İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Ay’ın İkiye Ayrılması Mucizesi

İnşıkak-ı Kamer (Ay'ın ikiye ayrılması) mucizesinin Medine’ye hicretten beş yıl önce,191 nübüvvetin dokuzuncu yılında,192 Kureyş müşriklerinin istekleri üzerine -Yüce Allah’ın izniyle- Peygamberimiz Aleyhisselam …

İnşıkak-ı Kamer (Ay'ın ikiye ayrılması) mucizesinin Medine’ye hicretten beş yıl önce,191 nübüvvetin dokuzuncu yılında,192 Kureyş müşriklerinin istekleri üzerine -Yüce Allah’ın izniyle- Peygamberimiz Aleyhisselam tarafından gösterildiği: Enes b. Malik,193 Hz. Ali, Huzeyfe b. Yeman,194 Abdullah b. Mes’ud,195 Abdullah b. Abbas,196 Kesîr, Bidâye, 3/118. Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/115, İbn Kesîr, Bidâye, 3/118-119, Diyarbekrî, 1/298, Zürkânî, 5/108. Mekke Ambargo Uyguluyor 449 Abdullah b. Ömer,197 Abdullah b. Amr b. Âs,198 Cübeyr b. Mut’im199 ve daha başka sahabiler tarafından bildirilmiştir.200 Abdullah b.

Mes’ud der ki: “Resûlullah Aleyhisselamın zamanında, Ay iki parçaya ayrılınca, Resûlullah Aleyhisselam: ‘Şahit olunuz!’ buyurdu.”201 “Bir kere, biz, Resûlullah Aleyhisselamla birlikte Mina’da bulunuyorduk. Ay iki parçaya ayrıldı! Ayın bir parçası dağın gerisinde, bir parçası da berisinde oldu! Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselam, bize: ‘Şahit olunuz!’ buyurdu.”202 “Resûlullah Aleyhisselamın zamanında, Ay iki parçaya ayrıldı da, parçanın birisini dağ örttü,203 diğer parça dağın üzerinde oldu! Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselam: ‘Ey Allah! Şahit ol!’ dedi.”204 Cübeyr b.

Mut’im de: “Resûlullah Aleyhisselamın zamanında, Ay, şu dağın üzerinde olmak üzere iki parçaya ayrıldı!” demiştir.205 Abdullah b. Mes’ud ile Enes b. Malik’in diğer rivayetlerinde de: “Ay iki parçaya ayrıldığı zaman, dağın, Hira dağının, Ay'ın iki parçası arasında göründüğü” açıklanmıştır.206 Hadisenin ayrıntılarına gelince: Kureyş müşriklerinden, 1. Velid b. Mugîre, 2. Ebu Cehil Amr b. Hişam, 3. Âs b. Vâil, 4. Âs b. Hişam, 5. Esved b. Abdi Yağus, 6. Esved b. Muttalib, 7. Zem’a b. Esved, 8. Nadr b.

Hâris; ve daha başkaları,207 Peygamberimiz Aleyhisselama: “Eğer sen gerçekten peygambersen, bize Kameri (Ay'ı), yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere ikiye ayır!” dediler. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Eğer bunu yaparsam iman eder misiniz?” diye sordu. Müşrikler: “Evet! İman ederiz” dediler. Ay'ın bedir, yani dolunay olduğu, iyice göründüğü gece, Peygamberimiz Aleyhisselam, müşriklerin istedikleri şeyi kendisine vermesini, Yüce Allah’tan diledi.208 Cebrail Aleyhisselam inip: “Yâ Muhammed! Mekkelilere: ‘Bu gece mucizeyi seyredin; yararlanabilirseniz!’ de” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam, Cebrail Aleyhisselamın söylediğini, onlara haber verdi. Müşrikler Ay'ın on dördüncü gecesinde, Ay'ın ikiye ayrıldığını gördüler!209 Yüce Allah Ay'ın yarısını Ebu Kubeys dağı, yarısını da Kuaykıan dağı arasında doğdurunca, Peygamberimiz Aleyhisselam: “Ey Ebu Seleme b. Abdulesed! Erkam b. Ebi’l-Erkam! Şahit olunuz!” diyerek Müslümanlara;210 “Ey filan! Ey filan! Şahit olunuz!” diye de, müşriklere seslendi.211 Fakat müşrikler; “Bu, Ebu Kebşe’nin oğlunun bir sihridir!”212 Kurtubî, 17/127. Mekke Ambargo Uyguluyor 451 “Ebu Kebşe’nin oğlu sizi sihirledi!”213 “Muhammed bizi sihirledi!”

