İslam Tarihi · Temmuz 2, 2026

Peygamberimiz Aleyhisselamın Safâ Tepeciğinden Kureyşlilere Seslenişi

“Sen, ilkin, en yakın hısımlarını inzar et!”270 Yani, “küfürleri yüzünden üzerlerine azap inebileceğini hatırlatarak onları korkut, uyar!”271 mealli âyet nazil olduğu zaman;272 Resûlullah Aleyhisselam, günlerden bir …

“Sen, ilkin, en yakın hısımlarını inzar et!”270 Yani, “küfürleri yüzünden üzerlerine azap inebileceğini hatırlatarak onları korkut, uyar!”271 mealli âyet nazil olduğu zaman;272 Resûlullah Aleyhisselam, günlerden bir gün273 Safâ tepeciğine kadar gitti.274 Orada, yüksekçe bir taşın üzerine çıktı.275 Şehadet parmaklarını kulaklarına tıkadı. Yüksek sesle:276 “Yâ Sabâhâh!*277 Ey Kureyş cemaati!” diyerek bağırdı.278 “Kim bu seslenen?” diye sordular.279 “Muhammed,280 Safâ tepesinden sesleniyor!”

dediler.281 Kureyş kabileleri içinde Peygamber Aleyhisselama akraba olmayan bir kabile bulunmadığından,282 Peygamber Aleyhisselam da kabile kabile bütün Kureyşlilere seslenmişti.283 İşitenler, gelip Peygamberimizin karşısında toplandılar.284 Gelemeyenler de, toplantının sebebini anlamak için, yerlerine adam gönderdiler.285 Yanına gelen Kureyşliler Peygamber Aleyhisselama: Şuarâ: 214. Bidâye, 3/38. 1/460. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 247 “Yâ Muhammed! Ne haber var?”

diye sordular.286 Peygamber Aleyhisselam: “Benimle sizin haliniz, düşmanı görünce ailesini haberdar etmek için koşmaya başlayan ve düşmanın kendisinden önce ailesine yetişip zarar vermesinden korkarak ‘Yâ Sabâhâh!’ diye bağıran bir adamın haline benzer.287 Ne dersiniz? Ben, size şu dağın eteğinden288 veya şu vadiden,289 sizi yağmalamak isteyen290 birtakım atlıların çıkıvereceğini, yahut akşama, sabaha, düşman baskınına uğrayacağınızı291 haber verirsem, beni tasdik eder, doğrular mısınız?” diye sordu.292 “Evet!

Seni tasdik eder, doğrularız!293 Çünkü, biz seni bütün tecrübelerimizde doğru sözlü bulduk!294 Sen, bizim katımızda herhangi bir suçla suçlanmış bir kişi değilsin!295 Hakkındaki tecrübelerimizde, sende hiçbir yalana rastlamış değiliz!” dediler.296 Bunun üzerine, Peygamberimiz Aleyhisselam: “Öyle ise, ben sizi şiddetli bir azap önünde inzara, korkutup uyarmaya memurum:297 Ey Abdulmuttalib oğulları! 1/183. 3/350. 3/38. Ey Abdi Menaf oğulları! Ey Zühre oğulları! Ey filanoğulları!.. Ey filanoğulları!.. diyerek birer birer Kureyş kabilesinin bütün ailelerine seslenip: “Yüce Allah; en yakın hısımlarımı azab ile korkutmamı bana emretti.

Sizler ‘Lâ ilâhe illallah=Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur’ demedikçe; ben size ne dünyada bir yarar, ne de âhirette bir nasip sağlayabilirim” buyurdu.298 Peygamberimiz Aleyhisselama atmak için eline bir ta ş alan Ebu Leheb:299 “Yuh sana! Sen, bugün, gelip de, bizi bunun için mi topladın?!” diyerek bağırdı.300 Resûlullah Aleyhisselam, hitap ve uyarısına şöyle devam buyurdu: “Ey Kureyş cemaati! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız!301 Ey Ka’b b. Lüey oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız! Ey Mürre b. Ka’b oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız! Ey Abduşşems oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız!

Ey Abdi Menaf oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız! Ey Hâşim oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız! Ey Abdulmuttalib oğulları! Kendinizi Cehennem ateşinden kurtarınız!302 Ey Kureyş cemaati! Kendinizi Allah’tan satın alınız! Ben, sizi Allah’ın azabından kurtarabilecek hiçbir şeye malik değilim.303 Ey Abdi Menaf oğulları! Kendinizi Allah’tan satın alınız!304 Ben, sizi Allah’ın azabından kurtarabilecek hiçbir şeye malik değilim!305 Ey Abdulmuttalib oğulları! Kendinizi Allah’tan satın alınız!

