İslam Tarihi · Temmuz 2, 2026

Yemen Hükümdarı Seyf b. Zî Yezen’in Yanında SakladığıBir Kitapta Peygamberimiz Aleyhisselam HakkındaYazılı Haberleri Abdulmuttalib’e Açıklayışı

Bir Kitapta Peygamberimiz Aleyhisselam Hakkında Yazılı Haberleri Abdulmuttalib’e Açıklayışı Seyf b. Zî Yezen; Kisrâ tarafından Yemen hükümdarlığına tayin edilip248 tahta oturduktan sonra her taraftan Arap heyetleri gelip …

Bir Kitapta Peygamberimiz Aleyhisselam Hakkında Yazılı Haberleri Abdulmuttalib’e Açıklayışı Seyf b. Zî Yezen; Kisrâ tarafından Yemen hükümdarlığına tayin edilip248 tahta oturduktan sonra her taraftan Arap heyetleri gelip kendisini tebrik ettikleri sırada,249 Mekke’den gelen on kişilik tebrik heyetinin başında Abdulmuttalib b. Hâşim bulunuyordu.250 Abdulmuttalib ve arkada şlar ı, hükümdar ı, hükümdar selâm ıyla251 selamladılar. Abdulmuttalib, temsilci olarak hükümdarın önünde, ayakta durdu.252 Konuşmak için, hükümdardan izin istedi.253 Seyf b. Zî Yezen: “Eğer krallar önünde konuşabilir kişilerden isen, sana izin verilmiştir.254 Konuş bakalım!”

dedi.255 Abdulmuttalib; Seyf b. Zî Yezen’in bulunduğu makama liyakatini, asaletini, babasının çok hayırlı bir hükümdar, kendisinin de onun hayırlı bir halefi olduğunu.. belirttikten sonra: “Ey hükümdar! Bizler, Allah’ın dokunulmaz kıldığı Harem’inin halkı ve Beyt’inin (Kâbe’sinin) hâdimleri olup, zaferini tebrik heyetiyiz; ziyaretçi heyet değiliz!” dedi. Mürûc, 1/42-43.) Hükümdar Seyf: “Ey konuşan kişi! Sen kimsin?” diye sordu. Abdulmuttalib: “Ben, Abdulmuttalib b. Hâşim’im” dedi. Hükümdar: “Demek, sen kız kardeşimizin oğlusun ha!” dedi.256 Abdulmuttalib: “Evet!” deyince, hükümdar: “Yakınıma gel!” dedi.

Yaklaşınca, hem ona, hem arkadaşlarına:257 “Demek, sizler, Kureyşü’l-Ebâtıh’sınız?” dedi. “Evet!” diye cevap verdiler.258 Hükümdar: “Hoş geldiniz, safa geldiniz! Sizler, yanında emniyet ve huzur bulacağınız, bol bol ihsanlar veren bir kralın yanına geldiniz! Kral ilk konuşmanızdaki sözlerinizi dinledi ve akraba olduğunuzu anladı, ziyaret vesilenizi kabul etti. Sizler burada oturduğunuz müddetçe, gece ve gündüz sohbet edilmeye, oturulup konuşulmaya,259 övülmeye,260 ağırlanmaya, ayrılıp giderken de ihsan olunmaya lay ık,261 şerefli,262 şanl ı263 kişilersiniz!”

dedikten sonra, maiyetine onların konuk ve elçiler konağına götürülüp misafir edilmelerini emretti. Emri yerine getirildi. Orada bir ay oturdular. Hükümdar, bir gün, Abdulmuttalib’e haber salıp:264 “Arkadaşlarının arasından bir tek sen benim yanıma gel!” dedi. Abdulmuttalib, hükümdarın huzuruna vardığı zaman, onu yalnız bir halde buldu. Yanında hiç kimse yoktu. Abdulmuttalib’in annesi Selma Hatun, Hazrecîlerdendi. Hazrecîler ise, Yemen Sebe soyundan idiler. Seyf b. Zî Yezen de, Himyer b. Sebe soyundandı. (Süheylî, 2/88.) Hükümdar Abdulmuttalib’i yanına yaklaştırdı, tahtında onunla birlikte oturdu.265 “Merhaba! Hoş geldin, safa geldin!”

dedikten sonra;266 “Ey Abdulmuttalib! Ben sana bildiğim bir işin sırrını emanet edeceğim ki, o sırrı, senin yerinde başkası olsaydı, açmazdım! Fakat, ben, onun madenini sende gördüm. Bunun için, onu sana açıklayacağım! Yüce Allah bu hususta izin verinceye kadar, bu sır senin yanında masun ve mahfuz kalsın! Şüphesiz ki, Allah emrini yerine getirir. Ben, gizli Kitab’da, kendimize tahsis edip başkasına kapalı tuttuğumuz ilimde; yaşamanın şerefi, ölmenin fazileti bulunan, genellikle bütün insanları ve heyet arkadaşlarını, özellikle de seni ilgilendiren çok büyük, çok şanlı bir haber buldum!” dedi.267 Abdulmuttalib: “Ey hükümdar!

