İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Amr b. Abese’nin Müslüman Oluşu

Amr b. Abese der ki: “Ben, Cahiliye devrinde kavmimin putlarına tapmaktan yüz çevirmiştim. Tapılan putların boş olduğunu317 görüyor;318 insanların putlara taptıkları için, dalâletten başka bir şey üzerinde …

Amr b. Abese der ki: “Ben, Cahiliye devrinde kavmimin putlarına tapmaktan yüz çevirmiştim.

Tapılan putların boş olduğunu317 görüyor;318 insanların putlara taptıkları için, dalâletten başka bir şey üzerinde bulunmadıklarını anlıyordum.319 Onlar birtakım taşlara tapıyorlardı ki, taş insana ne zarar, ne de yarar verebilirdi.320 Putlara tapmanın boşluğu, içime doğmuştu.321 Teymâ halkından,322 Kitab Ehli olan bir zâta rastladım.323 Ona: ‘Ben; bir yere konup da yanlarında put bulunmayınca, içlerinden birisi giderek dört taş getiren, onlardan üçü ile tenceresine ocak çatan ve yakışıklı olan dördüncüsüne tapan, oradan göç edileceği zaman da onu orada bırakan, her konduğu yerde bulduğu daha yakışıklısına tapan kabile halkından bir kimseyim!

İnsana ne yarar, ne de zarar veremeyen bir şeyi put edinmenin bâtıl ve boş olduğunu sanıyorum. Sen, beni bundan daha hayırlısına kılavuzlasana!’ dedim.324 O da: ‘Mekke’den bir zât zuhur edecek, kavminin tapageldikleri putlardan yüz çevirip, halkı onlardan başkasına davet edecektir. İslâmiyet'in Mekke'de Gizlice Yayılışı 253 Sen onu gördüğün, duyduğun zaman, Ona hemen tâbi ol! Çünkü, O, dinin üstününü getirecektir!’ dedi. Artık, o günden beri, Mekke’den her gelenin yanına varıp ‘Mekke’de olan biten bir şey var mı?’ diye sorardım. ‘Bir şey yok!’ denilince,325 ev halkımın yanına dönerdim. Ev halkım yola uzak değil, yakındı.

Mekke’den, deve üzerinde gelen kimselerin önlerine gerilip: ‘Mekke’de, hadiselerden bir hadise var mı?’ diye sordukça: ‘Yok!’ derlerdi. Ben, yine bir gün yola oturmuştum. Deve üzerinde bir kimse çıkageldi. Ona: ‘Nereden geliyorsun?’ diye sordum. ‘Mekke’den geliyorum’ dedi. Ona: ‘Orada yeni bir haber var mı?’ diye sordum. ‘Evet, var!326 Mekke’de bir zât zuhur etti. Kavminin putlarından yüz çevirip, halkı onlardan başkasına iman ve ibadete davet ediyor!’ dedi. Hemen ev halk ımın yan ına döndüm.327 Devemin üzerine atlay ıp Mekke’ye geldim.328 Mekke’de, her zaman gelişimde indiğim yere indim. Onun nerede olduğunu sordum.329 Bir de ne göreyim?

Resûlullah Aleyhisselam gizlenmiş! Kavmi ise, ona karşı çok cür’etli ve şiddetli davranmaktalar.330 Bana: ‘Geceleyin, tavaf ettiği sıradan başka bir zamanda, Onunla görüşmeye kadir olamazsın!’ denildi. Bunun üzerine, Kâbe’nin önünde yatıp uyudum. Kendisini, ancak tehlil sesiyle tanıyabildim. Hemen yanına vardım, kendisine selam verdim.331 3/1194. ‘Sen, nesin?’ dedim. ‘Ben, peygamberim’ buyurdu. ‘Peygamber, ne demek?’ dedim. ‘Resûlullah demektir’ buyurdu. ‘Seni kim gönderdi?’ diye sordum. ‘Yüce Allah gönderdi’ buyurdu. ‘Seni ne ile gönderdi?’ diye sordum.

‘Bir olan Allah’a eş, ortak koşmaksızın ibadet etmek, Putları kırıp atmak, Akrabaya yardım etmek,332 Kan dökmemek, Yol güvenliğini sağlamak.. vazifesiyle gönderdi’ buyurdu. ‘Sen ne güzel şeylerle gönderilmişsin! Ben sana iman ve senin getirdiklerini tasdik ediyorum!333 Uzat elini, bey’at edeyim sana!’ dedim. Elini uzattı. Kendisine, İslâmiyet üzerine bey’at ettim.334 ‘Senin yanında, bu hususta sana yardımcı kimler var?’ diye sordum. ‘Bir hür ile bir köle’ buyurdu.335 O sırada, yanında, Ebu Bekir b. Ebi Kuhâfe ile Ebu Bekir’in azadlı kölesi Bilal bulunuyordu.336 ‘Sana ben de tâbi oluyorum!’ dedim.337 ‘Yanında kalayım mı?

Yoksa, ev halkımın yanına döneyim mi? Ne buyurursun?’ diye sordum.338 ‘Sen, şu gününde bunu yapamazs ın.339 Benim yan ımda kalamazsın!340 Hacer, İsâbe, 3/6.

Kaynaklar

  1. İbn Sa’d, 4/10, Belâzurî, Ensâb, 1/477, Hâkîm, 3/323, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 6/106. İbn Sa’d, 4/217, Ahmed b. Hanbel, 4/111, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1192. Ahmed b. Hanbel, 4/112, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1192. Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, İbn Esîr, Câmiu’l-usûl, 10/76, İbn Hacer, İsâbe, 3/6. Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1193. İbn Abdilberr, 3/1192, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/251. İbn Sa’d, 4/217. İbn Sa’d, 4/217, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1193. İbn Sa’d, 4/217. İbn Sa’d, 4/217-218, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1193. Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1193-1194. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/112, İbn Abdilberr, 3/1192-1194. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/111, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257, İbn Abdilberr, 3/1194. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/112, Ebu Nuaym, Delâil, 1/257-258, İbn Abdilberr, 3/1194. Ahmed b. Hanbel, 4/111, Ebu Nuaym, Delâil, 1/258, İbn Abdilberr, 3/1194. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, Ebu Nuaym, Delâil, 1/258, İbn Abdilberr, 3/1194, Hâkim, 3/617, Beyhakî, Delâil, 2/168, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/251-252, İbn Hacer, İsâbe, 3/6. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/111, Ebu Nuaym, Delâil, 1/258, İbn Abdilberr, 3/1194. İbn Abdilberr, 3/1193, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/252. Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, Hâkîm, 3/617, İbn Esîr, Câmiu’l-usûl, 10/76, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 4/252. Ahmed b. Hanbel, 4/112. Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, İbn Esîr, Câmiu’l-usûl, 10/77. İbn Sa’d, 4/218, Ahmed b. Hanbel, 4/111, Ebu Nuaym, Delâil, 1/258, İbn Abdilberr, 3/1194, İbn Ahmed b. Hanbel, 4/112, Müslim, 1/569, İbn Esîr, Câmiu’l-usûl, 10/77. İbn Sa’d, 4/218.