İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Hicret Edeceği Sırada Leylâ Hatun’a Hz. Ömer’in Rastlayışı

Leylâ Hatun der ki: “Habeş ülkesine doğru gitmeye hazırlandığımız sırada, (kocam) Âmir, bazı ihtiyaçlarımızı sağlamak üzere yanımdan ayrılıp (çarşıya) gitmişti. Ömer b. Hattab, beni görünce gelip başucuma dikildi. …

Leylâ Hatun der ki: “Habeş ülkesine doğru gitmeye hazırlandığımız sırada, (kocam) Âmir, bazı ihtiyaçlarımızı sağlamak üzere yanımdan ayrılıp (çarşıya) gitmişti. Ömer b. Hattab, beni görünce gelip başucuma dikildi. Kendisi o zaman müşrikti, daha Müslüman olmamıştı. Bize karşı çok sert ve katı davranırdı. Kendisinden hep eza ve cefa çeker dururduk. Bana: ‘Ey Ümmü Abdullah [Ey Abdullah’ın annesi]! Demek buradan gidiş var ha?’ dedi. Ben de: ‘Evet! Vallahi, artık Allah’ın yerlerinden bir yere çıkıp gideceğiz. Siz bizi işkencelere uğrattınız ve ezdiniz! Allah bize bir kurtuluş ve çıkış yolu açıncaya kadar oralarda kalacağız’ dedim.

Bana: ‘Allah size yoldaş olsun!’ dedi. Kendisinden o güne kadar hiç görmediğim bir yumuşaklık ve yufka yüreklilik gördüm. Sonra dönüp gitti. Sanırım ki, bizim gidişimiz ona üzüntü vermişti. O sırada Âmir işini bitirip yanıma gelince, kendisine: ‘Ey Abdullah’ın babası! Biraz önce Ömer’in bize karşı gösterdiği yumuşaklığı ve yufka yürekliliği, gideceğimize duyduğu üzüntüyü bir görmeliydin!’ dedim. Âmir: ‘Sen onun Müslüman olacağını mı umuyorsun?!’ dedi. Ben: ‘Evet! Umuyorum’ deyince, Âmir: ‘Şunu iyi bil ki; sen Hattab’ın eşeğinin Müslüman olduğunu görünceye kadar, o kişi Müslüman olmaz!’ dedi.

Ömer’den o zamana kadar görülegelen sertlik ve Müslümanlığa karşı kaskatı yüreklilik, kendisinden böylece ümit kestirmişti.”168

Kaynaklar

  1. 168. İbn İshak, İbn Hişam, 1/367, Beyhakî, Delâil, 2/221-222, İbn Esîr, Kâmil, 2/84, Zehebî, Târîh, s. 181, İbn Kesîr, Bidâye, 3/79, Heysemî, 6/23-24, Halebî, 2/4-5.