Garanik hadisesi konusunda, herşeyden önce, bilmek gerekir ki: Peygamberimiz Aleyhisselam Kureyş müşriklerinin evvel ve âhir yaptıkları anlaşma tekliflerini, Yüce Allah’ın kendisine indirdiği şu âyetlerle reddetmiş bulunuyordu: “De ki: ‘Gökleri ve yeri, yoktan var eden -ki, O yedirir, besler; Kendisi ise yedirilmez, beslenmez- böyle şeyden münezzehtir. Ben Allah’tan başkasını mı tanrı edinecekmişim?!’ De ki: ‘Bana, hakikaten, Müslüman olanların birincisi olmaklığım emredildi. ‘Sakın Allah’a eş tutanlardan olma!’ denildi.’”70 “De ki: ‘Siz ey câhiller! Bana, Allah’tan başkasına mı tapmamı emrediyorsunuz?’ Tahâvî, s. 29. Tahâvî, s.
29, Kâsânî, 1/193, Suyutî, İtkân, 1/110. En’am: 14. Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de, şu vahyolunmuştur: ‘Eğer Allah’a şerik tanırsan, (bütün) amel(ler)in boşa gider ve muhakkak hüsrana düşenlerden olursun!’ Hayır! Onun için sen ancak Allah’a kulluk et! Şükredenlerden ol!”71 “De ki: ‘Ey kâfirler! Ben, sizin tapmakta olduklarınıza tapmam! Benim (Kendisine) ibadete devam edeceğime de siz ibadet ediciler değilsiniz. Ben, (zaten) sizin taptıklarınıza (hiçbir zaman) tapmış değilim. Siz de, benim ibadet etmekte olduğuma ibadet edecek değilsiniz!
Sizin dininiz size, benim dinim de bana!’”72 Kur’ân-ı Kerîm’deki bu kadar açık ve kesin beyanlara rağmen, Garanik hadisesini Peygamberimiz Aleyhisselamın güya müşrikleri yumuşatmak, aradaki düşmanlığı kaldırmak için duyduğu samimi bir temayülün neticesi imiş gibi kabul etmek; ve hatta müşriklerin uydurup tavaf sırasında okuyageldikleri sözlerin73 de, şeytan tarafından Peygamberimiz Aleyhisselamın diline getirilmiş ve Kur’ân-ı Kerîm âyetleri arasında yanlışlıkla okunmuş olduğunu sanmak ne kadar yanlışsa, o sözlerin Necm sûresinin 21-30. âyetleri ile ortadan kaldırılmış ve düzeltilmiş olduğunu sanmak da o kadar yanlıştır.
Kur’ân-ı Kerîm hakkındaki ilâhî te’minatla da bağdaşır değildir.74 Kadı Iyaz, Râzî, Kurtubî ve Bedrüddin Aynî… gibi birçok büyük ilim adamları, Garanik hadisesinin dayanağı olmak üzere ileri sürülen rivayetleri ilim süzgecinden geçirerek, hiçbirinin sabit ve delil edinilmeye elverişli olmadıklarını isbatlamışlardır.75 Râzî, Beyhakî’nin de bu hadisenin nakil cihetinden sabit bulunmadığını ve ravileri arasında ta’n olunanlar bulunduğunu bildirdiğini açıklamıştır. Ayrıca Muhammed b. İshak b.
Huzeyme’ye (223-311 Hicrî) Garanik hadisesi sorulunca, onun, bunun zındıkların uydurması olduğunu söylediğinin ve kendisinin bu hususta bir de kitap yazdığının rivayet edildiğini bildirir.76 Zümer: 64-66. Kâfirûn: 1-6. Fussilet: 42, Hicr: 9, Hâkka, 43-46. Kadı Iyaz, 2/130-157, Râzî, 23/50-54, Kurtubî, 12/82-84, Aynî, 7/90-101, Kastallânî, Mevâhib, 1/68- 71, Halebî, 2/8-9, Zürkânî, 1/280-286. Râzî, 23/50-54.
Kaynaklar
- Ebu’l-Münzir, s. 19.

