/77, İbn Seyyid, 1/94, Zehebî, Târîh, s. 178, İbn Kesîr, Bidâye, 3/29. Belâzurî, Ensâb, 1/184, İbn Esîr, Kâmil, 2/66. Belâzurî, Ensâb, 1/184. Hâkîm, 3/283. İbn Sa’d, 3/233, Ahmed b. Hanbel, 1/404, İbn Mâce, 1/53, Ebu Nuaym, Hilye, 1/149, Beyhakî, Delâil, 2/170, İbn Abdilberr, 1/178-179, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/245, Muhibbü’t-Taberî, 1/74, Zehebî, Siyer, 1/251, İbn Kesîr, Bidâye, 3/28. İbn Sa’d, 3/232, Belâzurî, Ensâb, 1/184-185.
  11. 57. İbn İshak, İbn Hişam, 1/340, İbn Sa’d, 3/232, Belâzurî, Ensâb, 1/186, Ebu Nuaym, Hilye, 1/148, Hâkîm, 3/284, İbn Abdilberr, 1/178-179, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/243, İbn Hallikân, 3/70, Zehebî, İbn Abdilberr, 4/1813, İbn Hazm, Cevâmi, s. 55, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/69, İbn Mâce, İsâbe, 4/274, Halebî, 1/481. İbn Sa’d, 4/123, İbn Abdilberr, 4/1730, İbn Esîr, Kâmil, 2/68-69, İbn Hacer, İsâbe, 4/156. Belâzurî, Ensâb, 1/194-195, İbn Abdilberr, 4/1730, İbn Esîr, Kâmil, 2/68-69, Halebî, 1/481. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 6/248, İbn Hacer, İsâbe, 4/156. Belâzurî, Ensâb, 1/195, İbn Esîr, Kâmil, 2/669, Halebî, 1/481. İbn Sa’d, 4/123, Belâzurî, Ensâb, 1/195, İbn Abdilberr, 4/1730, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 6/2 48, İbn Belâzurî, Ensâb, 1/195, İbn Esîr, Kâmil, 2/69, İbn Hacer, 4/156, Halebî, 1/481-482. İbn Sa’d, 4/96, İbn Abdilberr, 2/421, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/97, Zehebî, Siyer, 1/188, İbn Hacer, 1/406. Ebu Uhayha, Halid’i dışarı çıkarttırdı. Öteki oğullarına: İbn Sa’d, 4/94, Belâzurî, Ensâb, 4/125, Beyhakî, Delâil, 2/173, Hâkîm, 3/248, İbn Abdilberr, 2/423- 424, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/97-98, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32-33, Halebî, 1/424. İbn Sa’d, 4/94-96, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/97-98, Halebî, 1/454. İbn Sa’d, 8/286, Belâzurî, Ensâb, 1/199, İbn Abdilberr, 4/1790-1791, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 7/26, İbn İbn Sa’d, 4/101, İbn Abdilberr, 3/1177, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/230. İbn Sa’d, 8/287, İbn Hacer, İsâbe, 4/382.
  12. 71. İbn İshak, İbn Hişam, 1/266-269, Taberî, Târîh, 2/215, Beyhakî, Delâil, 2/165, İbn Esîr, Kâmil, 2/59, İbn Seyyid, 1/94-95, Zehebî, Târîh, s. 138, İbn Kesîr, Bidâye, 3/29. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/121, Beyhakî, Delâil, 2/165, İbn Kesîr, Bidâye, 3/29. İbn Sa’d, 3/55. Ebu Kuhafe’nin oğlu da ona tâbi oldu’ dediler. İbn Sa’d, 3/214-215, Beyhakî, Delâil, 2/166, Muhibbü’t-Taberî, 2/336, Zehebî, Târîh, s. 139-140, İbn Kesîr, Bidâye, 3/29, İbn Hacer, İsâbe, 2/229, Halebî, 1/448. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/368, Begavî’nin Mu’cem’inden naklen Muhibbü’t-Taberî, 2/391.
  13. 76. İbn İshak, İbn Hişam, 1/267-278, İbn Sa’d, c. 3 ve 4’ün sahabilere ait sahifeleri, Beyhakî, Delâil, 2/173-174, İbn Seyyid, 1/95-97, Zehebî, Târîh, s. 138-139. İbn Sa’d, 4/213.
  14. 78. İbn İshak, İbn Hişam, 1/273, Belâzurî, Ensâb, 1/219. İbn Sa’d, 8/368, İbn Hacer, İsâbe, 4/307.
