İslam Tarihi · Temmuz 2, 2026

Kâbe’nin Üzerinde Güneşlenen Korkunç Yılan ve Âkıbeti

Kâbe’nin içinde bulunan ve Kâbe’ye yapılan bağışlar içine konulagelen kuyuya, bir müddetten beri, bir yılan gelip yerleşmişti.125 Çok kara, karnı ak,126 başı oğlak başı gibi olan127 bu büyük ve korkunç128 yılan, her gün …

Kâbe’nin içinde bulunan ve Kâbe’ye yapılan bağışlar içine konulagelen kuyuya, bir müddetten beri, bir yılan gelip yerleşmişti.125 Çok kara, karnı ak,126 başı oğlak başı gibi olan127 bu büyük ve korkunç128 yılan, her gün çıkıp Kâbe duvarının üzerinde güneşlenir; Kâbe’ye hiç kimseyi yaklaştırmazdı. Bir kimse ona yaklaşacağı zaman hemen kuyruğunun yanından başını kaldırır, ağzını açar, korkunç sesler çıkarmaya başlardı. Bunun için, Kureyşîler ona yaklaşmaktan ürperirler, korkarlardı. Bu yılan, yine her gün yaptığı gibi, Kâbe’nin duvarları üzerinde güneşleniyordu.129 Kureyşîler, Makam-ı İbrahim’in yanında toplanarak: “Ey Allah!

Eğer Beyt’inin yıkılıp yeniden yapılmasına razı isen, onu tamamlattır ve şu yılan uğraşısını da üzerimizden kaldır!130 Ey Rabbimiz! Biz, Senin Beyt’ini şereflendirmek ve süslemek istiyoruz. Sen, razı isen bunu yaptır. Razı değilsen, Sen, istediğini yap!” diyerek dua ettiler. O sırada, gökten bir çığlık işittiler.131 1/234. Yüce Allah tarafından;132 sırtı kara, karnı ak, ayakları sarı, kartaldan daha büyük133 bir kuşun salındığı görüldü.134 Bu kuş, birden yılanın üzerine inerek, başına batırdığı tırnaklarıyla onu hemen kapıp havalandı! Yılanı, kuyruğu sallana sallana Küçük Ecyad’a,135 Hacun’a doğru136 götürdü.137 Hacun’a bıraktı.

Yer, onu yuttu.138 Bunun üzerine, Kureyşliler: “Yapmak istediğimiz işten Allah’ın razı olduğunu ümit ediyoruz. Yanımızda, yardımından yararlanacağımız bir iş adamı da var, elimizde kereste de var! Yüce Allah, yılan belâsını da başımızdan def etti!” dediler. Kureyşliler; Kâbe’nin kendilerine düşen taraflarını yıkıp yeniden yapmaya karar verdikleri zaman, Ebu Vehb b. Amr, b. Âiz, b. İmran, b. Mahzum kalktı, Kâbe duvarının üzerindeki taşlardan birine elini uzatıp almasıyla taşın elinden sıçrayıp duvardaki eski yerine dönmesi bir oldu! “Ey Kureyş cemaati! Kâbe’nin yapısına, kazancınızın temiz ve helal olmayanını sokmayınız!

Ona, ne fâhişe başlığı, ne faiz parası, ne de herhangi bir kimseden haksız olarak alınmış olan para sokulmasın!” dedi.139 Kureyşliler, Kâbe’yi yıkmaktan çok korkmakta ve çekinmekte idiler.140 Velid b. Mugîre, Kureyşlilere: “Sizin Kâbe’yi yıkmaktaki gayeniz nedir? İyilik mi, yoksa kötülük müdür?” diye sordu. Bidâye, 2/301. Abdurrezzak, 5/13, Zehebî, Târîh, s. 76, Heysemî, 3/289, İbn Hacer, Metâlib, 4/183, Diyarbekrî, 1/112. Ezrakî, 1/170. Abdurrezzak, 5/103, Ezrakî, 1/170, Zehebî, Târîh, s. 76, Heysemî, 3/289, İbn Hacer, Metâlib, 4/184. Peygamberimiz Aleyhisselamın Hz. Hatice ile Evlenmesi 129 “Elbette, iyiliktir!” dediler.141 Velid b.

