İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Abdulmuttalib Dedenin Vefatı

Peygamberimiz Aleyhisselamın dedesi Abdulmuttalib; Fil Vak’asından sekiz yıl sonra ölüm döşeğine düştü,370 ki o zaman kendisi seksen iki yaşında,371 Peygamberimiz Aleyhisselam da sekiz yaşında bulunuyordu.372 …

Peygamberimiz Aleyhisselamın dedesi Abdulmuttalib; Fil Vak’asından sekiz yıl sonra ölüm döşeğine düştü,370 ki o zaman kendisi seksen iki yaşında,371 Peygamberimiz Aleyhisselam da sekiz yaşında bulunuyordu.372 Abdulmuttalib Dede, öleceğini anlayınca, kızlarını başına topladı. Onlara: “Vefatımdan sonra, hakkımda söyleyeceğiniz mersiyeleri, ölmeden bir dinleyeyim bakayım!”

dedi.373 Bunun üzerine, kızları söyledikleri birer şiirle babalarına ağıt yaktılar.374 Yakıp dinlettikleri ağıtlarda onun üstün soylu, güçlü, boylu boslu, açık alınlı, güzel yüzlü, doğru sözlü, iyi huylu, cesaretli, adaletli, cömert, iyiliksever, saygıya ve boyun eğilmeye değer, şerefli, şanlı, her fazilet kendisinde toplanan, boşluğu doldurulamayacak olan, temelli kalmak şeref ve şanla olacak olsa kendisinin dünyada temelli kalabilecek olan bir zât olduğunu dile getirdiler.375 Abdulmuttalib Dede vefat edince, Kureyşliler onun cesedini, hürmeten su ile ve sidr ağacının yaprağı ile yıkadılar ki, o zamana kadar Kureyşlilerden hiçbir kimsenin ölüsü sidrle yıkanmış değildi.

Kendisi; kefen olarak Yemen hullesinden, bin miskal altın değerinde iki kat hulleye sarıldı. Kefenine de, misk sürüldü. Kureyşîler; besledikleri derin sevgi ve saygılarından dolayı, onun cenazesini günlerce eller üzerinde taşıdılar.376 Abdulmuttalib Dede; Hacun kabristanına,377 dedelerinden Kusayy’ın yanına gömüldü.378 Peygamberimiz Aleyhisselam; dedesinin cenazesini, Hacun kabristanına kadar ağlayarak takip etti.379 1/1185 Peygamberimiz Aleyhisselamın dadısı Ümmü Eymen Bereke: “O gün, Resûlullah Aleyhisselamı gördüm. Abdulmuttalib’in tabutunun arkasından ağlıyordu!” demiştir.380 “Abdulmuttalib’in ölümünü hatırlayabiliyor musunuz?”

diye sorulduğu zaman, Peygamberimiz Aleyhisselam da: “Evet! O zaman ben sekiz yaşlarında idim!” buyurmuştur.381 Abdulmuttalib Dedenin arkasından ağlandığı kadar, hiç kimseye ağlanmamıştır: Mekke çarşısı onun ölümünden dolayı günlerce açılmamış, kapalı tutulmuştur.382 Kureyşîler; Ka’b b.

Lüeyy’e tâzimlerinden dolayı, onun ölüm tarihini, Fil yılına kadar tarih başlangıcı edinmişlerdi.383 Sonra da, Abdulmuttalib’in ölümünü tarih edindiler.384 Kureyşîler, Abdulmuttalib’e “ikinci İbrahim” derlerdi.385 Kendisi ahirete, ahiret ceza ve mükâfatına inanır; “Vallahi, şu dünyanın arkasında bir dünya daha vardır ki, iyilik edenler orada iyiliklerinin mükâfatını görecekler, kötülük edenler de orada kötülüklerinin cezasını çekeceklerdir!” derdi.386 Beytullah’ı çok çok tavaf eder,387 Haram olan ayların dokunulmazlığını son derecede gözetir, hac mevsiminde hacılara mallarının en iyisinden infakta bulunurdu.

Konukları ağırlardı.388 Dağ başlarında da, vahşi hayvanların, kurtların, kuşların karınlarını doyururdu.389 Kaybolan Zemzem kuyusunu ortaya çıkardıktan sonra, kuyunun başına yaptığı havuza Zemzem doldurup, Mekke halkına ve hacılara Zemzem suyu içirirdi.390 Şehristânî, 2/240.

Kaynaklar

  1. 370. İbn İshak, İbn Hişam, 1/178, Taberî, Târîh, 2/194, Beyhakî, Delâil, 2/22, İbn Esîr, Kâmil, 2/37. İbn Sa’d, 1/119, Belâzurî, Ensâb, 1/84.
  2. 372. İbn İshak, İbn Hişam, 1/178, İbn Sa’d, 1/119, Belâzurî, Ensâb, 1/84, Yakubî, 2/13, Ebu Nuaym, Delâil, 1/166, Beyhakî, Delâil, 2/22, Zehebî, Târîh, s. 54.
  3. 373. İbn İshak, İbn Hişam, 1/178-179, İbn Sa’d, 1/118, İbn Cevzî, 1/129, İbn Kesîr, Bidâye, 2/282, Halebî, İbn Sa’d, 1/118.
  4. 375. İbn İshak, İbn Hişam, 1/179-183, Belâzurî, Ensâb, 1/85-86. Yakubî, 2/13. İbn Sa’d, 1/119, Belâzurî, Ensâb, 1/84, İbn Asâkir, 1/285, İbn Cevzî, 1/129, Zehebî, Târîh, s. 54. Halebî, 1/184. Ezrakî, 1/315, İbn Cevzî, 1/130, Zehebî, Târîh, s. 54. İbn Sa’d, 1/119, Belâzurî, Ensâb, 1/84, İbn Cevzî, 1/129, Diyarbekrî, 1/253, Halebî, 1/184. İbn Sa’d, 1/119, Ebu Nuaym, Delâil, 1/166, İbn Cevzî, 1/129, Diyarbekrî, 1/253, Halebî, 1/184. Halebî, 1/186. Belâzurî, Ensâb, 1/41, Diyarbekrî, 1/153. Belâzurî, Ensâb, 1/41. Yakubî, 2/11. Belâzurî, Ensâb, 1/84. Yakubî, 2/s. 10-11 İbn Sa’d, 1/92, Yakubî, 2/10.
  5. 390. İbn İshak, İbn Hişam, 1/155.