dediler.214 Bazısı da: “Muhammed bizi sihirlediyse215 bütün insanları da sihirlemez ya!” dedi.216 “O Ay'ı sihirledi, nihayet Ay yarıldı!” dediler.217 Kimisi de: “Muhammed Ay'ı sihirledi ise sihrini bütün yeryüzünü sihirlemeye de yetiştiremez ya!”218 “Başka beldeler halkından, yanınıza gelecek olanlara sorun bakalım: Bunu onlar da görmüşler mi?”219 “Siz gelecek olan yolcularınızı da gözleyin!220 Onlara da sorun bakalım!221 Eğer onlar sizin gördüğünüz şeyin tıpkısını gördüklerini size haber verirlerse,222 gördüğünüz doğru demektir.223 Şayet sizin gördüğünüz gibi birşey görmemişlerse, O sizi bir sihirle sihirlemiştir!”

dediler.224 “Bu bir sihirdir! Çevre ülkeler halkına adam salın! Bakalım, onlar da Ay'ı böyle yarılmış görmüşler mi? Yoksa görmemişler mi?” dedi.225 1/273, Kurtubî, 17/127, Zehebî, Târîh, s. 210, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, 1/299, Zürkânî, 5/109. Sordular.226 Her taraftan227 gelenler:228 “Evet!229 Onu biz de öyle gördük!230 Ay'ı ikiye yarılmış gördük!”

dediler.231 Ay'ın ikiye ayrılmış olduğunu haber verdiler,232 doğruladılar.233 Her taraftan gelenlerden, Ay'ın ikiye ayrıldığını görüp de haber vermeyen bir kimse kalmadı.234 Fakat müşrikler iman etmekten, Müslüman olmaktan yüz çevirip: “Bu, müstemir (olagelen) bir sihirdir!” dediler.235 Yüce Allah, Kamer sûresinde bu mucizeye şöyle temas buyurur: “Saat yaklaştı. Ay (ikiye) yarıldı (ayrıldı). Onlar (ne zaman) bir âyet, bir mucize görseler, yüz çevirirler ve: ‘Müstemir (olagelen) bir sihir!’ derler. (Ay'ın ikiye ayrılması mucizesini görünce de) hevalarına uydular: ‘Yalan!’ dediler (Peygamberi yalanladılar). Oysa ki her iş bir gayeye bağlıdır.

Andolsun ki; onlara (kendilerini küfür ve inattan) vazgeçirecek öyle önemli haberler gelmiştir ki her biri, gayesine ermiş bir hikmet ve ibrettir. Fakat, onları tehdit eden bütün o hadiseler kendilerine fayda vermiyor! O halde sen de onlardan yüz çevir! O Çağırıcının benzeri görülmedik korkunç şeye (Kıyamete) çağıracağı gün, onlar gözleri zelil ve hakîr (korkudan, dehşetten donmuş) olarak dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkacak, o Çağırıcıya doğru koşacaklar. Kâfir olanlar: ‘Bu,’ diyecekler, ‘pek çetin bir gün!’”236 Kadı Iyaz, 1/235. Kamer: 1-8.