Mugîre: “Ey kavmim! Siz, Kâbe’yi yıkmakla onu ıslah etmek istiyor değil misiniz?” diye sordu. “Evet! Islah etmek istiyoruz!” dediler.142 Bunun üzerine, Velid b. Mugîre: “Yüce Allah, ıslah edicileri helâk etmez!143 Fakat, siz, Rabbinizin Beyt’inin onarımına, mallarınızın temiz ve helal olanından başkasını sokmayınız! Ona, faizden, kumardan, fâhişe başlığından elde edilen parayı sokmayınız! Beytullah’ı, mallarınızın kötü olanından uzak tutunuz! Çünkü Allah, malın temiz ve helal olanından başkasını kabul etmez!”

dedi.144 Kureyşliler, yapılan tavsiyenin gereğini yerine getirdiler.145 “O halde, yıkmak için onun üzerine kim çıkacak?146 Onu yıkmaya, ilk önce kim başlayacak?” dediler.147 Velid b. Mugîre: “Onun üzerine ben çıkacak, onu ben yıkacağım!148 Sizin, onu yıkmaya ilk başlayanınız ben olacağım!149 Ben, çok yaşlanmış bir kimseyim. Eğer başıma bir iş gelirse, varsın gelsin. Zaten ecelim yaklaşmış bulunuyor!” dedi.150 Eline bir külünk alarak151 Beytullah’ın üzerine çıktı ve bir taşı yıkarken ayağının altındaki taş şiddetle deprenince,152 Velid b. Mugîre: Abdurrezzak, 5/319, Ezrakî, 1/158-159. Ezrakî, 1/158-159, Diyarbekrî, 1/112.

Abdurrezzak, 5/100, 319, Ezrakî, 1/161-162, Diyarbekrî, 1/112. Ezrakî, 1/162, Diyarbekrî, 1/112. Ezrakî, 1/162. Abdurrezzak, 5/100, 319, Ezrakî, 1/159. Ezrakî, 1/162. Abdurrezzak, 5/319, Ezrakî, 1/159. Ezrakî, 1/162. Ezrakî, 1/162. “Ey Allah! Biz, Senin dininden çıkmış, sapmış değiliz!153 Bizim ıslah etmekten,154 hay ırdan155 başka gayemiz yoktur!” diyerek,156 Kâbe’nin iki rüknü arasındaki kısmından157 elindeki külünkle taş taş kaldırıp akşama kadar yıkma işine devam etti.158 Halk, o gece, yıkma işine girişmeyip beklediler.159 “Akşam olunca, azap inmesinden korkarız!” dediler. Akşamleyin, Velid b.

Mugîre’ye bir azap gelmediğini gördüler.160 O geceyi de beklediler ve: “Bakalım, Velid’in başına bir felâket gelirse biz Kâbe’den hiçbir taş yıkmayız ve yıktıklarımızı da iade eder, eski haline getiririz. Eğer onun başına bir felaket gelmezse, yaptığımız işten Allah’ın razı olduğunu anlarız ve hemen yıkmaya girişiriz!” dediler.161 Kureyş halkı, ertesi günü, sabahleyin Velid b. Mugîre’nin sapasağlam kalkıp işine başladığını gördükleri zaman, kendileri de kendilerine ayrılmış olan duvarları, onunla birlikte yıkmaya koyuldular.

İbrahim Aleyhisselamın, İsmail Aleyhisselamla birlikte Kâbe’yi yaparken attığı temele ulaşıncaya kadar, duvarları yıktılar. Temelde; yeşil, birbirleriyle kaynaşmış, deve sırtı gibi taşlarla karşılaştılar162 ki, her biri, otuz kişinin bile kaldıramayacağı kadar ağır ve iri idi.163 Yıkım işine katılan Kureyşlilerden birisi164 elindeki külünkün ucunu iki taştan birisini ayırmak için aralarına sokup zorladığı zaman, taş kımıldamış, Mekke sarsılmaya başlamıştı! Kâmil, 2/45. Ezrakî, 1/162. Ezrakî, 1/162. 1/232.