Bütün göçebe halkı ard arda sana feda olsun! Nedir o büyük ve şanlı haber?” diye sordu. Hükümdar: “Tihâme bölgesinde bir çocuk doğacak. Alâmet olarak, onun iki küreği arasında bir ben bulunacak!268 Kıyamet gününe kadar, kendisinde imamlık, sizde de seyyidlik olacak!” dedi.269 Abdulmuttalib: “Zât-ı Devletinden, lânet ve nefreti mucib haller sâdır olmasın!” diyerek onu hükümdar selam ve duasıyla selamlayıp: “Eğer hükümdarlık makamının heybetini, ululuğunu gözönünde tutmak zorunluluğu olmasaydı, sevincimi arttıracak beşareti biraz daha açıklamak lutfunda da bulunmalarını kendilerinden dilerdim!” dedi.

Bunun üzerine, hükümdar: “Bu zaman, O'nun doğacağı zamandır. Hatta, belki de doğmuştur! Onun ismi Muhammed; babası ve annesi ölmüş olacak! Kendisinin bakımını, dedesi ve amcası üzerlerine alacak! Allah, O'nu apaçık tebligat yapan peygamber gönderecek! Bizden, O'na Ensar (yardımcılar) yapacak! Dostlarını onlarla aziz, düşmanlarını da onlarla zelil kılacak! O, arzın en kıymetli yerlerini fethedecek! O'nun doğumu ile, ateşgede sönecek! Bir olan Rahmân’a ibadet edilecek! Küfür ve taşkınlıklar yasaklanacak! Putlar kırılacak! Şeytan recmolunacak, taşlanacak! O'nun sözü hak ile bâtıl arasını ayırıcı, hükmü sırf adâlet, tam ve dosdoğru hüküm olacak!

O daima iyiliği buyuracak ve işleyecek, kötülükten de sakındıracak ve onları ortadan kaldıracaktır!” dedi. Abdulmuttalib: “Ömrün uzun, saltanatın sürekli, şan ve şerefin yüce olsun! Acaba hükümdar bu hususta beni sevindirecek bazı açıklamalar daha yapmak lutfunda bulunurlar mı?” dedi. Hükümdar Seyf: “Örtülerle örtülü Beytullah’a, mucizelere ve semavî kitablara andolsun ki, ey Abdulmuttalib! Hiç hilaf yok, muhakkak ki sen onun atasısın!” deyince, Abdulmuttalib sevincinden yere kapandı. Hükümdar: “Başını yerden kaldır! Kalbin ferahladı. Ömrün uzadı. İşin yükseldi! Sana, anlattıklarımdan, idrak ettiğin, kavuştuğun bir şey var mı?” dedi.

Abdulmuttalib: “Evet ey hükümdar! Benim çok sevgili, üzerine titrediğim bir oğlum vardı. Onu senin kavminin şereflilerinden birinin kızı olan Âmine binti Vehb b. Abdi Menaf ile evlendirmiştim. Âmine, dünyaya bir çocuk getirdi.270 O'nun ismini Muhammed koydum.271 İki küreğinin arasında da bir ben vardır! Anlattığın alâmetlerin hepsi de kendisinde mevcuttur.272 O'nun babası ve annesi de vefat etmiştir. Kendisinin bakımını, ben ve amcası, üzerimize almış bulunuyoruz” dedi. Bunun üzerine, hükümdar Seyf: “O'nun hakkında sana söylediklerim, senin söylediğin gibidir. Oğlunu iyi koru! O'nun hakkında Yahudilerden sakın!

Çünkü, Yahudiler O'na düşmandırlar! Fakat, Allah onlara bu hususta yol ve fırsat vermeyecektir. Yanındaki heyet arkadaşlarından, yalnız sana açmış olduğum şeyleri onlara da dürülü tut! Sakın açayım deme! Sizde bulunacak reisliği, onların ve oğullarının da kıskanıp onun başına gaileler çıkarmayacaklarından emin değilim.

Eğer O'nun peygamber olarak gönderileceğinden önce ölmeyeceğimi bilseydim, süvarilerim ve piyadelerimle birlikte gider,273 Yesrib’i (Medine’yi) hicret yurdu,274 devletime başkent yapardım!275 Ben, Nâtık Kitab’da ve Sâbık ilimde buldum ki: Yesrib O'nun hicret ve nusret yurdu,276 işinin muhkemleşeceği, kabrinin ve yardımcılarının bulunacağı yer olacaktır!277 Ne olurdu, O'nu âfet ve belalardan ben koruya idim!” dedi. Hükümdar; Kureyş heyetinden her bir delegeye onar köle, onar cariye,278 yüzer deve,279 beşer ratl (rıtl) altın, onar ratl gümüş,280 Yemen elbiselerinden ikişer kat elbise, içi anberle doldurulmuş birer kutu;