Ben, sizi Allah’ın azabından kurtarabilecek hiçbir şeye malik değilim.306 Zemahşerî, 4/290, Râzî, 32/166, Kurtubî, 20/235, Hâzin, 4/424, Beyzâvî, 2/580, Ebussuud, 9/210, Nesâî, 6/248-249. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 249 Ey Abbas b. Abdulmuttalib! Ben, seni Allah’ın azabından kurtarabilecek hiçbir şeye malik değilim!307 Ey Zübeyr b. Avvam’ın annesi! Resûlullah’ın halası Safiyye! Ey Muhammed’in kızı Fâtıma! Kendinizi Allah’tan satın alınız! Siz, benim malımdan, dilediğinizi benden isteyiniz! Fakat, ben sizi Allah’ın azabından kurtarabilecek hiçbir şeye malik değilim.308 Şu kadar ki, sizlerin bir hısımlığınız var!

Ben hısımlık suyu ile sulayacağım!” buyurdu.309 Bundan sonra, Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Fihr hanedanı!” diyerek seslendi. “İşte, Fihr oğulları yanındalar!” dedi. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Galib hanedanı!” diyerek seslenince, Muharib b. Fihr oğullarıyla Hâris b. Fihr oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Lüey b. Galib hanedanı!” diyerek seslenince, Teymü’l-Erdem b. Galib oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Ka’b hanedanı!” diyerek seslenince, Âmir b. Lüey oğullarıyla Avf b. Lüey oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Mürre b. Ka’b hanedanı!” diyerek seslenince, Adiyy b.

Ka’b oğulları ile Husays b. Ka’b’ın iki oğlu olan Sehm ve Cumah oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Kilab hanedanı!” diyerek seslenince, Teym b. Mürre oğullarıyla Mahzum b. Yakaza b. Mürre oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Kusayy hanedanı!” diyerek seslendiği zaman, Zühre oğulları dönüp geri gittiler. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Abdi Menaf oğulları!” diyerek seslenince, Abduddar oğulları ve onlarla beraber Esed b. Abduluzzâ b. Kusayy oğulları dönüp geri gittiler. “İşte, Abdi Menaf oğulları!” dedi. Resûlullah Aleyhisselam: “Ey Hâşim hanedanı!”

diyerek seslenince, Abdüşşems oğullarıyla Nevfel oğulları dönüp geri gittiler. Orada, yalnız Abdulmuttalib oğulları kaldı. “İşte, Hâşim oğulları toplanmış bulunuyorlar!” dedi. Resûlullah Aleyhisselam, onlara: “Ben, sizi ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh=Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur! O, birdir! O’nun ortağı yoktur!’ diyerek şehadet getirmeye davet ediyorum! Ben de, O’nun kulu ve resûlüyüm! Bunu böylece kabul ve ikrar ettiğiniz takdirde, sizin Cennete gireceğinize kefil olurum!310 Siz, Kıyamet günü iyi amellerinizle gelmez de dünyayı boyunlarınıza yüklenmiş olduğunuz halde gelirseniz, ben sizden yüz çeviririm (yüzünüze bakmam)!

O zaman siz bana: ‘Yâ Muhammed!’ dersiniz. Ben ise, şöyle derim: [Resûlullah Aleyhisselam “Şöyle derim” buyururken, yüzünü onlardan başka tarafa çevirdi.] Siz, bana: ‘Yâ Muhammed!’ dersiniz. Ben ise, size şöyle derim: [Resûlullah Aleyhisselam, “Şöyle derim” buyururken, yüzünü onlardan başka tarafa çevirdi.]”311