Kaynaklar

  1. 123. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Ezrakî, 1/161, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52. Ebu Nuaym, Delâil, 1/189, Beyhakî, Delâil, 2/33, İbn Kesîr, Bidâye, 2/287, Heysemî, 3/301, Diyarbekrî, 1/112.
  2. 125. İbn İshak, İbn Hişam, 1/205, Taberî, Târîh, 2/200, İbn Esîr, Kâmil, 2/44, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301, Diyarbekrî, 1/112. Abdurrezzak, 5/102, Ezrakî, 1/158, 161, Zehebî, Târîh, s. 76, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301, Heysemî, 3/289, İbn Hacer, Metâlib, 4/183, Diyarbekrî, 1/112. Ezrakî, 1/158, 161, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301, Diyarbekrî, 1/112. Halebî, 1/233.
  3. 129. İbn İshak, İbn Hişam, 1/205, Taberî, Târîh, 2/200, İbn Esîr, Kâmil, 2/44, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301, Diyarbekrî, 1/112, Halebî, 1/233. Ezrakî, 1/161, Zehebî, Târîh, s. 76, Diyarbekrî, 1/112. Abdurrezzak, 5/102, 103, Zehebî, Târîh, s. 76, Heysemî, 3/289, İbn Hacer, Metâlib, 4/183, Halebî, Ebu Vehb:
  4. 132. İbn İshak, İbn Hişam, 1/205, Taberî, Târîh, 2/200, Zehebî, Târîh, s. 76, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301. Abdurrezzak, 5/103, Ezrakî, 1/161, Zehebî, Târîh, s. 76, Heysemî, 3/289, İbn Hacer, Metâlib, 4/183, Diyarbekrî, 1/112.
  5. 134. İbn İshak, İbn Hişam, 1/205, Abdurrezzak, 5/103, Taberî, Târîh, 2/200, Zehebî, Târîh, s. 76, İbn Kesîr, Süheylî, 2/278, Halebî, 1/233, Zürkânî, 1/204.
  6. 139. İbn İshak, İbn Hişam, 1/205-206, Taberî, Târîh, 2/200, İbn Esîr, Kâmil, 2/44, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301.
  7. 140. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Abdurrezzak, 5/319, Ezrakî, 1/167, Taberî, Târîh, 2/200, İbn Esîr, Kâmil, 2/44, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115.
  8. 149. İbn İshak, İbn Hişam, 1/206, Ezrakî, 1/162, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/44, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115.
  9. 151. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, İbn Sa’d, 1/145, Ezrakî, 1/159, 162, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/301, Diyarbekrî, 1/115.
  10. 153. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Süheylî, 2/279, Diyarbekrî, 1/115, Halebî, 1/232.
  11. 154. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Abdurrezzak, 5/100, Ezrakî, 1/159, 162, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr,
  12. 155. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, İbn Sa’d, 1/145, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115.
  13. 156. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Abdurrezzak, 5/100, Ezrakî, 1/159, 162, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, Zehebî, Târîh, s. 67. İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115, Halebî, 1/232. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 1/45, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Taberî, 2/201, İbn Esîr, 1/45, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115. İbn İshak, 1/207, Taberî, 2/201, İbn Esîr, s. 45, İbn Kesir, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115, Halebî,
  14. 162. İbn İshak, İbn Hişam, 1/207, Ezrakî, 1/162, Taberî, Târîh, 2/201, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, Zehebî, Târîh, s. 71, İbn Kesîr, Bidâye, 2/302, Diyarbekrî, 1/115. Abdurrezzak, 5/95, Ezrakî, 1/162, Beyhakî, Delâil, 2/61-62, Zehebî, Târîh, s. 71, Diyarbekrî, 1/115. Ezrakî’ye göre: Velid b. Mugîre veya Ebu Vehb (Ezrakî, 1/163, Beyhakî, Delâil, 2/61-62, Diyarbekrî, 1/115.) Zehebî’ye göre: Velid b. Mugîre, (Zehebî, Târîh, s. 71).