  15. 80. İbn İshak, İbn Hişam, 1/276, İbn Sa’d, 8/368, İbn Hacer, İsâbe, 4/307. İbn Sa’d, 3/151, Hakim, 3/312, Zehebî, Siyer, 1/334. İbn Abdilberr, 3/983, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385. İbn Sa’d, 3/151, İbn Abdilberr, 3/983, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, Zehebî, Siyer, 1/334. İbn Sa’d, 3/150, 151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Ahmed b. Hanbel, 1/379, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/462, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/462, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Ebu Bekir ona içi çukur sıcak bir taş (kap) getirdi. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr Usdu'l-gâbe, 3/385. Zehebî, Siyer, 1/335. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385. Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/239, Beyhakî, Delâil, 2/İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, Zehebî, Siyer, 1/335. Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/462, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, Zehebî, Siyer, 1/335, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32. Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171. İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32. Ahmed b. Hanbel, 1/379, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335. Ahmed b. Hanbel, 1/379, İbn Abdilberr, 3/988, Zehebî, Siyer, 1/335. İbn Seyyid, 1/98. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 3/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335. Ahmed b. Hanbel, 1/379, İbn Abdilberr, 3/988, Zehebî, Siyer, 1/335. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/379, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Abdilberr, 3/988, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/385, İbn Seyyid, 1/98, Zehebî, Siyer, 1/335. İbn Sa’d, 3/151, Ahmed b. Hanbel, 1/462, Ebu Nuaym, Delâil, 2/329, Beyhakî, Delâil, 2/171, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/385, Zehebî, Siyer, 1/335, İbn Kesîr, Bidâye, 3/32. İbn Seyyid, 1/98. İbn Hacer, İsâbe, 4/458. İbn Sa’d, 4/126. İbn Sa’d, 8/276, İbn Hacer, İsâbe, 4/450.
  16. 108. İbn İshak, İbn Hişam, 1/272, İbn Hacer, İsâbe, 1/35. İbn Sa’d, 8/272. İbn Sa’d, 4/201. İbn Sa’d, 8/272, İbn Hacer, İsâbe, 4/438. İbn Sa’d, 4/202. İbn Sa’d, 8/246. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/318, İbn Hacer, İsâbe, 2/11. İbn Sa’d, 4/119, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/92. İbn Sa’d, 4/120. İbn Sa’d, 4/120. İbn Sa’d, 4/121, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 5/488. İbn Sa’d, 4/121, İbn Abdilberr, 4/1660. İbn Sa’d, 4/104, İbn Hacer, İsâbe, 2/255. İbn Sa’d, 8/246. İbn Sa’d, 4/122. İbn Sa’d, 4/122. İbn Sa’d, 8/246. İbn Sa’d, 4/116, Belâzurî, Ensâb, 1/200-201, İbn Abdilberr, 4/1478, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 5/240, İbn İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/513, İbn Hacer, İsâbe, 2/143. İbn Sa’d, 4/128, 130, İbn Abdilberr, 1/286, 2/643, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/435. İbn Sa’d, 4/128. İbn Sa’d, 4/130, Hâkîm, 3/251, İbn Abdilberr, 2/643, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/435. İbn Sa’d, 4/135. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 5/385. İbn Sa’d, 4/136, İbn Hacer, İsâbe, 2/319. İbn Sa’d, 4/139, İbn Abdilberr, 4/1434, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 5/236, İbn Hacer, İsâbe, 3/448. İbn Sa’d, 4/140. İbn Sa’d, 4/140, İbn Abdilberr, 3/1064, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 4/26. İbn Sa’d, 4/141. İbn Sa’d, 4/189, İbn Abdilberr, 3/888, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/211. İbn Sa’d, 4/191, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 4/418. İbn Sa’d, 4/191, Hâkîm, 3/240, İbn Abdilberr, 4/1539, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 5/401. İbn Sa’d, 4/194, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 6/259, İbn Hacer, İsâbe, 4/160-161. İbn Sa’d, 4/198, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 5/119, İbn Hacer, İsâbe, 3/388. İbn Sa’d, 4/202. İbn Sa’d, 4/204. İbn Sa’d, 8/52. İbn Sa’d, 4/204, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 5/46. İbn Sa’d, 8/273. İbn Sa’d, 4/205, İbn Hacer, 2/523. İbn Sa’d, 4/213, İbn Abdilberr, 3/1171, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 4/210. İbn Sa’d, 4/214, İbn Abdilberr, 3/1037, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 3/583. İbn Sa’d, 4/214, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 2/295. İbn Sa’d, 4/245. İbn Sa’d, 4/245. İbn Sa’d, 4/245, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/338. İbn Sa’d, 4/136, Belâzurî, Ensâb, 1/181, İbn Kuteybe, Maârif, s. 111, İbn Abdilberr, 4/1589, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 5/467, Zehebî, Siyer, 1/292, İbn Hacer, İsâbe, 3/647. İbn Sa’d, 8/264.