İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Abdullah b. Mes’ud’un Kâbe’deAçıktan Kur’ân Okuyuşu ve Dövülüşü

Açıktan Kur’ân Okuyuşu ve Dövülüşü Aleyhisselamdan sonra Kur’ân-ı Kerîm’i yüksek sesle ilk okuyan kişi Abdullah b. Mes’ud idi: Râzî, 20/121, Hâzin, 3/136. Hâzin, 3/136. Râzî, 20/121, Hâzin, 3/136. Zemahşerî, 2/430, …

Açıktan Kur’ân Okuyuşu ve Dövülüşü Aleyhisselamdan sonra Kur’ân-ı Kerîm’i yüksek sesle ilk okuyan kişi Abdullah b. Mes’ud idi: Râzî, 20/121, Hâzin, 3/136. Hâzin, 3/136. Râzî, 20/121, Hâzin, 3/136. Zemahşerî, 2/430, Nesefî, 2/301. Kesîr, Bidâye, 3/28. Tefsîr, 2/588. Zemahşerî, 2/430. Bir gün, Resûlullah Aleyhisselamın ashabı toplanıp: “Kureyşîler şu Kur’ân’ın yüksek sesle okunduğunu hiç dinlemediler. Kur’ân’ı onlara yüksek sesle okuyup dinletecek kim var?” dediler. Abdullah b. Mes’ud: “Ben varım!” dedi. Arkadaşları: “Biz, senin hakkında Kureyşîlerden korkarız!

Biz öyle bir adam istiyoruz ki, kendisinin kavim ve kabilesi bulunsun da Kureyşîler bir şey yapmak istedikleri zaman, onlara karşı onu korusunlar!” dediler. Abdullah b. Mes’ud: “Siz beni bırakın, ben gideyim. Yüce Allah beni korur!” dedi. Ertesi günü, kuşluk vakti, Kâbe’nin Makam’ına kadar ilerledi. Kureyşîlerin toplantı yerinde bulundukları sırada, Makam’da, ayak üzerinde yüksek sesle Besmele çekerek er-Rahmân sûresini okumaya başladı. Kureyş müşrikleri ona yönelip: “Şu Ümmü Abd’in oğlu ne diyor?!” diyerek mırıldandılar ve sonra da: “O herhalde Muhammed’in getirdiği bazı şeyleri okuyor!”

dediler, hemen kalkıp üzerine yürüdüler, yüzüne gözüne vurmaya başladılar. Abdullah b. Mes’ud ise, okumaya devam ederek, Yüce Allah’ın sûreyi O'nun okuyup erişmesini dilediği yere kadar okuyup erişti! Fakat dövülmekten yüzü gözü ezik ve bere içinde olarak arkadaşlarının yanına döndü. Arkadaşları: “Zaten, biz senin bu âkıbete uğrayacağından korkmuştuk!” dediler. Abdullah b. Mes’ud: “Benim nazarımda şu anda onlardan daha hafif, zayıf durumda Allah düşmanları yoktur! İsterseniz ben yarın da gider, onlara bir o kadar daha Kur’ân dinletebilirim!” dedi. Arkadaşları: “Hayır! Onlara hoşlanmadıkları şeyi dinletmiş bulunuyorsun. Sana bu kadarı yeter!”

dediler.768

Kaynaklar

  1. İbn İshak’ın Urve b. Zübeyr’den rivayetine göre; Mekke’de Resûlullah Taberî, Tefsîr, 14/182, Kurtubî, 10/181-182. İbn Kesîr, Tefsîr, 2/587, Ebussuud, 5/143. Râzî, 20/121, İbn Kesîr, Tefsîr, 2/588. İbn Kesîr, Tefsîr, 2/587, Ebussuud, 5/143. İbn Sa’d, 3/232, Ahmed b. Hanbel, 1/404, İbn Mâce, 1/53, Belâzurî, Ensâb, 1/185-186, Hâkîm, 3/284, İbn Abdilberr, 1/179, Muhibbü’t-Taberî, 1/74, İbn Kayyım, 2/49, Zehebî, Târîh, s. 217, İbn İbn Sa’d, 3/249, Belâzurî, Ensâb, 1/159, Ebu Nuaym, Hilye, 1/140, Zehebî, Siyer, 1/294, İbn Kesîr,
  2. 768. İbn İshak, İbn Hişam, 1/336, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 3/385-386, Halebî, 1/476.