Kaynaklar

  1. Belâzurî, Ensâb, 1/81.
  2. 247. İbn İshak, İbn Hişam, 1/178, İbn Sa’d, 1/119, Yakubî, 2/13, Beyhakî, Delâil, 2/22, İbn Abdilberr, 1/34, Zehebî, Târîh, s. 54. İbn Kuteybe, Maârif, s. 278.
  3. 249. İbn Abdi Rabbih, 2/23, Mes’ûdî, Mürûc, 2/82-83, Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/9, İbn Cevzî, 1/122, İbn Kesîr, Bidâye, 2/328, 329, Halebî, 1/186. Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/9, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329. Hükümdar Selamı: “En’im sabâhan=Sabahlar hayrolsun! Ebeytellânet=Zât-ı Devletinden, lânet ve nefreti mucib haller sâdır olmasın!” demekten ibaretti. (İbn Kuteybe, Maârif, s. 13, 271, Mes’ûdî, İbn Cevzî, 1/122, Halebî, 1/186.
  4. 253. İbn Abdi Rabbih, 2/24, Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/9-10, İbn Cevzî, 1/122, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Halebî, 1/186. Ebu Nuaym, Delâil, 1/96, Beyhakî, Delâil, 2/10, İbn Cevzî, 1/122, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Diyarbekrî, 1/240.
  5. 255. İbn Abdi Rabbih, 2/24, İbn Cevzî, 1/12.
  6. 257. İbn Abdi Rabbih, 2/25, Mes’ûdî, Mürûc, 2/84, Ebu Nuaym, Delâil, 1/96, Beyhakî, Delâil, 2/11, İbn Cevzî, 1/122-123, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Halebî, 1/187. İbn Cevzî, 1/123.
  7. 259. İbn Abdi Rabbih, 2/25, Mes’ûdî, Mürûc, 2/84, Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/10, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Halebî, 1/186. İbn Cevzî, 1/123. Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/10, İbn Cevzî, 1/122-123, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Diyarbekrî 1/240, Halebî, 1/187. Ebu Nuaym, Delâil, 1/97, Beyhakî, Delâil, 2/10, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329. İbn Cevzî, 1/123.
  8. 264. İbn Abdi Rabbih, 2/25, Ebu Nuaym, Delâil, 1/95, Beyhakî, Delâil, 2/10, İbn Cevzî, 1/123, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Diyarbekrî, 2/240, Halebî, 1/186-187. İbn Cevzî, 1/123. Ebu Nuaym, Delâil, 1/95.
  9. 267. İbn Abdi Rabbih, 2/25-26, Ebu Nuaym, Delâil, 1/97, Beyhakî, Delâil, 2/11-12, İbn Cevzî, 1/123, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Suyutî, Hasâis, 1/204, Halebî, 1/187.
  10. 268. İbn Abdi Rabbih, 2/26, Ebu Nuaym, Delâil, 1/97, Beyhakî, Delâil, 2/10-12, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Suyutî, Hasâis, 1/203, Halebî, 1/187.
  11. 269. İbn Abdi Rabbih, 2/26, Ebu Nuaym, Delâil, 1/97, Beyhakî, Delâil, 2/12, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329, Suyutî, Hasâis, 1/203, Diyarbekrî, 1/240, Halebî, 1/186.
  12. 270. İbn Abdi Rabbih, 2/26-27, Ebu Nuaym, Delâil, 1/97, 98, Beyhakî, Delâil, 2/11-13, İbn Cevzî, 1/126-127, İbn Kesîr, Bidâye, 2/329-330, Suyutî, Hasâis, 1/203, Diyarbekrî, 1/240-241, Halebî, 1/187-188. Ebu Nuaym, Delâil, 1/97-98, Beyhakî, Delâil, 2/12-13, İbn Cevzî, 1/127, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, Suyutî, Hasâis, 1/203, Diyarbekrî, 1/241.
  13. 272. İbn Abdi Rabbih, 2/27, Ebu Nuaym, Delâil, 1/98.
  14. 273. İbn Abdi Rabbih, 2/27, Ebu Nuaym, Delâil, 1/98-99, Beyhakî, Delâil, 2/13, İbn Cevzî, 1/128, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, Suyutî, Hasâis, 1/203, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188.
  15. 274. İbn Abdi Rabbih, 2/27-28. Ebu Nuaym, Delâil, 1/98-99, Beyhakî, Delâil, 2/1, İbn Cevzî, 1/128, Suyutî, Hasâis, 1/203-204, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188.
  16. 276. İbn Abdi Rabbih, 2/28. Ebu Nuaym, Delâil, 1/98, Beyhakî, Delâil, 2/13, İbn Cevzî, 1/128, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, Suyutî, Hasâis, 1/204, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188.
  17. 278. İbn Abdi Rabbih, 2/28, Ebu Nuaym, Delâil, 1/98, Beyhakî, Delâil, 2/13, İbn Cevzî, 1/128, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 1, s. 64, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188. Ebu Nuaym, Delâil, 1/98, Beyhakî, Delâil, 2/13, İbn Cevzî, 1/128, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, İbn Haldun Târîh, c. 2, ks, 1, s. 64, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188. Ebu Nuaym, Delâil, 1/98, Beyhakî, Delâil, 2/13, İbn Cevzî, 1/128, İbn Kesîr, Bidâye, 2/330, Diyarbekrî, 1/241, Halebî, 1/188.