Kaynaklar

  1. Taberî, Tefsîr, 19/118. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/307, Buhârî, Sahîh, 3/190, Müslim, 1/192-193, Tirmizî, Sünen, 5/338, Belâzurî, Ensâb, 1/120, Nesâî, 6/248, Taberî, Târîh, 2/216. Ahmed b. Hanbel, 1/307, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/121, Taberî, Târîh, 2/216. Ahmed b. Hanbel, 1/307, Müslim, 1/194, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/181, İbn Kesîr, Buhârî, Sahîh, 6/16, Müslim, 1/193, Beyhakî, Delâil, 2/178, İbn Cevzî, 1/183, Halebî, 1/460. Tirmizî, Sünen, 5/339, Taberî, Tefsîr, 19/120. * “Yâ Sabâbâh,” “Düşman tarafından kuşatıldık! Sarıldık! Sabah vakti gelip çattı! Hemen çarpışmaya hazırlanın!” gibi anlamlara gelir. (İbn Esîr, Nihâye, 1/6-7). Ahmed b. Hanbel, 1/307, Müslim, 1/194, Tirmizî, Sünen, 5/339, Belâzurî, Ensâb, 1/121, Taberî, Târîh, 2/216, İbn Cevzî, 1/183, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, Zehebî, Târîh, s. 144, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 7, Diyarbekrî, 1/288, Halebî, 1/460. İbn Sa’d, 1/200, İbn Cevzî, 1/183. Müslim, 1/194, Taberî, Târîh, 2/216, Zehebî, Târîh, s. 144, Halebî, 1/460. İbn Sa’d, 1/200, Müslim, 1/194, Taberî, 2/216, İbn Cevzî, 1/183, Zehebî, Târîh, s. 144, Halebî, İbn Sa’d, 1/200, İbn Cevzî, 1/183. İbn Sa’d, 1/24, Buhârî, Sahîh, 4/154. Buhârî, Sahîh, 4/160. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/307, Müslim, 1/194, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/181, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 7. Ahmed b. Hanbel, 1/307, Buhârî, Sahîh, 6/16, Taberî, Tefsîr, 19/121, Begavî, 2/175, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38, Halebî, 1/460. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/281, Belâzurî, Ensâb, 1/121, Taberî, Târîh, 2/216, İbn Cevzî, Ahmed b. Hanbel, 3/476, Müslim, 1/193, Taberî, Tefsîr, 19/120, İbn Cevzî, 1/183, İbn Kesîr, Tefsîr, İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/307, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/120, Begavî, 2/175, İbn Cevzî, 1/183, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, Zehebî, Târîh, s. 146, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38. Buhârî, Sahîh, 6/17, Begavî, 2/175. Ahmed b. Hanbel, 1/307, Buhârî, Sahîh, 6/17, Begavî, 2/175, İbn Cevzî, 1/183, İbn Kesîr, Bidâye, Ahmed b. Hanbel, 1/307, Belâzurî, Ensâb, 1/121, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/182, Zehebî, Târîh, s. 146, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 7. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/281, Buhârî, Sahîh, 6/17, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/120, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/182, Begavî, 2/175, İbn Cevzî, 1/183, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, Zehebî, Târîh, s. 146, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/281, Buhârî, Sahîh, 6/17, Belâzurî, Ensâb, 1/183, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 7. Buhârî, Sahîh, 6/17, Begavî, 2/175. İbn Sa’d, 1/200, İbn Cevzî, 1/183. İbn Sa’d, 1/200, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/120, Taberî, Târîh, 2/216, İbn Cevzî, 1/183, İbn Esîr, 2/60, Zehebî, Târîh, s. 146. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/281, Buhârî, Sahîh, 6/17, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/120, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/182, Begavî, 2/175, İbn Cevzî, 1/183, İbn Esîr, Kâmil, 2/60, Zehebî, Târîh, s. 146, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38. İbn Sa’d, 1/200, Belâzurî, Ensâb, 1/120, İbn Cevzî, 1/184. Diyarbekrî, 1/288. İbn Sa’d, 1/200, Ahmed b. Hanbel, 1/281, Buhârî, Sahîh, 6/17, Müslim, 1/194, Belâzurî, Ensâb, 1/120-121, Taberî, Târîh, 2/216, Beyhakî, Delâil, 2/182, Begavî, 2/175, İbn Cevzî, 1/184, İbn Esîr, Kâmil, 2/60-61, Zehebî, Târîh, s. 146, İbn Kesîr, Bidâye, 3/38. Tirmizî, Sünen, 5/338, Deylemî, 5/285. Müslim, 1/192, Nesâî, 6/248, Taberî, Tefsîr, 19/120, Kurtubî, 13/143. Buhârî, Sahîh, 6/17, Müslim, 1/193, Nesâî, 6/249, Taberî, Tefsîr, 19/119. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/128, Buhârî, Sahîh, 6/17, Nesâî, 6/248-249. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/128, Buhârî, Sahîh, 4/161, 6/17, Müslim, 1/193, Nesâî, 6/249-250, Taberî, Tefsîr, 19/119. Ebu Leheb: Buhârî, Sahîh, 6/17, Müslim, 1/193, Nesâî, 6/249-250. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/128, Buhârî, Sahîh, 4/161, 6/17, Müslim, 1/193, Nesâî, 6/249. Müslim, 1/192, Tirmizî, Sünen, 5/339, Nesâî, 6/248, Taberî, Tefsîr, 19/119. Ebu Leheb: Ebu Leheb: Belâzurî, Ensâb, 1/119-120, Yakubî, 2/27. İbn İshak, Kitâbu’l-mübtedâ, 3/128.