Ezd-i Şenue kabilesine mensup bir Âif vardı.432 Iyafet; kuşları “Kışt!” diye azarlayarak kişileyip, onların isimlerinden, seslerinden, iniş ve geçişlerinden uğurluluk veya uğursuzluk çıkarmaya çalışmak demektir ki bu, Arapların çoğu zaman yapageldikleri âdetlerindendi.433 Âif de, kıyafet, alâmet ve izlerden anlayan, gelecek hakkında kehânette bulunan, kuşun uçması gibi şeylerden hüküm çıkaran falcı demektir.434 Ezd-i Şenue’li Âif Mekke’ye geldiği zaman, Kureyşîler oğullarını ona götürür, fallarına baktırırlardı. Aleyhisselamı, falına baktırmak için, başkalarıyla birlikte, ona götürmüştü.
Falcı; Peygamberimiz Aleyhisselama şöyle bir baktıktan sonra, bir şeyle biraz meşgul olup işini bitirir bitirmez: “Yanıma getirsenize o çocuğu!” dedi durdu. Âif'in “Yazıklar olsun size! Demin görmüş olduğum çocuğu yanıma getirsenize! Vallahi, ileride onun şanı büyük olacaktır!” deyip durduğu sırada, Ebu Talib, Peygamberimiz Aleyhisselamla birlikte, oradan yavaşça, sezdirmeden ayrılıp evine gitti.435 Peygamberimiz Aleyhisselamın
Kaynaklar
- Ebu Talib de, o zaman çocukluk çağında bulunan Peygamberimiz Ebu Talib, onun böyle Peygamberimiz Aleyhisselamın üzerine düştüğünü görünce, onu göstermedi.