Kaynaklar

  1. Belâzurî, Ensâb, 1/155.
  2. 189. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103.
  3. 190. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/236. Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/298, Zürkânî, 5/108. Diyarbekrî, 1/298. Buhârî, Sahîh, 4/186, Müslim, 4/2159, Tirmizî, Sünen, 5/397, Taberî, Tefsîr, 27/84-85, Hâkim, 2/472, Beyhakî, Delâil, 2/262, 265, Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/114, Zehebî, Târîh, s. 209, İbn Ahmed b. Hanbel, 1/377, 413, Buhârî, Sahîh, 4/186, Müslim, 4/2158, Tirmizî, Sünen, 5/397-398, Taberî, Tefsîr, 27/85, Hâkîm, 2/471, Ebu Nuaym, Delâil, 1/279, 281, Beyhakî, Delâil, 2/264-265, Kadı Iyaz, 1/234, İbn Seyyid, 1/114, Zehebî, Târîh, s. 209-211, İbn Kesîr, Bidâye, 3/118. Buhârî, Sahîh, 4/186, Müslim, 4/2159, Taberî, Tefsîr, 27/86, Hâkîm, 2/472, Ebu Nuaym, Delâil, 1/279- 280, Beyhakî, Delâil, 2/267, İbn Seyyid, 1/114, Zehebî, Târîh, s. 211, İbn Kesîr, Bidâye, 3/118. Müslim, 4/2159, Tirmizî, Sünen, 5/398, Taberî, Tefsîr, 27/85, Ebu Nuaym, Delâil, 1/279, Beyhakî, Delâil, 2/267, Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/114. Hâkîm, 2/472, İbn Kesîr, 3/118. Ahmet b. Hanbel, 4/81-82, Tirmizî, Sünen, 5/398, Taberî, Tefsîr, 27/86, Hâkîm, 2/472, Beyhakî, Delâil, 2/268, Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/114, Zehebî, Târîh, s. 211, İbn Kesîr, 3/119. Kadı Iyaz, 1/235, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/298, Zürkânî, 5/108. Ahmed b. Hanbel, 1/377, Buhârî, Sahîh, 4/186, Müslim, 4/2158, Tirmizî, Sünen, 5/398. Buhârî, Sahîh, 6/52, Müslim, 4/2158, Tirmizî, Sünen, 5/398, Taberî, Tefsîr, 27/85. Dağın arkasında kaldı (Ahmed b. Hanbel, 1/447, Taberî, Tefsîr, 27/87). Ahmed b. Hanbel, 1/447, Buhârî, Sahîh, 6/52, Müslim, 4/2159. Ahmed b. Hanbel, 4/81-82, Tirmizî, Sünen, 5/398. Ahmed b. Hanbel, 1/413, Buhârî, Sahîh, 4/243, Taberî, Tefsîr, 27/85. Ebu Nuaym, Delâil, 1/280, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 6/133, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/110. Ebu Nuaym, Delâil, 1/280, İbn Cevzî, 1/272-273, Kurtubî, 17/127, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119-120, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 6/133, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/110. Taberî, Tefsîr, 27/85, İbn Kesîr, Bidâye, 3/120, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 6/133. Ebu Nuaym, Delâil, 1/280-281, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119-120, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 6/133. Taberî, Tefsîr, 27/85, Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/266, Vâhidî, s. 268, İbn Cevzî, Ebu Cehil de: Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109. Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/266, Vâhidî, s. 268, Kadı Iyaz, 1/234, Kurtubî, 17/127, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121. Ahmed b. Hanbel, 4/82, Tirmizî, Sünen, 5/398, İbn Seyyid, 1/114, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109. Ahmed b. Hanbel, 4/82, Tirmizî, Sünen, 5/398, Beyhakî, Delâil, 2/266, İbn Seyyid, 1/114-115, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109. Ahmed b. Hanbel, 4/82, Tirmizî, 5/398, Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/266, İbn Seyyid, 1/114-115, Zehebî, Târîh, s. 211, İbn Kesîr, Bidâye, 3/119-121, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109. Taberî, Tefsîr, 27/87, İbn Kesîr, Bidâye, 3/122. Kadı Iyaz, 1/234, 235, İbn Seyyid, 1/114-115, Zürkânî, 5/109. Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/114. Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/266, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/466, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109. Taberî, Tefsîr, 27/85, Kadı Iyaz, 1/235, Kurtubî, 17/127, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, Ebu Nuaym, Delâil, 1/281. Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/266, Ebu’l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, 1/273, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Zürkânî, 5/109. Beyhakî, Delâil, 2/267, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121. Kadı Iyaz, 1/235, İbn Seyyid, 1/114. Taberî, Tefsîr, 27/85, Beyhakî, Delâil, 2/267, Kadı Iyaz, 1/235, Kurtubî, 17/127. Beyhakî, Delâil, 2/267, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109-110. Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/267, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/109-110. Taberî, Tefsîr, 27/85, İbn Cevzî, 1/273, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/110. Taberî, Tefsîr, 27/85, Ebu Nuaym, Delâil, 1/281, Beyhakî, Delâil, 2/267, Vâhidî, s. 268, İbn Kesîr, Bidâye, 3/121, Kastallânî, Mevâhib, 1/467, Diyarbekrî, 1/299, Zürkânî, 5/110.
  4. 231. İbn Cevzî, Vefâ 1/275, Kurtubî, 17/133. Zehebî, Târîh, s. 211. Ebu Nuaym, Delâil, 1/281. Tirmizî, Sünen, 5/397, Taberî, Tefsîr, 27/87, Kurtubî, 17/127.