PEYGAMBERİMİZ (A.S.)IN KUBA GÜNLERİ
Hz. Ali'nin Kuba'ya Gelişi
Kureyş müşriklerini n-saklamak üzere-kendisine bırakmış oldukları emanetleri sahiplerine iade edinceye kadar Mekke’de kalmasını, Hz. Ali’ye emretmişti. O da, bu iş için Mekke’de üç gün üç gece oturdu.[71] Mekke vadisinde dikilerek: “Resûlullah’ın yanında kimin bir emaneti varsa gelsin, ona emanetini teslim edeceğim!” diye seslendikten ve emanetleri sahiplerine dağıttıktan sonra.[72] Medine yolunu tuttu.[73] Geceleri yürüdü, gündüzleri gizlendi.[74] Rebiülevvel’in ortalarına doğru Küba’ya geldi.[75] Küba’ya geldiği zaman, ayaklarının altı kabarmış, şişmiş, yarılmıştı; kanıyordu. Peygamberimiz (a.s.) Hz. Ali’nin geldiğini işitince: “Ali’yi bana çağırınız!” buyurdu. “Yâ Rasûlallah! Yürümeye takati yok!” dediler. Peygamberimiz (a.s.) hemen kalkıp onun yanına vardı. Halini görünce rahmet ve şefkatinden ağladı, kucakladı. Ayaklarının altını eliyle sığadı, iyileşmesi için Allah’a dua etti. Böylece, Hz. Ali’nin hiçbir ıztırabı kalmadı.[76]

